SOKRANTES...

SOKRANTES...

ULUSAL siYASet..

Öylesine tarifsiz duygular içerisindeyim ki anlatamam.

 

Eminim sizlerde öylesinizdir.

Bu hafta peşpeşe gelen şehit haberleri hepimizin yüreğini dağladı.
Allah ailelerine sabır ihsan eylesin.
Cümlemizin başı sağ olsun.

 

Bu kadar olaylar olurken maalesef o kirli siyasetleri hala devam ediyor siyasetçilerin.
Herkes birbirini suçlarken, kimse gelin bu işi çözelim demiyor.
Hepimiz bu vatan varsa var olduğumuzu unutuyoruz.

 

ÖNCE VATAN ı sadece askerlerimiz, polisimiz demeyecek.

 

VATAN SAĞOLSUN………. Tabii ki de…

 

Ama  ateş düştüğü yeri yakıyor.
Ateşe körükle gidenler o kadar çoğaldı ki.
İktidar partisini kötülerken, katili övdüğünü anlamayacak kadar cahil okumuşlarımız var..

 

Düşmanımın düşmanı dostumdur sözünü benimsemiş yoluna devam ediyor.
Siyasiler seçim derdine düşmüş durumda..
Haberleri izlemek bile gelmiyor içimizden.

 

Yalan dolan.
Halka olayları nasıl göstermek isterse öyle gösteriyorlar.
Teröriste terörist demekten korkanlar bile var.

 

Sanat camiası gezi olaylarında en önde yürüyorlardı.
Nerdesiniz….

 

Hepimiz ,ne zaman Mehmetçik, hepimiz ne zaman polis olacağız.
Siyasileri dinlemek bile gelmiyor içimizden.
Yalan dolan..

 

Timsah gözyaşları, kendilerinin bile inanamayacağı söylemler.
Savaş isteyenlerin barış çağrısı... komik ama acı...

 

Polise askere pusu kurup, ambulansları yakıp, doktorları öldürüp sonra da nerde bu devlet diyenler.

 

Sizler inanıyormusunuz söylediklerinize.
İktidar iktidar değil, muhalefet muhalefet değil kısacası.

 

Kirli bir siyaset güdülür oldu memleketimde.

 

İçinde bulunduğumuz bu kötü günleri konuşurken fikirlerine  çok değer verdiğim bir dostum çok güzel bir hikaye anlattı.

“”“Şeytan, inek sağmakta olan bir kadını takip eder.

 

Bu esnada ineğin buzağısı az ilerideki bir kazığa bağlı durmaktadır. Şeytan, şeytanlık yapacak ya; buzağının ipini bir parça gevşetir. Buzağı, annesinin sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamaz.

 

Debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşer ve sonunda bağından azat olur. Koşarak annesini emmeye gider.

 

Süt kovasına çarpınca bütün sütler yere dökülür. Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen kadın, eline geçirdiği odunu buzağının kafasına geçirir. Yavru kan içinde yere yığılır. Bunu gören inek bir tekmede kadını perişan eder. Üzerinde tepişirken kadını öldürür.

 

Gürültüleri duyan kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görür.

 

Elindeki tüfekle ateş edip ineği öldürür. Silah sesi üzerine kadının kocası da oraya gelir. Bakar ki, hanımı kanlar içinde yerde yatmakta. Babasının elinde de tüfek var. Hemen silahını çekip babasının üzerine boşaltır.

 

Olayın şahitlerinden biri durumu adama aktarır. Gerçekleri öğrenen adam pişmanlıktan cinnet geçirip kafasına sıkar. Oracıkta can verir.

 

Şeytan bile şaşmıştır, gördüklerine...
Hemen açar ellerini: "Gördün! Ben sadece bir parça ip gevşettim!.."  “””

 

Allahu Teala fesatçı ve şeytanın yolundan giden insanların şerrinden bizleri korusun.
Şeytanın vazifesini yerine getirenlerin sadece bir ipi gevşeterek koskoca bir millet topluluğunu bu girdabın içine almaya çalışanlara müsaade etme ALLAHIM… 

şehitlerimize dua ederek bitirelim yazımızı.

“Manevi büyüklerimizin yüzü suyu hürmetine Abidlerin Zahidlerin Muctehidlerin Sevgililerin hürmetine Habibi edibin Hürmetine “sen olmasaydın bu alemi yaratmazdım buyurduğun Peygamber efendimiz hürmetine “Bizi affet Allahım”

 

Biliriz şehitlik mertebesi peygamberlik mertebesine en yakın olandır.

 

 

ŞEHİTLERİMİZE RAHMETİNLE MUAMELE EYLE YARAB…AMİN..”

 

 

SOKRANTES DER Kİ: NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE….


Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz