Gülşah SERT

Gülşah SERT

Yeşil altın Antep fıstığı


Malumunuz üzere Antep fıstığı Gaziantep’in tescilli ürünü.
Ancak yıllarca tescili için Siirt ile uğruna çetin bir savaş verilen Antep fıstığının çektiği çileyi eminim ki başka hiçbir ürün çekmemiştir.
Tarımsal ürün destekleme programı kapsamında olmaması nedeniyle yıllardır üreticilerine derin ıstıraplar yaşatan, 

Zaten bir yıl ‘var’ bir ‘yok’ yılı olması nedeniyle de talebe yetişemeyen Antep fıstığı, dünya pazarındaki yerini kaybetme tehlikesiyle de karşı karşıya.
Üstelik tek sorun bu da değil. Çeşitli sorunlara bağlı olarak üretimde ve rekoltelerde yaşanan sıkıntılar beraberinde fiyat artışlarını da tetikledi.
Baklavacılar isyanlarda,

Mamullerinde fıstık kullanan diğer üreticiler isyanlarda.
Dolayısıyla vatandaş isyanlarda.

Önümüzdeki ay Türkiye'de ilk kez Gaziantep’te bir çalıştay düzenlenerek, ‘Yeşil Altın Antep Fıstığı Zirvesi’ adı altında Antep fıstığının küresel bir marka olması amacıyla bir yol haritası oluşturulacakmış.

Antep fıstığının küresel olması yönündeki çabaları takdirle karşılıyorum. Tanıtım boyutu çok çok önemli ancak en büyük çabanın fıstığın varlığını sürdürebilmesi ve üretiminin arttırılması için gösterilmesi gerekmez mi?

Anavatanında fıstık fiyatları cep yakarken, talebe yetişilemezken, üretimi arttıracak yeni politikalar geliştiremezken nasıl ‘küresel bir marka’ olunacağını doğrusu çok merak ediyorum.
Gaziantep Üniversitesi Gıda Mühendisliği Dekanı Prof. Dr. Mustafa Bayram yıllardır bu konuya dikkat çekmek için didinip durur. Şimdilerde de eminim ki fıstığın geleceğine dair çıkan haberleri gördükçe “Ben demiştim” diyerek hayıflanıyordur.

 

Bakınız Mustafa hoca Antep fıstığının karşı karşıya kaldığı tehlikeyle ilgili zamanı zamanında neler söylemiş:
 

 

“Türkiye’de fıstığa ciddi bir talep var ancak bu talebi karşılayacak ürün yok. Fıstıktan alınan verim, fıstık ağaçları, bahçeler dolayısıyla üretim de artmalı. Bu da sulu tarıma geçilmesi ile mümkün. Fıstıktan elde ettiğiniz verimin artması için bir ağaçtan elde edilen verimin artırılması şart. Fıstıkta bir yıl verim alınıyor bir yıl alınmıyor. Böyle olunca da bir yıl çok pahalı oluyor bir yıl karaborsaya düşüyor. Bunun dengelenmesi ve her ağaçtan her yıl verim alınması gerekiyor. Şu an en büyük fıstık üreticisi olan İran ve Amerika’da her yıl fıstıktan verim alırlar. Bizde alınmaz. Çünkü bizde en verimsiz yere dikilir fıstık ağaçları. Arazi bir işe yarasın diye en kötü araziye dikilir. Sulaması yapılmaz. Teknik olarak gerekli işlemler yapılmadığı için de dalgalı sezonlar yaşanır. Artık bunlar bilinen teknikler. Ama önlem alınmıyor. Üstelik yerli üreticinin desteklenmesi için Antep fıstığının destek kapsamına alınmasında yarar var. Artık ürünümüz globalleşti ve bizim kontrolümüzde değil,  müşteri bunu her yerde kullanıyor. Kullandığı için de müşterinin bunu sorma hakkı var. Eğer siz bunu stabil halde tutamazsanız Türkiye’de olmaz ama yurtdışındaki firma gidip malı İran’dan Amerika’dan almaya başlıyor. Biz kendi ayağımıza baltayı vuruyoruz”.

 

Doğru söze ne hacet

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz