A. Eray ÜNVER

A. Eray ÜNVER

TC GALATASARAY - TC FENERBAHÇE

Yıl 1989.

Yeşil sahalarda Tanju, Rıdvan, Feyyaz’ın yıldızlaştığı dönemler.

O zamanlar gollerden sonra muhabirler saha içine girip futbolculardan yorum alıyorlar.

Maçların yayınlandığı tek adres var TRT 1.

Zaten başka yayınlanacak kanal da yok.

Tribünde rakip taraftarlar maçları beraber izliyor.

İşte o yıl bir Türk takımı Avrupa’da boy göstermeye başladı.

Efsane teknik direktör Mustafa Denizli önderliğinde Galatasaray, Neuchatel Xamax ile çeyrek final için karşılaşıyor.

İlk maçı ev sahibi ekip  Neuchatel Xamax 3-0 kazanıyor.

Rövanşta o zamana kadar Türk futbol tarihinde görülmeyen bir sonuç ortaya çıkıyor.

Tanju ve Uğur’un yıldızlaştığı maçta Galatasaray 5-0 kazanarak, Türk Futbol Tarihine adını şanlı harflerle yazdırıyor. 3. ya da 4. golden sonra kameranın önüne gelen yumruk hala gözlerimin önünden gitmez.

Rüzgarı arkasına alan bu takım daha sonra yarı finale çıkmak için monaco ile karşılaşıp Prekazi’nin 40 metreden attığı golle adını bir üst tura yazdırdı.

Ben işte o gün babamın bana söylediği ‘Avrupa maçlarında takım tutulmaz, Avrupa’da oynayan her takım senin takımındır.’ lafını hiç unutmadım.

Bir Fenerbahçe taraftarı olarak re re re ra ra ra Galatasaray Galatasaray cimbombom tezahuratını il defa o zaman dillendirdim.

İlk defa 9 yaşında araba ile gece tura çıktım.

O maçlardan sırasında öyle bir kenetlenme vardı ki anlatmak mümkün değil.

Aradan yıllar geçti.

İşin içine para, reyting girince bir sürü spor programı türedi.

Ömer Çavuşoğlu, Osman Tanburacı gibi isimler spor yorumculuğa yapmaya başladılar.

Çirkin rekabet o zaman başladı.

Avrupa maçlarında rakip formaları giymeler, tribünden elin gavuruna başarı mesajları.

Öyle bir zamanlar oldu ki Türkiye’nin en milliyetçi şehri diye kendini tanıtan Trabzon’da milli takım futbolcuları yuhalandı.

Avrupa Şampiyonasında içimizde İrlandalılar türedi.

Renklere tahammülümüz kalmadı.

Milli takım maçlarında ay yıldızlı bayrak yerine takım atkıları sallanır oldu.

Şenol Güneş Trabzonlu diye sevilmedi, Ersun Yanal Galatasaraylı bir oyuncuyu oynatmadı diye istifası istendi.

Bir grup taraftar ne yaptıysa karşı grup daha fazlası ile karşılık verdi.

Oysa kulüplerin Avrupa maçlarından sonra, Avrupa’da çıkan her gazete başlığı Türkleri yendik, Türklere yenildik olarak çıkmaya devam etti.

Facebookta isminin başına TC koyan şahıslar yabancı takımlarla oynanan ve göğsünde Türk bayrağı olan bizim takımlarımızı yuhaladılar.

İçimizdeki Fransız Pascal Nouma kadar olamamamız ne yazık.

Türk Milli takımının çok kötü olduğu bir dönemde takımların çeyrek finale kadar yükselmesi İngilizlere, İtalyanlara dert olacağına bize oldu.

Kendi başarımızdan çok rakip Türk takımının başarısızlığını istedik.

Real 3 gol attı biz 6 kere sevindik.

Uefa 2 maç seyircisiz oynama cezası verdi. Biz 3 maça çıkaralım diye meşale attık.

Tüm Dünyada Müslüman ülkeler bizim takımları desteklerken biz İspanyolları tuttuk.

Profesyonelce yapılan, daha doğrusu işin içine para giren spor bizi bu hale düşürdü.

Bize de kavgası sürtüşmesi kaldı.

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz