Çetin PEKMEZCİ

Çetin PEKMEZCİ

TEBEŞİRİN İZİ YOK

24 Kasım Perşembe. Bugün Öğretmenler Günü. Tüm Öğretmenlerin, Öğretmenler Günü’nü kutluyorum. Gönlümüz bugünlerde meslek adına güzel konular yazmak ister. Ancak çok iyimser olmak mümkün değil. İlke olarak Öğretmenler Günü’nün belirlenmesi ve kutlanma şekli, demokrasi anlayışı ile bağdaşmaz.

Bu gün öğretmenleri ve eğitimcileri cendere gibi ezen 12 Eylül yöneticileri tarafından ilan edilerek, kutlanmaya başlanmıştır. Buradan hareketle her meslek grubu kendi açılarından kutlama günü ilan ettiler. Her mesleğin bir kutlama günü oldu.

Gelelim asıl konuya. Her mesleğin kendine özgü zorluk ve hassasiyetleri vardır. Bu açıdan bakarsak her meslek kutsaldır, saygıdeğerdir. Devletlerin temek hükümlülükleri arasında sağlık, eğitim, adalet ve savunma işlemleri öncül değerlerdir. Ülkemizde ise savunma talebi, üzerinde yaşadığımız coğrafya bahane edilerek savunma talebine öncelik kazandırılmıştır. Bunu devamlı ve sürekli hale getirmek için de bizzat devleti yönetenlerin saldığı komünizm korkusu ve propagandası, savunma ve ulus devlet anlayışını ön planda sürekli kalmasını sağlamıştır. Böylelikle askerlik ve polislik mesleği tüm mesleklerin önüne geçmiş konumdadır. Ne acıdır ki polis devleti olma yolunda ilerliyoruz. Birinci sınıf polis müdürlerimiz, İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen kararnamelerle illerimize vali olarak atanmaktadırlar. Son kararnameyi hatırlayınız... Polis müdürlerimiz vali olmaktadır. Diğer bir deyimle illerimizin valileri, polis müdürleridir. Hangi demokratik ülkede böyle bir anlayış olur? Hal böyle olunca da subay ve astsubay yetiştiren okullar, Polis Meslek Yüksek okulları, Adalet Meslek Liseleri ve Adalet Yüksek Okulları Cumhuriyet tarihimiz boyunca hiç kapanmamıştır. Ellerinde silah ve keskin yargı kalemi olan meslek grupları ülkemizin yönetilmesinde öncelikli söz sahipleridirler.

Osmanlıdan, Cumhuriyete geçiş sonrasında ülkemiz insanlarının çağdaş, muasır medeniyet seviyesinde yetiştirilmesi için, öğretmen hazırlamak üzere Köy Enstitüleri kurulmuştur. Bu okullardan yetişen öğretmenlerimiz, yurdun dört bir yanındaki köylere dağılarak Cumhuriyetin kalkınmasını köylerden başlatmış, insanlarımızın meslek edinmelerini sağlamıştır. Bu kaliteli ve istihdamı artıran, insanlara iş imkânı sağlayan eğitim sistemimiz öncelikle çağdaşlaşmamızı isteyen batı ülkelerine, yurt içerisinde de kominizim korkusunu salarak kendilerini öne çıkaranlara ve yobazlara batmıştır. Ülkemizin gelişmesini ve aydınlanmasını istemeyenlerle işbirlikçileri Erzurum-Hasaoğlan Köy Enstitüsünde çıkartılan ve fısıltı gazetesiyle yapılan propaganda ile 1954 de kapatılarak, ülkemizin önü kesilmiştir. 1960 müdahalesi akabinde geçen bir fetret dönemi. Değişik bir anlayışla kurulan Yüksek Öğretmen okulları, Eğitim Enstitüleri. Bu okullardan yetişen, halen çalışan ve emekli öğretmenler. Bu güzelim okullarda 1965–1980 arasında yaşanan öğrenci olayları, sağ-sol çatışmalarının sebebi olarak görüldü. 68 kuşağı olarak nitelenen olaylar zinciri sonrasında ilan edilen 12 Eylül Harekâtı bu güzelim öğretmen yetiştiren okulları da tedavülden kaldırdı.
O günden, bugüne Fen-Edebiyat ve Eğitim Fakültelerinden öğretmen yetiştirilmektedir. Dünyamız ve ülkemiz hızla gelişirken eğitim sistemimiz, beklenen hamleyi yapamadı. Sağlık alanında yapılan hamleler eğitime yansımadı. Eğitimin kalitesi için çevrenizde bulduğunuz insanlarla deney yapınız.1950, 1960, 1970’li yıllarda ilk, orta, lise ve üniversiteden mezun olanlarla 1990, 2000 ve 2010 yılları mezunları arasındaki farkları gözlemleyiniz. ATATÜRK'ün hedef gösterdiği ‘Muallimler yeni nesil sizin eserinizdir. Cumhuriyet; fikri hür vicdanı hür nesiller ister" söylemini ülke olarak hayata geçirebil miyiz?

Bugün öğretmenler günü. Kutlasak da, kutlamasak da ne acıdır ki ne çalışan ne de bu ülkeye adam gibi adam yetiştirmeye çalışan öğretmenlerin kıymeti ve değeri yoktur. Canım öğretmenim diyenlere kanmayınız. Belinizde silah, şarjörünüzde mermi, kılıç gibi hükmeden kaleminiz yok. Kireç taşından mamul TEBEŞİRİN NE SİYAH NE DE YEŞİL TAHTA'ya yazdıklarınızın dışında izi yok. Ne acıdır ki bugün bizler için çok İLTİFAT EDEN SİYASİLERİN DE EĞİTİMDE YÜZÜ YOK. Söyler misiniz 12 Haziran Seçimleri yapıldı. Hangi partimizin öğretmen milletvekili adayı vardı? Buna karşın paşalar ve emniyet müdürlerimiz adaydı...
İyi 24 Kasımlar TÜRKİYEM...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz