Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

VASİYETNAMENİN İPTALİ DAVASI NASIL AÇILIR?

Vasiyetname, bir kişinin ölümünden sonra geçerli olmak üzere bir veya birden fazla kişiye mallarını bıraktığı, sözlü veya yazılı olarak ortaya koyduğu beyanı demektir. Söz konusu bu beyanını miras bırakan, tek taraflı olarak her zaman değiştirebilme hakkına sahiptir. Mirasçılar açısından ise; vasiyetnamenin kanunda belirtilen şekil şartlarına uyularak yapılmaması durumunda iptali için dava konusu yapılabilmektedir. Yani ; vasiyetnamenin iptali, mirasçılar tarafından kanunda sayılan sebeplerden birinin varlığı halinde ancak talep edilebilmektedir. Medeni Kanunumuzda, vasiyetnamenin iptal sebepleri olarak ilk sırada miras bırakan kişinin tasarruf ehliyetinin yokluğu yani ayırt etme gücünün olmadığı anda vasiyetnameyi yapmış olması hali belirtilmiştir. İkinci iptal sebebi olarak, miras bırakan kişinin vasiyetnameyi şekil şartlarına uymaksızın düzenlenmesi belirtilmiştir.

Bu duruma örnek verecek olursak; miras bırakan kişi, el yazılı vasiyetnamesini kendi el yazısı ile yazarak ve tarih atarak imzalaması gerekmektedir. Aksi şekilde yapmış olduğu el yazılı vasiyetname, şekil yönünden sakat olup iptali istenebilecektir. Bir diğer iptal sebebi , vasiyetnamenin içeriğinin ahlak ve adaba aykırı olması halidir. Örneğin; miras bırakan kişinin, mirasçısına mal bırakmasının koşulu olarak başka bir kişiye fiziksel olarak  zarar vermesini şart koşması durumunda vasiyetname içerik olarak ahlaka aykırı olduğu için yine iptali söz konusu olabilmektedir. Bir diğer iptal sebebi ise; vasiyetnamenin; yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması yani miras bırakan kişinin iradesinin sakatlanmış olması hallerinde düzenlenmiş olmasıdır. Bu duruma örnek olarak; miras bırakana ölmeden önce bakmakta olan kişinin, onun istediği şekilde bir vasiyetname yapmaması durumunda  kendisine yani miras bırakana bakmaktan vazgeçeceğini söyleyerek ; miras bırakanı vasiyetname düzenlemeye zorlaması durumunda  bu vasiyetname tehdit altında düzenlendiği için yine iptali talep edilebilmektedir.

 Kanunda belirtilmiş olan bu sebepler doğrultusunda mirasçılar, vasiyetnamenin ancak miras bırakanın ölümünün ardından iptalini talep edebilmektedir. Yani; vasiyetnamede hakkı olan mirasçılardan her biri ve varsa vasiyet alacaklısı,  taleplerini  ‘’Vasiyetnamenin İptali Davasını’’ açarak ileri sürebileceklerdir. Mirasçıların bu davayı, miras bırakan kişinin  son yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmaları gerekmektedir. Davanın açılma süresi ile ilgili olarak ise;  vasiyetnamenin iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçıların iptal sebebini ve kendilerinin  hak sahibi olduğunu öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamenin açılma tarihinin üzerinden iyi niyetli davalılara karşı on yıl, iyi niyetli olmayan davalılara karşı ise yirmi yıl içerisinde davalarını açmaları gerekmektedir. Burada vasiyetname yapılırken, miras bırakan kişinin iradesini sakatlayan, onu yanıltılan veya aldatan, korkutan veya zorlayarak kendisi veya başkası lehine kazanç sağlayan kişinin iyi niyetinden söz edilmeyecektir. Yani ; böyle bir durumun varlığını bilerek yapılan tasarruftan kendisine kazanç sağlamış olan kimse  kötü niyetli sayılacaktır. Ayrıca; ölen kişinin mirası,  ölümüyle birlikte  açılmaktadır.

Miras bırakanın vasiyetnamesinin olduğu bu durumlarda öncelikli olarak vasiyetnamenin açılması gerekmektedir. Vasiyetnamenin açılması demek ; miras bırakan kişinin  ölmeden önceki son yerleşim yerinde bulunan Sulh Hukuk Mahkemesi hakiminin söz konusu bu vasiyetnameyi mahkemede tüm mirasçılara okumasıdır. Bu aşamadan sonra vasiyetnameye itirazı olan mirasçıların itiraz süreleri işlemeye başlamaktadır. Tüm bunlardan ötürü; söz konusu bu dava kanunda belirtilmiş olan hak düşürücü sürelere tabi olduğu için bu sürelere dikkat edilerek davanın açılması hak kaybı yaşanmaması açısından önem arz etmektedir. 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz