Ömer Özgür

Ömer Özgür

Yapmak mı yıkmak mı?

Önyargıyı kırmanın atomu parçalamaktan zor olduğu yönünde enfes bir söz vardır. Peşin hükmü bir cümlede öyle güzel anlatır ki üzerine başka kelam etmeye ihtiyaç kalmaz.

 

Konuya özelden genele giderek anlatmaya çalışacağım. Yıllarca emek verip, dişinizden, tırnağınızdan artırdığınız paralarla bir ev almaya karar veriyorsunuz ve parayı anlaştığınız müteahhide teslim ediyorsunuz. Çoluğunuzun, çocuğunuzun rızkını kesip yatırdığınız eviniz öyle ihtişamlı gözüküyor ki görenleri hayran bırakıyor. Emek ve alın teriyle miski amber kokan bu evinizin yapımı için belki 10, belki 20 yıl çalışmışsınız ve haklı olarak mutlu oluyorsunuz. Tam mutluluğunuzu perçinleyip evinizin gününü görecekken bir anda evinizin, binanızın önünde patlama oluyor ve büyük emeklerle inşa ettiğiniz eviniz yerle bir oluyor. Yapmak mı yıkmak mı? Evet soruyorum, yapmak mı, yıkmak mı? Tabi ki yapmak dediğinizi duyar gibiyim. Bende sizinle aynı görüşteyim. Yapmak yıllarınızı alır, ancak yıkmak dakikanızı… 

 

 

Ülkemizin her alanda başarısına alışmıştık. Şirketlerimiz uluslararası markaları bünyesine katıp, ihracatımız artarken 7’den 70’e herkes bu durum karşısında mutlu olurken bir anda ibre tersine dönmeye başladı. Türkiye,  sanki terör destekçisi bir ülkeymiş gibi algı oluştu. Ne yazık ki bazı devletler, vatandaşlarını ülkemize gitmemeleri, gidenlerin de bir an önce dönmeleri gerektiğini yönünde açıklamalar yapmaya başladı. Soruyorum, yapmak mı yıkmak mı?

 


Gaziantep, sanayi, ticaret ve gastronomisiyle bilinen dünyanın önemli bir şehriyken, bir anda terör örgütlerinin ismiyle anılmaya başladı. Hatta o kadar kötü ki Belçika’daki caninin bile Gaziantep’ten ülkeye giriş yaptığı ve Türkiye’den sınır dışı edildiği bilgileriyle şoke olduk. Soruyorum, yapmak mı yıkmak mı?

 

 

Gaziantepli yetkililer, yabancı misafirlerini ağırlarken “Şimdi Gaziantep’tesiniz, nasıl gördünüz” gibi sorular yöneltiyor. Tabi ki kentin güzelliğinden, insan zenginliğinden, tatlarından ve çalışkanlığından dem vuruluyor. Gaziantep dahil dünyanın hiçbir şehrinin tam anlamıyla güvenli olmadığını söyleyen yabancılar bile çıkıyor. Evet insanın olduğu yerde her zaman güzelliklere şahitlik etmiyoruz. Zihniyeti bozuk, kandan ve kavgadan nemalanan insanları da görüyoruz. Gaziantep gibi bir şehri bile terörle anmak için adeta Ar-Ge çalışması yapan bu insanların tek hayali dünyanın huzursuzluğudur. Bu nedenle yapmak zor, yıkmak zordur.

 

 

Özetle, zihinlerin inşası olmadan şehirlerin ve ülkelerin inşası zor gözüküyor.  

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz