Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

YENİ EĞİTİM MODELİ!..

Eğitim sisteminde son yıllarda “reform” adı altında o kadar çok değişiklik yapıldı ki, sayısını kimse hatırlamıyor!..

Resmen yapboza döndü sistem!..

Mesela, genel liseler kapatılarak, tamamı Anadolu Liselerine dönüştürüldü. 4+4+4 sistemi getirildi, dershaneler kapatıldı. Dershanelerin adı Etüd merkezi oldu. Temel liseler açıldı.

Özel okullarda öğrenim teşvik edilirken, devlet okulları parasızlıktan ihtiyaç kalemlerini velilerden toplamaya devam etti!..

Daha neler var, saymakla bitmez…

Sürekli değişen müfredatlar… Yamalı bohça gibi sağından solundan kırpmalar… Olmadı yeni baştan yapmalar… Tadilatlar, değişiklikler… Falan, filan!..

Bu yapılanların hiçbirini, yasayı yapanlar da beğenmemiş olacak ki, Yeni Eğitim Bakanı ile birlikte, eğitim sistemimiz bir kez daha sil baştan değişti!..

Biz veliler de yıllarca saf saf oturup, başarı bekledik, bin bir umutla!..

Her eğitim-öğretim döneminin başında, ortasında ve sonunda kuralın değiştiği bir modelden kime, ne fayda gelirdi ki?

Düşünemedik, hesap edemedik!..

Her neyse, Yeni Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk uzun süren bir çalışmanın ardından eğitimde yeni bir model daha açıkladı.

Önyargılı değilim. “Bu model de tutmaz” deyip te, kestirip atmıyorum.

Ama biz, bu ülkede, o kadar çok eğitim reformu görmeye alıştık ki, üstelik te yapılan düzenlemelerden Bakan’ın bile sonradan haberinin olduğuna şahit olduk!..

Şimdi bu yeni reformu bakan mı yaptı, hükümet kendisi mi çalıştı, ya da konunun uzmanı akademisyenler mi hazırladı, bunu elbette bilemeyiz.

Sadece temenni ediyorum ki, çocuklarımızın gelecekleriyle bu kadar oynanmasın.

Bir veli olarak, şunu çok iyi biliyorum artık. Öğrenciyi “birey” olarak görmeyen, onları yarış atına çeviren sistem maalesef biz velileri de “müşteri” kabul ediyor. Ticarete dayalı bir eğitim sisteminin içerisinde, devlet okullarının gider kalemindeki deterjan paralarını bile vatandaşın cebinden karşılatan sistem ve çocuklarımızı “not” odaklı bir anlayışa oturtan model değişmediği sürece, eğitimde istenilen başarı asla gelmeyecek.

Başarının gelmesi için, Milli Eğitim Bakanlarının hatta hükümetlerin değişmesine de gerek yok. Tüm mesele, getirilen sistemlerin, tıpkı bir öncekiler gibi, akademisyenlerce değil de, siyasilerce bir günde alınması.

Eğer en başta, sağlıklı bir sistem inşa edilmiş olsaydı, kim gelirse gelsin, sistemi değiştirmeye kalkmazdı. Biz bunu başarabilirsek, işte başarılı oluruz. Aksi halde, başarı beklemek hayal olur.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz