Esin KORKUTAN

Esin KORKUTAN

Suriyeli olmak

Bazen çok kızar, tepki gösteririz. ‘Nereden geldi bunlar? Başımıza bela oldular?” diye serzenişlerde bulunuruz.

Bazen de çok üzülürüz.‘Yazık günah. Vatanlarını, yakınlarını bırakıp gelmek zorunda kaldılar’ diye empati yaparız.
Evet, Suriyeli sığınmacılardan bahsediyorum.

Kızsak da, üzülsek de, hayatımızın bir parçası oldular. Sokaklarda, AVM’lerde, çarşıda, apartmanımızda.Her yerde karşımızdalar. Tabi ki, zararları oldu.

Ekonomik ve kültürel anlamda fedakarlık etmek zorunda kaldık.Ev kiralarımız yükseldi, parklarımızı işgal ettiler, trafikte yoğunlaşmaya sebep oldular.

Zaman zaman suçlara karıştılar. Maddi-manevi etkilediler. Bazı bölgelerde geceleri dışarı çıkamaz olduk.

BOMBALAR YAĞDI MI?

Kısacası hayatımızı zorlaştırdılar. Keşke, imkân olsa da ülkelerine geri dönseler. Ama işe bir de insani boyutundan bakmak lazım.
Şimdi ben ‘Suriyeliler gitsin’ diyenlere sesleniyorum; Sizin çocuklarınızın üzerine bombalar yağdı mı?Ananız-babanız, kardeşleriniz, amcalarınız veya dayılarınız kurşuna dizildi mi?

Eviniz barkınız yerle bir edildi mi?
Kadınlarınız tecavüzlere maruz kaldı mı?

Gözünüzün önünde ülkeniz paramparça edildi mi?

DAYANILMASI GÜÇ ACILAR YAŞADILAR

Maalesef, ülkemize kaçarak bize sığınan Suriyeli sığınmacıların tamamına yakını bu acıları yaşadılar.Gerçekten inanılmaz ve dayanılması çok güç acılar.

Bu kadar acıyı yaşayıp ayakta kalmak dahi büyük güç ve kudret ister.

Bir de biz vurmayalım bu insanlara. Ayrıca kim ister, kendi Vatan topraklarını bırakıp kaçmayı. Yıllarca kamplarda, hiç tanımadıkları bir ülkede yaşam mücadelesi vermeyi.

Siz isterse içini altından döşeyin ve her türlü imkânı sunun. O konteynırlarda yaşamak büyük ızdırap.

Ayrıca Vatan gibisi var mı?Gidin sokakta 100 tane Suriyeli çevirin ve sorun. Ülkenize gitmek ister misiniz diye.Emin olun ki yüzde 90’ı biz döneceğiz der. Zaten kalmaya çok niyetleri yok. Biraz duygudaşlık yapalım lütfen. Bazen kızıyoruz, Suriyeli erkekler gidip savaşsınlar ülkelerinde diye. Haklıyız da.

YAŞAMA HAKLARINI ELLERİNDEN ALAMAYIZ

Ama bir de şöyle düşünün;Birkaç tana küçük çocuğunuz var. Genç kız kardeşiniz var.Onları hiç bilmediğiniz başka bir ülkeye tek göndermeyi göze alabilir misiniz?

Sakın yanlış anlaşılmasın.Ben 500 bin Suriyeli sığınmacıyı ağırlayan Gaziantep’te yaşayan birisiyim. Suriyelilerin verdiği zararları en fazla hissedenlerdenim.En çok ben istiyorum, ülkelerine geri dönmelerini. Ama bu şekilde değil.

O insanları ölüme yollayacak kadar gaddar olamam.

Ülkelerinde savaş bitsin, barış ortamı sağlansın.İşte o zaman en başta gidin artık diyeceklerdenim.Ama bırakın şimdi kalsınlar.

Yaşama haklarını ellerinden almayalım.Çoluk çocuğun vebaline girmeyelim.

Bir gün aynı duruma düşme ihtimalimizi göz önünde bulunduralım.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz