SOKRANTES...

SOKRANTES...

YANLAMA.

Yani bilinen adıyla drift.
Çoğumuz rast gelmişizdir yollarda.
Bir çıyklama sesi bir fren sesi ve lastik kokusuyla birlikte fark ettiğimiz bir durum.
Nedir bu drift ?....

 

 


İlk olarak 90’lı yılların başında Japonya’nın dağlık ve virajlı yollarından hızla inmeye çalışan kişiler tarafından keşfedilmiştir.

 

 

Drift temelde aracın virajı dönme esnasında oluşan merkezkaç kuvvetine direnemeyip arka kısmının kopması prensibine dayalı bir olaydır ve buna verilen isimdir.
Türkçeye “yanlama” olarak geçmiş fakat birçok kelimede olduğu gibi yabancı şekli daha çok kullanılmaktadır.

 

 

Drift genel olarak gösteri amaçlı bir harekettir ve motorsporları açısından istenmeyen bir durumdur.

 

 Çünkü drift aracın aktarma organlarına zarar vermekte ve lastiği yıpranmasıyla yol tutuşunu büyük ölçüde azaltmaktadır. 

 

Bu bilgiyi de verdikten sonra konumuzu az çok anlamışsınızdır.
Trafikte yarattıkları tehlikeden bahsetmek istiyorum.

 

Bu hareketleri yapanların arabaları genelde modifiyeli.
Araba pusturulmuş, egzozu değiştirilmiş, camları filmli, jantları fiyakalı cıstak cıstak…
Trafiğin kalabalık olduğu anlar da taş kağıt makas oynar gibi makas atmalar.
Birden bire kavşaklar da drift çekmeler, hele o egzoz sesi hele bir de gecenin bir vakti ise neyse onu burada yazmamayayım.

 


Bu hareketleri de özellikle trafiğin kalabalık olduğu yerlerde yapmayı seviyorlar.
Eee o kadar emek vermiş, ilgi çekmesinler mi?

 


Özellikle Anneler Parkı çevresi, Metro yolu, Rasaf Yolu, Gazi Ali Düşün Caddesi, saymakla bitmeyecek galiba tüm caddelerde bu hareketleri deniyorlar.
Kırmızı ışıkta durduğunuz yerde bir anda bakıyorsunuz, kavşağın ortasında drift atarak dönen bir araba.

 

 

Herhalde kendilerini hızlı ve öfkeli filminin setinde zannediyorlar.
Tamam bu bir tutku olabilir.
Sizlere haz verebilir.
Adrenalinizi bu şekilde atabilirsiniz.

 

Gidin sakin yerlerde atın kardeşim.
Kendi hayatınızı tehlikeye attığınız gibi halkında hayatını tehlikeye atıyorsunuz Allah esirgeye…
Haaa millet bakmadıktan sonra ne önemi var ama değil mi?.
Zannetmeyin çoğu insan “öyf nasıl yaptı yav aferin la” demiyor.

 

Sizler de az çok tahmin edebiliyorsunuzdur.
Benim anlamadığım bir konu da bu arabalar araç muayeneden nasıl geçiyor.
Milletin en ufak bir eksiğinde veya fazlasında muayeneden geçemiyor.
Gerçi düzenleyip götürüyorlarmış öyle diyorlar.
O zaman egzozun sesinden dolayı trafiğe nasıl takılmıyorlar.

 

 

Modifiye bir yaşam biçimi olabilir.
Ama o yaşam biçiminiz milleti rahatsız ediyorsa kusura bakmayın.
Hızı sevebilirisiniz, araçlarınızı modifiye edebilirsiniz, egzozun o sesi size Mozart’ın sekizinci senfonisi olarak gelebilir.

 

Ama bu işler trafiğin içinde olmaz.
Michael Schumacher’in yarış arabasını alıp trafikte sürüdüğü duymadım.
Sonuçta trafiğin kendine has kuralları var.
Buna tüm trafiğe çıkanların dikkat etmesi lazım.

 

Öyle gecenin bir vaktinde egzoz sesinizle, lastik sesinizle, müzik sisteminiz ile yürüyen diskoya dönüşen araçlarınızla milleti rahatsız etmenize gerek yok.
Gidin bu aktiviteleriniz için yer isteyin büyüklerimizden.

 

Ne bileyim sizlere bir pist filan yapsınlar hevesinizi orada alın. Yanlama mı yaparsınız, sıfır mı çekersiniz, lastiğimi yakarsınız ne yaparsanız yapın oralarda.

“27 bilmem ne 27 yanlama yapma devam et yanlama yapma”….

 

 

SOKRANTES DER Kİ.
Bir kişinin özgürlüğüne karışmak, sadece bɑşkɑsınɑ zɑrɑr vermesini engellemek içinse doğrudur.
 

 

 

 

YORUMSUZ..

 


Geçtiğimiz hafta ele aldığımız geri dönüşüm muhteşem olacak yazımız da işlediğimiz konuyu Şehitkamil ilçe meclisinde ele alınmış. Haberi yorumsuz olarak yayınlıyorum…..


Konteynırlardan geri dönüşüm maddelerini toplayan Suriyeliler nedeniyle ciddi anlamda sıkıntı yaşandığını belirten Fadıloğlu, konuyu daha önce Valilikte yapılan bir toplantı da dile getirdiklerini ancak çözüm bulunamadığını söyledi. Fadıloğlu, “Ne yapacağımızı şaşırdık” dedi.

 


CHP meclis üyesi Nusret Gür’ün gündem dışı söz alarak, şehrin muhtelif yerlerinde  geri dönüşüm  maddeleri  toplayan Suriyelilerle ilgili belediyelerin bir şeyler yapması gerektiğini dile getirdi.
Gür; “Şehrin muhtelif yerlerinde Suriyeliler geri dönüşüm malzemeleri topluyor. Trafikte ciddi sıkıntı yaratıyorlar. Siz Büyükşehir Belediye meclis üyesisiniz. Bununla ilgili nasıl bir çözüm bulunabilir? Bu konuyu Büyükşehir meclisine taşımanızı rica ediyoruz” dedi.
 

 

“ Bu konuda muzdaribiz”

 

 

Konuyla ilgili açıklama yapan Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu; “Bu konuda biz de muzdaribiz. Bizim konteynırların etrafı sürekli kirli. Maalesef bu kişileri çalıştıran Türk işverenler. Bu konu asayiş meselesi haline geldi. Tersten girerek trafiği aksatıyorlar. Etrafı rahatsız ediyorlar. Her konteynırın başına bir adam koymamızın imkanı yok. Konteynır başına adam koymak ta çözüm değil. Bu defa da kavgalar başlar. Çünkü, konteynırları kendi aralarında paylaşmışlar. Ne yapacağımızı şaşırdık.  Hatırlattığınız için teşekkür erdim. Konuyu daha önce Valilik’te gündeme getirmiştik. Bugün bir toplantımız daha var. Tekrar gündeme getirelim. Konu artık asayiş meselesi haline geldi”  dedi

 

 

MUTLU(MU)YUZ…

 

 

Eveeeet sonunda teknik direktörümüzü bulduk.
Mutlu Topçu.
Hayırlı ve uğurlu olsun.
 

 

Yıldırım bir kararla kimsenin haberi olmadan gizli kapılar ardında kapıları demirle ören yönetim teknik direktör olarak Mutlu Topçu’yu göreve getirdi.
Şimdi artık transferi düşünmek zamanı.

 

Sağa sola bakıyoruz bombalar patlıyor.
Ama biz de molotof bir transfer bile yok.
Taraftar merak ediyor diyeceğim amma merak eden taraftar bile az kaldı.

 

Kulüp yapımıza uygun bir teknik direktör bulduktan sonra transfer çalışmalarımızın da nasıl olacağı az çok ortaya çıkmıştır.

 

İsmi ve soy ismi ile bu sene gazetelerin başlık sıkıntısı da çekeceğini zannetmiyorum.
İlk Süper Lig kariyeri olması ve saçsız kafada berberliği öğrenecek olması biraz kafa karıştırsa da öncen ön yargılı konuşmak olmaz.

 

Bundan sonra bize Gaziantepsporumuza her şekilde destek vermek düşer.
Ne kadar ekmek o kadar peynir diye düşünürsek mutlu oluruz.

 

Yönetim MUTLU oldu.
Ama bizler MUTLUMUYUZ onu bilemiyoruz.
Bizler alıştık artık.

 

Avuç içi kadar MUTLULUK yeter..

 

 

BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?..

 

Mutlu Topçu futbolcu kariyeri boyunca sadece 1 gol atmış. (Normal çünkü defans). Ama o ilk ve tek golü Gaziantepspor’a atmıştır…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz