Av. Elif Süeda Özdemir

Av. Elif Süeda Özdemir

TOPLUMSAL VİCDAN: ADALET

Adalet… Madem düzen onunla başladı yazımız da onunla başlamalı. Sadece haklı olanın değil haksız olanın da muhtaç olduğu adalet… Toplumun en küçük halkası olan ailede dahi tüm taşları yerine koyan adalet… Devletler yıkan, devletler kuran adalet… Önemini kavrayamadığımız adalet…

Her ne kadar adalete en çok mazlumların ihtiyacı olduğunu savunsak da bizim toplumumuz için maalesef tam aksi geçerlidir. Adalete en çok ihtiyacı olanlar elinde güç barındıranlardır. Çünkü bu olguya en çok zarar veren ve güçlüyken, kazanıyorken onun varlığını tamamen unutan onlardır. Entelektüel referansları (!) ile istedikleri her şeye sahip olabilenlerdir.

Adalet denilen olgunun yerini çoğu zaman bir tanıdık, eş dost doldurabilir. Tüm bunları yaparken akıllarına gelmeyen adalet devran döndüğü an yana yakıla aradıkları suları olur ekmekleri olur özgürlükleri olur. Kendilerini onu daha önce hiç duymamakla savunurlar nerdeyse. Adalet adına nutuklar çekilir sonra. Saygı duruşlarına geçilir, gücü elinde tutanlara cepheler alınır. Birden kul hakkından, cennet cehennemden bahsedilmeye başlanır.

İşte böyle sahici adalet inancı olmayanlar, biz avukatlara geldikleri zaman ilk bahsettikleri de adil yollarla hak aramak değil referans konuşturmak olur. Çoğu zaman olması gerekeni beğenmeyip kendi tanıdıklarını araya koymayı teklif ederler. Gün olup devran tekrar döndüğünde ise terk ettikleri eski sevgilileri misali adı dahi anılmaz. Er ya da geç ulaşıldığı an tüm anlamını tekrar yitirecektir sadık sevgilileri.

Sanırım “ adalet mülkün temelidir “ yazarken mahkeme duvarlarında yargı heyetlerinin arkasında, mülk kelimesinin yanlış yorumlanması nedeniyle halkımız adaletin mahiyetini öğrenememiştir. Sanırız ki mülkten kasıt kendi paralarımız varlıklarımızdır. Bu nedenle sadece onlara halel geldiğinde sarılırız adalete. Oysa mülk vatandır, devlettir.

Türkiye, "2017 Hukukun Üstünlüğü Endeksi"nde (Rule of Law), iki sıra daha gerileyerek 113 ülke arasında 101'inci sırada yer aldı. Ülkelerin bulundukları coğrafi bölgelere göre kategorize edildiği endekste Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya grubundaki 13 ülke arasında sonuncu sırada yer alırken, orta üst gelir grubundaki 36 ülke arasında ise sadece Venezuela'nın önünde kendine yer bulabildi. Türkiye aynı endekste 2014'te 59, 2015'te 80, 2016'da 99'uncu sırada bulunuyordu.

Devletin temel yapı taşı olan adaleti sağlayamamamızdan kaynaklı yaşanan güncel sorunlara değinmek gerekir bu noktada. Son zamanlarda yargıda yaşanan hukuksuzluklar sanık, mağdur ve yargılayan kişilerin sahici adalet inancına sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Kökleri çürümüş ağaçların nasıl meyveleri bozuk olursa aynı öyle de eğitim, sağlık ve ekonomi bozulmaya yüz tutmaktadır. Gün be gün eriyen adalet ve hukuk inancının hem faili hem mağduru olmaktan kendimizi kurtaramıyoruz maalesef.

Sevgili okur, demem o ki adaleti sağlayacak olanlar da ona muhtaç olanlar da biziz. Ve vicdanımızı kendimize birer polis hükmüne getirerek bu kutsal olguya vefalı davranmalı, onun dokunulmazlığını kabul etmeli, çocuklarımız, çalıştığımız kişiler ve dahi yönettiğimiz kişilere kadar adil davranarak en temel vatandaşlık görevimizi yerine getirmeli ve gün olup zulme uğradığımızda adaletin korunaklı kapısına sığınacak yüzümüzün kalmasını sağlamamız gerekmektedir.

Yorumlar (2)

+ Yorum Yaz