SOKRANTES...

SOKRANTES...

YAVAN VE HIZLI.

Geçen hafta yazı yazmakla yazmamak arasında gittim geldim.

Ülkemizin içinde olduğu durum dolasıyla insanın bırakın yazı yazması, çalışası bile gelmiyor.
Gencecik evlatlarımız teröristlerce şehit düşülürken yazı yazmak gelmedi içimden.
Ama hayat devam ediyor.
Kilis’te şehit edilen astsubayımızın eşi çarşamba günü aslan gibi bir evlat dünyaya getirdi.
Bir ölürüz bin doğarız…
Şimdi gelelim ufak tefek de olsa toplumsal sokranmamıza…
Akşamları hem günün stresinden, hem de biraz kilolarımızdan arınmak için Anneler Parkı’nda 4- 5 tur atıyorum.
Yürürken duyduğum dedikoduları yazsam roman olur.
Telefonla bağırarak konuşanlar, anlamadığımız dilden konuşanlar, gelini çekiştiren kaynanadan tutunda kaynanasını çekiştiren geline kadar her konuşulanı duymak mümkün.
Konumuz bu da değil.
Sonuçta onlarda oraya stres atmaya geliyor.
Konumuz bu parkın çevresindeki kafeler; dediğim anda yine mi kafeler ne alıp veremiyorsun demeyin yanılırısın.
Bu sefer buralara gelen gençler konumuz.
Altlarındaki arabaların arkasında yazmasa da, arabayı güneşe doğru kaldırırsak  arabanın arkasında “babam sağ olsun” yazısını görmek mümkün.
Bu gençler illa arabalarını geldikleri kafenin önüne park etmek zorunda hissedeler kendilerini.
Yürümeyi pek sevmezler.
Park yeri yoksa bile yanlamasına veya kafenin manzarasını bozacak şekilde önlerine koyarlar.
Maksat hava olsun.
Haaa buna da sokranmıyorum buraya kadar beni ilgilendirmez…
Konumuz çaylarını içip kafelerden çıktıktan sonra oluyor.
Kafelere gelirken de olmuyor değil.
O daracık yolda yaptıkları sürat ve patinajlar işte konumuz bu…
Parkta çılgınlar gibi oynayan çocuklar yola aniden fırlayabilirler, yürüyüşten yorgun argın dönen kişi dalgın olabilir, arabasını park ettiği yerden yavaş yavaş çıkaran olur, kafeden çıkanlar olabilir.
Sen o hızla nasıl duracaksın.


Kaza olmaz değil, ama o yolda bu hızla gidersen bunun adı kaza değil cinayet olur.
Yürüdüğümüz yerde bir patinaj sesi, bir hız aman Allahım!! Hemen sesin geldiği yöne doğru baktık biipler arasında yürümeye devam ederken öndeki teyze “abooo nası da yavan ve hızlı sürü Allah esirgeye çoluk çocuk gelip gediy buralara” diye sokranınca bende teyzeye söz verdim, bu konuyu yazacağım diye..


Teyze yetkililerin buna el atması gerektiğini söylese de bence ilk önce EĞİTİM ŞART.
Bu gencin buralar da böyle araç sürülmeyeceğini kesilecek 3-5 ceza ile bitiremeyiz.
Sonuçta o cezayı da babası ödeyecek.
Haa polisin olduğu yerde korkudan yapmıyorlar diye düşünürsek geçici çözümü bulmuş oluruz.

SOKRANTES DERKİ :  EĞİTİM CAHİLLİĞİ ALIR, EŞEKLİK BAKİ KALIR…

 

YA LİMİTSİZSİNİZ YA LİMİT SİZSİNİZ

Gaziantep’imizin en önemli sorunlarından biri trafik.
Onun için yeni yeni yollar açılıyor ve fikirler üretiliyor.
Ve tabii ki trafik kazalarını azaltmak içinse o yollara birer hız limiti veriliyor.
Levhayı görünce ona göre sürüş hızını ayarlıyorsunuz.
Radara yakalanmamak için hız limitine uyuyorsak problem var demektir.
Sonuçta o hız limitleri yolların durumuna göre, konumuna göre ayarlanmıştır.
Sizin arabanızın hız limitine göre değil.
Ama Yeşilkent Mezarlığı’nı geçtikten sonraki ve Dülük’ten sonraki çevre yoluna girince kafanız karışıyor.


Koskoca levhada hız limitinin üzerini karalanmış bir vaziyette.
Hız limit belli değil.
Neye göre nasıl gidilecek, limit serbest mi demek acaba…
Artık bu çevre yollarındaki trafik uyarı levhalarının yeniden yapılması lazım.
Yoksa herkes gücü yettiğince basıyor o yollarda …

 

VİRA BİSMİLLAH..


Balıkçıların ava çıkarken söylediği bir söz vira bismillah..
Bereketli olsun diye..
Eee lig başlıyor bugün.
Süper ligin oyuncu kalitesi artmış gibi gözükse de Avrupa kupalarında nasıl kalitesinin arttığını gördük.
Aynı tas, aynı hamam..
Milyon Eurolar harcanarak kurulan takımlar Avrupa kupalarının ilk eleme turlarında havluyu atıp geldiler.


Eee mübarekler Avrupa başarılı olamayacaksınız bu kadar parayı neden çöpe atıyorsunuz.
Zaten her sezon biriniz şampiyon oluyorsunuz zaten.
Neyse biz Gaziantepspor’umuza ve Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’umuza bakalım.
Büyükşehir yine bol bol transfer yaptı.
İnşallah geçen sene ki gibi fiyasko olmaz.
Ve işi sıkı tutmuşlardır.
Gaziantepspor’umuzu daha izlemek kısmet olmadı.
İnşallah bu pazar gece yarısı izlemek kısmet olacak uyumazsak…
Saat 22.00  ne be..
Sabah serinliğinde oynataydınız bari saat 5:45 de oohh misss..
Temiz hava bol gıda.
Neyse Gaziantepspor’umuza ve Büyükşehir Belediyemize 2015-2016 sezonunda başarılar dilerim.
Haydi bakalım puan avına.
Vira bismillah…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz