Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

SUYA BAK SEN!

Eskiden kebapçılara, dürümcülere gittiğinde önüne bir sürahi su ve bir tabak dolusu bardak

koyarlardı.
Kebabın ya da dürümün gelene kadar yarısını içerdin.
Suyun bitince de ‘Dayı hele bir sürahi daha getir’ derdin.
Bir kuruş para da almazlardı.
Şimdi de dürümcülere ve kebapçılara gidiyoruz.
Yine önümüze ilk gelen su oluyor.
Ama bu sefer en ufağından şişe suyu.
Bir yudumda bitiyor.
Hadi yüreğin varsa ‘Dayı bir şişe daha getir’ de.
Diyemezsin!
Çünkü o küçücük suyun fiyatı 5 lira.
İstesen de istemesen de önüne koyuyorlar.
Hatta kasaya gittiğinde ‘Ben suyu içmedim’ demezsen hesaba ekleniyor bile.
Eskiden sürahiyle koyarlardı.
Yani o şişe su ederdi.
O da şimdiki gibi ücretlendirilse 50 liraya gelir.
O suyu getiren dayılar mı değişti?
Yoksa biz mi vicdansız bir toplum olduk?
Esnaf esnaflığını unuttu.
Kebapçı ve dürümcüler bir acayip olmuş.
Bir çoğumuzun ortak derdi, nasıl daha fazla kazıklarım olmuş.
250 mL suyu 5 liraya satanlara ne denilebilir ki?
Hem de sen içsen de içmesen de geçiriyorlar hesaba.

Hadi et pahalı dedin, kebap fiyatlarını uçurdun.
Fıstık pahalı dedin baklava fiyatlarını uçurdun.
Bir liralık suyu 5 liraya satmak da nedir?
Cevabı basit aslında.
İnsanlığımızı kaybediyoruz.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz