Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

VİRÜSÜ FIRSATA ÇEVİRMEK VE DÜNYA…

Adında güven olan marka ve işyerlerine güven kalmadı.

Aslında insanların birbirine güveni kalmadı.

Oysa güven, güvenirlik ve güvenmek, yaşantımızın vazgeçilmeziydi.

Gelelim virüs olayına;

Bazı güç odakları bu virüs paniğini yaygınlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Başta Amerika Başkanı Trump olmak üzere, hemen hemen tüm ülkeler Çin’in üstüne gitmeye başladı.

Çünkü Çin ekonomisi büyüyor, her geçen gün gelişiyor.

Virüsün buradan yayılmasından sonra olayı perdelemek ve örtbas etmek istenen konular var.

Herkesin bu coronavirüs tartışması sağlanmaya çalışılıyor.              

Petrol fiyatlarının düşmesi, yeni bir enerji kaynağı olan kaya gazının gündeme getirilmesi, bir proje halinde dünyaya dayatılıyor.

Bu virüs olayı, her tür üretimi engelleyecek güce ulaştırıldı.

Bizde kolonya fiyatı yüzde yüz arttı, maske bulunmaz oldu.

Avrupa bunların fiyatını düşürmüş.

Bakın üniversiteler, okullar tatil edildi.

Maçlar ertelenme yerine seyircisiz oynanıyor.

Kıraathanelere, spor alanlarına, tiyatrolara, sinemalara, kaplıcalara, barlara, nargile içilen yerlere gitmek yasaklandı.

Diyanet İşleri Başkanı, Cuma namazlarına ara verilmesi, vakit namazlarının evlerde kılınması ve camilere de “ferdi” olarak gidilebileceği fetvası verdi.

Her tür üretim durduruldu.

Bizde zaten üretim kalmamış, dünyada da üreten ülkelere bu virüsle darbe vuruldu.

Bu virüs olayı birçok cambazın işine yaradı.

Fırsatçı, sahtekar, dolandırıcı gibi cambazlar piyasa yapmaya başladı.

Bu virüs tehlikeli mi?

Evet, hem de ölümcül.

Üstelik vaka sayısı her gün artıyor.

Yetkililer, her türlü önlemin alındığını söylüyorlar ancak büyük bir telaş var.

Bu telaş da halktan gizlenen bir şeyler mi var sorusunu getiriyor akıllara.

Umreden gelenleri, öğrencileri çıkartarak, onların kaldıkları yurtlarda karantinaya almayı anlayamadık.

O öğrenciler için ne yapıldı bilen var mı?

X

Yazımıza güvenden söz ederek başlamıştık, artık dünyada bile kimsenin kimseye güveni kalmadı.

İşsizlik, yoksulluk, İdlib, Yunanistan sınırına dayanan göçmenler, ekonomi unutuldu.

Varsa yoksa her geçen gün ciddileşen coronavirüs.

Başımıza taş yağması kaldı.

Ebabil kuşları yerine de çekirge sürüsü geliyormuş.

Ebabil yerine artık başımıza taşı onlar atarlar.

Allah bize akıl vermekte biraz cimri davranmış galiba!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz