Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

Taze bardağın suyu

Çalkantılı geçen bir Bülent Uygun istifasının arkasından, futbol zekasına şapka çıkardığımız ama cebinde diploması olmayan bir Sergen Yalçın dönemine yelken açtık...
"Diploma bir kağıt parçası" şeklinde lanse edilse bile Sergen Yalçın’ın medyadaki ağırlığı bu sözleri unutturdu maç öncesi.
Maça ilgi umulandan fazla, beklenti ondan da fazlaydı. Zira haftalardır kaybedilen puanlar, yönetim istifa sesleri , lig deki durumumuz bu beklentiyi "ayyuka "çıkarıyordu.
Futbolcu kardeşlerim maşallah cin gibiler, daha düne kadar taraftarı alkışla protesto edip, soyunma odasında "head&shoulders" la duş alarak ve de saçlarını ahenkle dans ettirerek "para yoksa futbolda yok" mesajını bilmem ne marka akıllı telefonlarından sahalara yansıtıyorlardı.
Dün çıkıp takır takır top oynadılar ne hikmetse...
Sergen Yalçın’ın elinde tabi ki Alaattinin sihirli lambası yok ve bir hafta da elinde sihirli lambası olsa bile o lambayı ovalayıp cini çıkarıp dilek dileyecek zamanı yoktu..
Elazığ maçını Sergen Yalçın varlığında o "cin" gibi futbolcular aldı ve verdikleri mesaj çok netti " istersek oynarız"...
Onlarda haklı futbol zemini kaygan, her an herkes kayabiliyor işte...
Şimdi iş bundan sonra başlıyor, önümüzdeki tünelin ucu hala karanlık.
Gençler deplasman, Trabzon içeri, Erciyes deplasman, Eskişehir içeri ve Bursa diye devam ediyor ligin ilk yarısının geri kalanı...
Şehir kulübe sahip çıksın deniyor ya sahip çıkıyor işte ,taraftar tribünleri neredeyse doldurmuştu asıl burada söylenmesi gereken şehrin para babaları şehrin ağa babaları kulübe sahip çıksın...!
Ee adamlara bakıyorsun onlarda haklı neden çıksın???
Almadan vermek Allah'a mahsus...
Şimdi Sergen Yalçın’ın medyadaki vizyonu ile reklam kısmını hallettik bir tek geriye para, dayanışma,kulübün iç huzuru, şehirle takım arasındaki iletişim, yerel medya ve takım ve yönetim arasındaki kenetlenme ve benzeri 8-10 konu daha kaldı onları da halledersek valla bizi kimse durduramaz..!
Adamın biri yolda giderken bakmış ki yerde parıl parıl bir "at nalı" sağa sola bakmış kimse yok in cin top oynuyor almış "at nalını" atmış heybeye sevine sevine köydeki evine gelmiş. Hanımı bakmış adam çok mutlu,hayırdır demiş kocasına , Kocası sevine sevine nalı çıkarmış cebinden ve göstermiş hanımına, hanım bakmış bakmış anlam verememiş iyi de adam bizim atımız yok ki demiş , adam dile gelmiş eeee haklısın haklı olmasına da bir at ile 3 nal daha bulursak bu iş tamam değil midir demiş ???
Sizce tamam mıdır ?
Yoksa "taze bardağın suyu soğuk mudur" ? Yorum sizin...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz