Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Tahammülsüzlük

Önceki gün Gaziantep’te yol verme kavgasında yine bıçaklar konuşmuş!

Kalyon Kavşağı’nda iki genç birbirini bıçaklamış.
Bir istatistiğe göre de en fazla cinayet trafikte işleniyormuş.
“Vay be” diyorsunuz;

 

 

Hiç mesele yokken ortada, insanlar birbirini yaralıyor, birbirini öldürüyor.

 

Bir de Ramazan ayındayız.
“Ramazan hoşgörü ayı” deriz.
Ve sorsanız hepimiz hoşgörülüyüz.
Tabii yaşayana, yaşamaya çalışana.
Hoşgörü her zaman lazım da,
Bizim hoşgörümüz biraz dilimizde mi acaba!

 

Sanki bir canavar içimizde fırsat kolluyor.
Özellikle trafikte bu canavarı kontrol edemiyoruz.
Yol vermedin, önüme kırdın…

 

Ve sonrası “sen kimsin” ile başlayıp nasıl biteceği belli olmayan bir cinnet hali…
Bazen hepimizin sabrı zorlanıyor biliyorum.
Tadınızı kaçıracak atraksiyonlar olabiliyor.

 

Siz yine de sabırlı olun, karşınızdakini kendiniz gibi bilmeyin.
Karşınızdaki insanın kaybedecek bir şeyleri olmayabilir.
Pire için yorgan yakabilir.

 

Alkollü müdür, bunalımda mıdır, vesaire…
Tabii bu işin normalin dışında gelişen boyutu.
Esas anlatmak istediğim ise normal akış içerisindeki tahammülsüzlük.
Öyle bir tahammülsüzlük var ki.

 

Eğitimlisi eğitimsizi bir türlü sabredemiyoruz.
Trafikte herkes gergin.
İşe yetişecek adam da gergin, pikniğe giden adam da.

 

Bu acele, bu yarış niye!
Hele ki iftar vakitlerinde.
Oruç tutmak, sabretmek değil mi aslında.
Ne bu telaş, sinir harbi!

 

Beş dakika geç git, beş dakika geç iftar yap.
Ne olacak, saatlerce bekledin.


Halbuki en güzel dakikalardasın, keyfini çıkar, bırak karşındaki yanlış yapsın, sen doğru olanı yap, örnek ol…

 

Yalnız Ramazan’da da değil her zaman tahammüllü ol.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz