Gülşah SERT

Gülşah SERT

Turist Gaziantepli esnaftan şikâyetçi


Herkes Gaziantep’in sanayi ve ticaretten sonra turizm kenti olması yönünde hemfikir.
Ve yine herkes Gaziantep’e daha fazla yerli ve yabancı turist gelmesi ve dolayısıyla turizm gelirlerinin artarak kent ekonomisine katkı sunması konusunda da hemfikir.

Geçtiğimiz günlerde GTO Başkanı Eyüp Bartık, hedeflerinin Gaziantep’i tüm Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak olduğunu dile getirerek, “ Gaziantep’te hem sanayi ve ticaret hem turizm hem gastronomi vizyonumuz var. Dünyanın hiçbir yerinde hem sanayisi ve ticaretiyle hem de turizm zenginlikleriyle ön plana çıkan bir şehir yok. Bunu ilk defa Gaziantep’te başarmak istiyoruz” diye bir açıklama yaptı.

Öncesinde Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, turizm mastır planı hazırladıklarını belirterek, “Zeugma’mız ile Rumkale’miz ile Dülük Antik Kenti ve Yesemek  ile Karkamış ile çok büyük bir medeniyetin bugünkü ev sahipleri olarak bir kültür ve tarih kenti olarak bu potansiyelimizi Gaziantep’in turizminin daha da gelişmesi için, Antep’imizin bir cazibe merkezi olması için kullanacağız” ifadeleriyle yol haritalarını ortaya koymuştu.

 

Bizler de Gaziantep’in var olan kültürel değerlerinin daha fazla ön plana çıkmasını, bu potansiyelin hem kentin tanıtımına hem de ekonomisine katkı sunmasını istiyoruz.

 

Peki, bunun için ne yapılmalı?

Elbette ki bunun cevabını verecek kişi ben değilim. Bunu bilecek makam ve mevkideki koltuklardan birinde de oturmuyorum. Benim tek bildiğim Gaziantep’te bu potansiyelin olduğu…

 

Dünyanın ikinci büyük mozaik müzesi Zeugma Gaziantep’te…

Dünyanın ilk açık hava heykel atölyesi Yesemek Gaziantep’te…

Dünyanın en eski yerleşim yeri Dülük Gaziantep’te…


MÖ 300 yılında kurulan ancak Fırat nehri ile birlikte sulara gömülen, Çingene kızı mozaiği başta olmak üzere çok değerli mozaiklerin, heykellerin, fresklerin çıkarıldığı Zeugma Gaziantep’te… 

Eşsiz tarihiyle Rumkale Gaziantep’te…

Dünyanın en önemli arkeolojik kentlerinden Karkamış yine Gaziantep’te…


Ancak bütün bunlara sahip olmak turizm kenti olmak için yeterli değil sanırım. Öyle olsaydı şu an Gaziantep’in adı Fransa, Milano, Prag, Venedik gibi önemli turizm merkezleriyle birlikte anılıyor olurdu.

 

Elimizdeki değerleri iyi kullanmak ve iyi pazarlamak elbette burada en önemli ayağı oluşturuyor. Ancak o kentte yaşayan insanların da bu bilinçle hareket etmesi çok önemli.
Bir kentin turizm kenti olması demek o kente binlerce, milyonlarca turist gelmesi demek. Şu an zaten hali hazırda Gaziantep’e gelen turistleri bile memnun edemiyorsak, onları pişman edip geri gönderiyorsak turizm kenti olmayı nasıl başarabiliriz?

 

Her şeyden önce turisti ‘kazıklanacak’ bir araç olarak değil ‘Velinimet’ olarak görerek. Tamam, belki dünyadaki çok turist çeken her yerde turistlerin dolandırılması kabaca tarifiyle kazıklanması alışılagelmiş bir şey ama biz henüz dünya turizm kentlerinden biri değiliz. Daha yolun başındayız. Hatta emekleme dönemindeyiz.

 

 

Bu sebepledir ki var olan ve diğerlerinin gelmesine de vesile olacak turistleri elimizde tutmak için turizm kentlerinde gerçekleştirilen ‘Esnaf-turist çalıştayı’ Gaziantep’te de gerçekleştirilebilir. Meslek odaları, tur operatörleri ve akademisyenlerin de katılımının sağlanmasıyla düzenlenecek bu çalıştayda sıkıntılar masaya yatırılabilir. Ziraaa turistler Gaziantep esnafından oldukça şikâyetçi.
Bunu ben söylemiyorum.

 

Bunu Gaziantep’e kültür turları düzenleyen, Uluslararası Avrupa Kalite Ödüllü, Türkiye merkezli önemli bir turizm acentesinin yetkilisi söylüyor.

 

35 milyon ziyaretçiyle dünyanın ilk 10 turizm merkezi arasında 6. sırada bulunan ülkemizin 2023 yılı için hedeflediği 50 milyar dolarlık turizm gelirinden pay almak istiyorsak şikâyetlere kulak vermemiz ve gerekli tedbirleri almamız şart.
 

 

Neden Gaziantep’te Turizm Tanıtım Bürosu yok?

Tarihi ve kültürel eserlerimiz nerede? Nereler ziyaret edilir? Nerelerde ne yenilir ne içilir? Valilik, postaneler, bankalar nerelerdedir? Yabancı olsun olmasın bu kente dışarıdan gelenler bu şehir hakkında bilgi almak için nereye gidecek? Gaziantep’in yanı başındaki Kahramanmaraş kent merkezinde bile varken ‘Turizm kenti’ olması hedeflenen Gaziantep’in merkezi bir noktasında neden turizm enformasyon bürosu yok. Biri bize bunun cevabını vermeli.
 

 

Son sözüm de Suriye cengâverlerine

Suriye cengâverleri dediysem kimse ‘Toprağını terk etmemek uğruna vatanından ayrılmayan Suriyelileri’ kastettiğimi sanmasın. Benin sözüm Suriye ile ilgili gerçeği görmezden gelenlere, Gaziantep’i yolgeçen hanına çevirmelerine rağmen hala pembe gözlükle dolaşanlara, ‘Onların yerinde olsanız siz nasıl hissedersiniz’ gibi Suriyelilerden çok mağdur edebiyatı yapanlara…
Bizi hiçbir zaman bir başka ülke ve vatandaşıyla kıyaslamayın kardeşim. Zira bizler kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla, hastasıyla topyekün mücadelenin destansı hikâyelerini yazan bir neslin evlatlarıyız. Üzüm hoşafı ve buğday çorbası ile kurtuluş mücadelesi veren, bir an bile olsun toprağını terk etmeyi düşünmeyen bir neslin torunlarıyız.

 

Siz tüm gerçekleri görmezden gelmeye, tüm sorunları halının altına süpürmeye devam edebilirsiniz. Ancak bizim de üç maymunu oynamamızı beklemeyin.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz