Dr. Ahmet TAN

Dr. Ahmet TAN

ÜNİVERSİTELER VE TOPLUMSAL DUYARLILIK PROJELERİ

6-7 haneli bir mezrada dünyaya geldim.

İlkokulu komşu köyde, ortaokulu Gaziantep’te, liseyi yatılı olarak İskenderun’da okudum.

Bir köy çocuğu ve birçok imkânsızlığa sahip olmama rağmen okumaya karşı müthiş bir istek vardı.

Bu isteğin nasıl ortaya çıktığını bazen geriye dönüp baktığımda anlamakta zorlanıyorum.

Üniversiteyi kazandık, yüksek lisans yaptık, yetmez dedik doktora yaptık.

TÜİK Gaziantep Bölge Müdürlüğü gibi şahane bir görevi aralıksız 10 yıl yaptık.

Sonra kendimizi yine üniversitede bulduk.

Tempoda, istekte, heyecanda değişen bir şey yok!

Üniversitede öğrenci iken bir büyüğümün sohbetini hiç unutmuyorum.

Demişti ki o büyüğümüz; özellikle köylerde ikamet eden ailelerin her birinde sadece bir kişi üniversiteli olur ve üniversiteyi bitirirse o tek kişi ailesiyle birlikte o köyün çehresini değiştirebilir demişti.

Geriye dönüp baktığımda bu tespitin doğru olduğunu çok net olarak görebiliyorum.

Köyün 4 yıllık fakülte kazanan ilk öğrencisiydim.

Benden sonra kazanan çok oldu.

Kendi köyümde, komşu köylerde onlarca doktor, mühendis, avukat, öğretmen çıktı.

Bütün bunlardan sonra sözü üniversitelere getireceğim.

Kişisel olarak üniversitelerin toplum için çok önemli olduklarını düşünüyorum.

Üniversitelerin günlük hayatımıza daha çok girmelerini, daha çok müdahale etmelerinin gerekli olduğunu her zaman savunmuşumdur.

Nüfusumuzun hala %40’ları kırsalda yaşıyor.

Şehirde yaşayan %60’ının da ne kadar şehirli olduğu tartışılır.

Toplumu şehirlileştirme konusunda üniversitelere çok iş düşüyor.

Toplumsal duyarlılık adı altında hayatımızın her alanına girebilmelidirler.

Mesela; üniversitelerimizin toplu taşım sürücüleri ile ticari taksi sürücülerinin eğitimine el atmaları lazım.

Üniversitelerimizin site ve apartman görevlilerine, hatta daire sakinlerine yönelik şehirlileştirme eğitimlerine girmeleri lazım.

Yine diyanet görevlilerine, öğretmenlere, polislere, zabıtalara, güvenlik elemanlarına, velhasıl her an hayatın içinde karşılaştığımız kişilerle ilgili daha çok aktif olmaları lazım.

Canlı örneği Gaziantep Üniversitesidir.

Gaziantep Üniversitesi toplumsal duyarlılık projelerini ders olarak müfredata koyarak bu konuda ne kadar hassas olduğunu göstermiştir.

Sadece üniversite öğrencilerini değil, tüm Gaziantep’i kapsayan toplumsal duyarlılık projeleri ile daha geniş kitlelere ulaşmalıdır.

Bu faaliyetler başlangıçta çok küçük ve dar kapsamlı görülebilir ancak uzun vadede çok önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtmek isterim. 

Her alanda çok hızlı büyüyen ve hızlı tüketen bir toplum olduk.

Hızlı büyümenin ve hızlı tüketmenin olumsuz sonuçlarını azaltmak için toplumsal duyarlılık eğitimlerine daha çok zaman ayırmamız lazım.

Daha yapılacak çok iş var!

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz