Çetin PEKMEZCİ

Çetin PEKMEZCİ

TEK-TEK

Ünlü şarkıcı İbrahim Talıses, başlığımdaki şarkıya hayat veren kişidir. Kendisine acil şifalar diliyorum. Gaziantepspor Ziraat Türkiye Kupası’nda Rizespor’a 3-2 mağlup olarak, kurulduğu tarihten, bugüne katıldığı Kupa Elemelerinde ilk turdan elenerek, en erken elenme rekorunu kırdı. Bu maçta sergilenen futbol bizleri memnun etmemişti. Bir takım yenilir. Ama mücadele ederek. O zaman herkes size saygı duyar. Buna rağmen, ligde takımın yaşadığı sıkıntılı günler göz önüne alındığında, Kupadan elenmenin hayırlı olduğunu düşünüyorum.
Gelelim yeniden lige. Rize maçından sonra şehrimize gelmeyerek kamp yaparak KAYSERİ maçına hazırlanan Gaziantepspor, Pazartesi akşamı saat 20.00’de Kayserispor önünde iyi bir mücadele örneği verdi. Halis Özkahya’nın yönettiği maçta her iki takım da galibiyeti hedefleyerek oyuna başladılar. Ev sahibi takım maçın ilk dakikaların da baskılı gibi göründü. Ancak vızır vızır uçan fakat bal yapmayan arılar gibiydiler. Abdullah hoca Muhammet ve Cenk'i birlikte oynatarak, rakip defansı yıpratmayı düşünmüş olması doğru bir tercihti. Ancak, esame listesine yazılacak kadar sağlıklı olan POPOV'UN teknik alana hapis edilmiş olması affedilemez bir hataydı... İlk 30 dakikadan sonra Gaziantepspor oyunun tüm kontrollerini eline aldı. Sefa ve Biseswar iyi kontrol edildi. Rakibi hücuma çıkartmamayı başardık. Tam ilk devre bitecek denirken, kaptırdığımız top, kontratağa dönüştü. Takımın en iyisi olarak nitelenen defansın bel kemiği olarak söylenen Dany'in kademe hatasına Şenol ve Elyasa da eşlik edince ceza sahası içinde topla buluşan ve KARCE ile karşı karşıya kalan Gökhan'a topu ağlara göndermek kalmıştı. O da en iyi bildiği bu işi yaptı. Topu ağlara yolladı.1-0 Soyunma odasına bu golün etkisiyle girdik.
İkinci devreye yenik başlamamıza rağmen, moralimiz bozulmadı. Takıma ikinci devre katılan SAPARA'NIN beklenenden çok daha kısa bir zamanda takıma uyum sağlamış olması, Gaziantepspor’un orta alandaki sıkıntısını kısa sürede giderdi. Takımın rakip sahaya çabuk gitmesini kolaylaştırdı. Sapara’nın sert şutunun kalecide kalması şansızlıktı. Kendini hala Galatasarayla oynadığı maçta zanneden Muhammet ve yeni yerini yadırgayan Şenol, isabetli bir tespitle oyundan alındı. Yerlerine Popov ve Orhan konuldu. Bu doğru ve isabetli değişim anında meyvesini verdi. Popov'un getirdiği topu Cenk kaleye gönderdi. Topun gönlü olmadı. Kafasıyla itiraz eden Elyasa yükselip kafayı vurdu. Skoru dengeledi. Zaten ilk yarım saatten sonra oyunu kontrol eden takımımız daha iyi oynadı. Sosa’nın, rakibinden sıyrılıp ağlara gönderdiği topu, son anda defans çizgiden çıkartarak, mutlak golü önledi. Arkasından sahanın en iyilerinden Biseswar'ın sakatlanıp yerini Okay'a bırakması Abdullah hocanın ve takımın işini kolaylaştırdı. Karşılaşmanın 60.dakikasından 75.dakikasına kadar inanılmaz bir Gaziantepspor üstünlüğüne tanık olduk. Fakat, skoru lehimize değiştirecek golü bulamadık. 75 ve 85 dakikalar arası klasik alışkanlığımız olan geri yaslanma hastalığının virüsü sahaya döndü. Allahtan bu virüsten çabuk kurtulduk. Oyunun, kontrolünü elimize aldık. Verilen uzatma dakikaları dahil iyi oynadık. Sonuçta kazanabileceğimiz bir maçta sahada 2 puan bıraktık. Ama sonraki maçlar için ümitlendik. Fenerbahçe maçındaki ilk devre, Kayseri maçındaki iyi oynadığımız bölümleri kalan maçlara taşıyabilirsek, kötü başladığımız bu sezonu sıkıntıya düşmeden bitirme şansımız olacaktır. Bunun en kolay test edileceği karşılaşma ise, bu Cuma akşamı saat 20.00’de oynayacağımız Mersin İdmanyurdu maçıdır. Rakibimiz üç hafta üst üste mağlup oluyor. Puanı iyi ama mağlubiyetin vermiş olduğu sıkıntıları ve baskıyı yaşıyor. Bu maçı kazanmamız halinde takımımız ileriye daha güvenli adımlarla ilerleyecektir. Bu açıdan bakıldığında Kayseri deplasmanında atılan golün, alınan tek puanın önemi büyüktür.
Gelelim Büyükşehir’e: Türkiye Kupası’nda Beşiktaşla eşleşen temsilcimiz İstanbul’da Beşiktaş’ı, kendi seyircisi önünde silkeledi. Ama yıkamadı. 2-1 yenilerek, kupadan elendi. Bu elenmenin de takımımız için hayırlı olduğu kanaatindeyim. İlk devrenin son maçında Karşıyaka’yı ağırladık. Pazar akşamı saat 16.00 başlayan maça, futboldan çok ağır hava şartları damgasını vurdu. Gün boyu süren yağış maçın oynandığı dakikalarda sele dönüştü. Bakımdan yoksun Kamil Ocak Stadyumu’nun drenaj kanalları suyu tahliye etmedi.Zemin üzerinde toplanan su birikintilerini tahliye için, stad görevlilerinin dışında, takımın yetkililerinden ve Belediyenin imkanlarından yararlanılmamış olması, kafalarımızda soru işareti olarak kaldı. En azından Gaski Tesislerindeki görevli personelden, sahada biriken suyun tahliyesi için yararlanılabirdi... Sevgili Ünsal Başkan su tarlasında ne kadar futbol oynanırsa, her iki takımda o kadar futbol oynadılar. Fizik güç ön plana çıktı. Büyükşehir’in oturmuş, standart ve hazır bir kadrosu var. Kapasitesi belli. Konuk takım ara transferde takımını güçlendirmiş olarak karşımıza geldi. Gol atanın kazanacağı bir maçtı. Ayağa top oynamayı çok iyi bilen takımımız, sahadan etkilendi. Sadece Serdar'la bir pozisyon buldu. Konuk ekip de Özgürcan ve Erhan ile pozisyon buldu. Her iki takımda eline geçirdiği pozisyonları değerlendiremeyince, kazanan olmadı. Bu ağır sahada, özveri ile mücadele eden iki takım oyuncularını da kutluyorum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz