Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

Üç, birden büyüktür

Geçen haftaki gol düellosu hem Mersin’in hem de bizim bu maçta çok gol atacağımızı öngördürse de her zaman evdeki hesap süpermarkete uymuyormuş.

İlk yarıda Muhammet’in kafası olmasa iki takımın da pozisyonu var diyemeyecektik.
Orta alanımızı kitleyen İdmanyurdu, gerçekten ilk yarıyı idman havasına çevirdi.
Tribünler tıklım tıklım BOŞ, zemin bizim köydeki patates tarlasına nazire yaparcasına güzeldi(!)
Tribünde Yılmaz Vural, acaba bir aksilik çıkar da bir takıma kapağı atabilir miyim gibisinden maçı izlemeye gelmiş.

Okan Buruk’sa hadi hocam hadi, bak ben de senin kadar kenarda hareketliyim mesajı vermek için bir oraya bir buraya koşturuyordu. Mersin’den gelen yaklaşık 30 basın mensubu takımlarının galibiyetinden emin, kebaplarını yemiş, tribündeki yerlerini almışlardı.
Devre bitti. Bir ara sağımdaki arkadaşı dürterek, uyan abi ilk yarı bitti dedim.
İkinci yarı daha heyecanlı, ne yaptığını bilerek oynayan takım Gaziantepspor’du.
Chico ve Chibuike topu ileriye taşıyarak, Emre ve Erdem ise rakibin boşluklarını delerek, etkili olmaya çalışıyorlardı. Mersin İdmanyurdu, orta sahasında Melih Gökçek takma adlı Tita topu kaybettiğinde, Erdem topu diğer Gökçek isimli Wederson’un arkasına sarkıttı. Barış da bir YARDIMCI olayım diyerek, sağ kanattan köşe gönderine süzülüp Mersin’in üzülmesi için topu Chibuike’nin pahalı kramponlarına doğru yuvarladı.

Madem ki sen bana bunu yaptın, ben de Antep çibik çaldırırım diyen Chibuike Nihat’ın solunu seçti, ve Gaziantep kendinden geçti.

Bundan sonra 85’e kadar baskımız devam etti. Ne zaman ki 86’da Pedriel topu direğe nişanladı, korkusundan skorboard ağlayıp kendini kapattı.

Her hafta stat skorboardu kafasına göre davranıp, kapanıp açılmayı kendine huy edindiğini bizlere beyan etti.
Ben de Gaziantepspor’un bana verdiği yetkiyle üç puanı hanemize yazdırıp, Gaziantepspor’a bir ömür mutluluklar dileyerek, yazıyı bitirmeyi düşünüyorum.
Bitti.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz