Ahmet YETİM

Ahmet YETİM

TARIM TEVKİFAT ORANI %5 OLDU


Bilindiği üzere tarımsal faaliyette bulunan sigortalıların sattıkları ürün bedelleri üzerinden prim borçlarına mahsuben tevkifatçı kuruluşlar tarafından kesinti yapılmaktadır. Bu konu ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanunun Primlerin Ödenmesi başlıklı 88 inci maddesinin 10 uncu fıkrasında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim borçlarını, sattıkları ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek şartıyla %1 ila %5 oranları arasında olmak üzere kesinti yapılmak suretiyle tahsil etmeye Kurum yetkilidir” hükmüne yer verilmiştir.

Yine 12.05.2010 tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin “Sigorta Primlerinin Ödenme Süresi ve Erken Ödeme” başlıklı 108 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise “Kurum, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim borçlarını, diğer tahsilat yolları dışında, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek kaydıyla %5 oranında kesinti yaptırmak suretiyle tahsil eder. Kurum bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tebliğ ile belirler.” hükmü bulunmaktadır.

Aynı Yönetmeliğin “2926 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 8 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise “Bu Yönetmeliğin 108 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre, tarımsal ürün bedellerinden yapılacak tevkifata ilişkin düzenleme yapılıncaya kadar, 26.03.1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4 Seri Nolu Uygulama Tebliğinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerine göre işlem yapılır.” denmek sureti ile de bu tebliğin Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin halen yürürlükte olduğu belirtilmektedir.

Söz konusu 4 Seri No’lu Uygulama Tebliğinde ise tevkifatçı kuruluşların, çiftçilerden satın aldıkları ürün bedelleri karşılığında 01.04.1994 tarihinden itibaren yapacakları ödemelerde, çiftçilerin prim borçlarına mahsuben %1 oranında tevkifat yapacakları öngörülmüştür.

Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında, tevkifat yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişilerin, tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden prim borçlarına mahsuben %5 oranında tevkifat yapmaları gerekmektedir. Dolayısıyla tarım tevkifat uygulaması bundan sonra bu esaslar doğrultusunda yerine getirileceğinden tevkifat yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kişilerin yapacağı alımlarda tevkifat oranını %5 olarak uygulamaları mevzuat gereğidir.

Bununla birlikte 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olanların sattıkları ürün bedellerinden gerçek veya tüzel kişilerce yapılan tevkifat tutarlarının ürün satın alınması esnasında ürünü satan kişilerin öncelikle bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olup olmadığının ve prim borcu bulunup bulunmadığının elektronik ortamda sorgulanabilmesi ve tevkifat tutarlarının sigortalıların prim hesaplarına on-line olarak alınmasına yönelik bilgisayar programı Kurumumuz tarafından hazırlanmaktadır. En kısa zamanda çalışmalar bitirilip kullanıcılara açılacak ve sistem daha sağlıklı işleyecektir.



İLİMİZDEKİ KADIN İSTİHDAMI

Çalışma hayatında kadınların çok fazla yer aldığını görmemiz mümkün değildir. Bunun çok çeşitli nedenleri bulunmakla birlikte ilimiz açısından en önemli sebebini toplum yapımızın oluşturduğunu söyleyebiliriz. Zira hala toplumumuzda kadının çalışmasının hoş karşılanmadığı, ailesi tarafından izin verilmediği gözlemlenmektedir. İlimizdeki kayıtlı istihdam verileri çerçevesinde 2012 yılı Ocak ayında çalışan 209.067 kişi olan SSK’lıların yani 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamında sigortalı kişilerin cinsiyete göre dağılımına baktığımızda aşağıda belirtilen tablo ile karşılaşmaktayız.

Cinsiyete göre çalışanların dağılımı

Yıl ve Ay Erkek Sayısı(4/a) Kadın Sayısı(4/a) Erkek Oranı(%) Kadın Oranı(%)
2012/Ocak 179.506 29.561 86 14

Bu tablodan ilimizde çalışan SSK’lı kadınların toplam çalışanların %14’nü oluşturduğu görülmektedir. Erkek çalışanların oranı ise %86 düzeyindedir. Oysa ülkemizdeki SSK’lı olarak çalışan kadınların oranının %24, erkeklerin oranının ise %76 olduğu bilinmektedir. Bu rakamlar ilimizdeki kadın istihdamı oranının Türkiye ortalamasının çok altında olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum hemen hemen her ekonomik veri de Türkiye ortalamasının çok çok üzerinde olan ilimiz açısından düşündürücüdür.

İlimizdeki kadın istihdamının arttırılması için işverenlerimize ve toplumumuza büyük görevler düşmektedir. Kadın istihdamı konusunda da en kısa zamanda ülkemiz ortalamalarının üzerine çıkacağımıza olan inancım tamdır.

SORULAR VE CEVAPLAR

Soru-1)Bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; benim 3 yıllık Bağ-Kur borcum var. Vergi kaydım devam ediyor ama primlerimi ödeyemiyorum sürekli borcum artıyor. Acaba 5 yıl sonra bu borcum silinir mi, yoksa ödemem mi lazım.

Cevap-1)30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın “Kendi adına ve hesabına çalışanların sigortalılıklarının durdurulmasına ilişkin hükümler” başlıklı geçici 17 nci maddesinde aynen “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.”
denilmektedir. Dolayısıyla 30.04.2008 tarihi itibariyle geriye dönük 5 yılı yani 60 ayı aşan prim borcu bulunan Bağ-Kur’lular ile Tarım Bağ-Kur’luların bu borçları silinmiştir. Ancak bundan sonra her beş yılda bir prim borcu silinmesi diye bir şey söz konusu değildir. Bu itibarla Bağ-Kur ve Tarım Bağ-Kur sigortalısı olan kişilerin borçlarını mutlaka ödemeleri gerekmektedir. Bu borçlarda Kurumumuzun diğer prim alacakları gibi takip edilecek ve 6183 sayılı yasaya göre takipleri yapılacaktır.

Soru-2)Mehmet YATMAZ isimli bir okurumuzun sorusu şu şekilde; benim sigortam var yıl başında başlayan genel sağlık sigortasına başvurmam gerekir mi, 8 ve 14 yaşlarında iki çocuğum ile hanımım var bunlar için bir şey yapmalımıyım.

Cevap-2)Herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi bulunan işçi(4/a), esnaf(4/b), memur(4/c) olanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık
yardımlarının, daha önce olduğu gibi 5510 sayılı kanun kapsamında karşılanmasına aynen devam edilmektedir. Yani; işçi, memur veya esnaf olarak çalışan zorunlu sigortalılar ve emekliler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler için herhangi bir değişiklik bulunmamaktadır. Dolayısıyla sizin, eşinizin ve hak sahipliği statüsü devam eden çocuklarınızın herhangi bir işlem yapmanıza gerek bulunmamaktadır.

Soru-3)Ayşe ŞAHİN isimli bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; Ahmet bey ben yeşil kartlıyım yeşil kartım 01.07.2012 tarihinde bitecek yeni çıkan kanuna göre ne yapmalıyım, hasta biriyim hastaneye halen gidiyorum bir sorun olur mu?

Cevap-3)Bilindiği üzere 01.01.2012 tarihi itibariyle genel sağlık sigortası yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla herkes bir şekilde Sosyal Güvenlik Kurumunun kapsamına alınmıştır. 01.01.2012 tarihinden önce 3816 sayılı Kanuna göre yeşil kart sahibi olan ve bu tarihten sonra da vizesi devam edenler, genel sağlık sigortası kapsamında sağlık yardımlarından yararlanmaya vize süresi dolana kadar devam edeceklerdir. Vize süresinin dolduğu tarihten itibaren de en geç bir ay içinde gelir testi yapılması için ikametlerinin bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına (SYDV) başvurmaları gerekmektedir. Yapılan gelir testi sonucuna göre aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar, yeşil kartlı (Kanunun 60/c-1 alt bendi kapsamında) gibi primi devlet tarafından karşılanarak sağlık hizmetlerinden faydalandırılacaklardır. Bundan dolayı sizinde 01.07.2012 tarihine kadar herhangi bir şey yapmanıza gerek yoktur. Bu tarihten itibaren bir ay içinde vakfa başvurup gelir testi yaptırmanız gerekmektedir.

Köşemde bulunan e-mail adresim aracılığı ile bana sosyal güvenlikle ilgili soru(ne zaman emekli olurum, askerlik ve doğum borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, hizmet birleştirme v.s.)ve sorunlarınızı iletebilirsiniz. Bu sorularınızı izleyen haftalardaki yazılarımda cevaplayacağım.


Herkesin sosyal güvenliğinin olduğu bir dünya dileği ile……


Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz