Zülal GÖĞÜŞ

Zülal GÖĞÜŞ

YAŞAMAK VE YAŞAMAMAK

Sevmek veya öldürmek,

Bu kelimelerin anlamını anlamak bu kadar zorlaştı mı acaba? Acısıyla, tatlısıyla bir ramazan bayramını geride bıraktık. Bayram denilince aklımıza hep güzellikler ve şenlikler gelir. Biz bu güzelliklerin galba farkında değiliz. Oysa şapkamızı önümüze koyup düşünecek zamanımız geldi ve geçiyor.

Komşu ülkelere şöyle bir bakalım. Burnumuzun dibinde seller gibi kanlar akıyor. Çoluk çocuk perişan. Kiminin anası kiminin babası ve gençleri, çocukları bir serseri kurşunla veya kasıtlı kurşunla yok olup gidiyorlar.Biz hiç bunlardan ibret almadan hala evimizde şiddet belasıdır sürdürebiliyoruz. Hem de utanmadan, sıkılmadan..

O, güya çok severek aldığımız çocuklarımızın anası, evimizin direği eşimize şiddet uygulayıp karşımızda naciz kalan kadını, eşimizi bayram demeden öldürebiliyoruz. Bunu anlamak ve çözmek mümkün değil. Yalnı trabzonda bir ayda 123 kadının şiddete maruz kaldığını televizyon ekranlarından öğreniyoruz. Bu tür haberlerden de nefret ediyoruz. Ölmek veya öldürmek hiçbir sorunu halletmediği gibi arkasında bir yığın sorunları da beraberinde getiriyor. Geride kalan çocukların ruh halini düşünün ne kadar sağlıklı ve düzgün yetişebilirler soruyoruz.

Aklın ve bilgi çağının bu kadar kaynaştığı bir zamanda yapılmakta olan bu tür şiddetlerin hep karşısında olacağız. Bilmem eskiden de böyle mi oluyordu? Bizim çocukluğumuzda büyüklerimiz bizleri severlerdi.Bizde onlara saygıda kusur etmezdik. Bir hatamız varsa bile bunu görmezlikten gelirlerdi.

Geçenlerde şiddet üzerine bir arkadaşla konuşuyorduk. Arkadaşım: “Mahallede top oynuyorduk, topumuz komşunun bahçesine gitti, bu olay ikinci kere tekrarlanınca komşu da topumuzu bize vermedi ve biz hiç sesimizi çıkaramadık.Ertesi sabah komşu babamla karşılaşıyor ve çocukların topunu yok ettiğini söylüyor.” Babası da : “Keşke birer de tokat vursaydın” diyor. Acaba böyle bir olay karşısında şimdiki komşular nasıl davranır merak ediyorum doğrusu. Bolluğun bereketin çok olduğu bir ülkede yaşıyoruz çok şükür. Her şeylerin var olduğu ve her aile bütçesine hitap eden konumdayız. Oysa bizim çocukluğumuzda bir bayram elbisesi, bir ayakkabı bulmak çok zordu, ve her zaman öyle baharlık, yazlık, kışlık olmazdı. Bayrama alınan ayakkabılar baş ucumuzu süsler ve bayram sabahını beklerdik giymek için.

Bu vesile ile herkesin geçmiş ve gelecek bayramlarını kutlarım.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz