Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

YENİ REKTÖR

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Arif Özaydın… Göreve atandığı günden beri tanıyorum. İsmini ilk kez, çoğunuz gibi ben de “Rektör atandığı gün” duydum doğrusunu söylemek gerekirse… Haliyle, basınla yapacağı ilk buluşmaya katılmayı tercih ettim. Bu şehrin en büyük üniversitesinin, ilk mesajı önemliydi benim için…

Farklı bir üslubu var… İktisatçı olduğunun altını çizerken, “hesabı-kitabı iyi bilirim” dedi. Bugüne kadar tıpçıların ağırlıklı yönettiği Üniversitede, bir iktisatçının çok daha iyi icraatlar yapabileceğini anlatmaya çalıştı. Bunu söylerken de “Tıp bölümüyle ilgili meselleri de, tıpçı arkadaşlar kadar iyi bilirim” demeyi ihmal etmedi.

Hukuk vurgusu yaptı. GAÜN’ün açtığı dava sayılarının azalacağını üstüne basa basa söyledi. Mevcut açılan davalardan kendisi de rahatsızmış, söyledi. Rektör beyin “Hukukçularımıza söyledim, artık kendinize yeni iş bakın” ironisi de, altı çizilecek notlar arasındaydı.

2 iddialı cümlesi vardı ki, bunları da notlarım arasına aldım… Sık sık çarşı-pazardan örnekler verirken, enflasyonu düşürebileceğini söyledi. Evet, belki sizler de “Ne alaka, Gaziantep Üniversitesi’nin Rektörü, enflasyonu nasıl düşürecek?” diye kendi kendinize sorabilirsiniz ama, iktisatçı olduğunu vurgu yaparak, enflasyonu düşürmek adına atılması gereken adımları anlattı. Hükümete bu konuda çözüm önerilerini sunacağını ifade etti. Hatta, soruyu soran Gazeteci Ahmet Aslan’ın “Siz Maliye Bakanı değilsiniz hocam” lafına “İktisatçıyım, benim de bu konuda tecrübelerim var” diye yine iddialı bir cevap verdi.

İkinci iddiası ise koronavirüsle ilgili olanıydı… Gaziantep’le ilgili rakamları bizzat Bakanlıktan aldığını, Gaziantep’te vaka sayılarını düşürmeye yönelik, sağlık alanında atılması gereken adımları GAÜN olarak atacaklarını ifade etti.

Benim de sorum oldu Sayın Rektöre… Kamuoyunun rektör seçilene kadar kendisini  tanımadığını, hatta ilk atandığı gün, gazetelerde kullanacak bir tane fotoğrafını bile bulamadığımızdan bahsederek “Göreve siz mi talip oldunuz, size teklif mi yapıldı” dedim. “İsminiz, bizim için sürpriz oldu, siçin için de sürpriz oldu mu” diye sordum. Sayın Özaydın bu soruya “Rektör adayı idim ve atanmam benim için sürpriz olmadı. Belki sizler beni tanımıyordunuz ama ben sizi tanıyordum. Benim uzun yıllara dayanan akademik bir kariyerim var, çalışmalarım var” cevabını verdi. Sorum, biraz karşılıklı diyalog çerçevesinde ilerleyince “Daha önce sosyal medya hesabınız yoktu, yeni açtığınız hesabı siz mi kullanıyorsunuz” sorusuna da, samimi bir şekilde “Ben ve iletişim danışmanım birlikte kullanıyoruz” cevabını verdi.

Hocamızın, salondaki diyaloğumuzun sonunda “Sizinle bir öğle yemeğinde konuşmak istiyorum” şeklindeki davetini, memnuniyetle kabul ettim. Toplantı sonunda, ben zihnimdeki  soruların karşılığını bulamadan Mavera’dan ayrıldım. Kimbilir belki davet ettiği yemekte, biraz daha yakından tanıma fırsatı bulurum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz