Emre GÜVEN

Emre GÜVEN

SURİYE DEVLET BAŞKANININ ADI NEDİR?

"Beşar ESAD"- "Beşar ESED"- "Beşşar ESAD"- " Beşer ESAD"- "Beşar ESET"- "Beşar ESSET"- "Beşar ESAT"- "Bessar ESED"-"Beşşar ESAD"-"Beşer ESET" 10 isim saydınız. İsterseniz daha da sayabilirsiniz. Farklı gruplardan farklı haber kaynaklarını değerlendirirsek ortaya bu tablo çıkıyor. Neden? Çünkü, bilip bilmeden, teyit etmeden, işimize ne geliyorsa onu sallıyoruz da ondan. Arkadaş, basın ne demek? Evrensen doğruyu bastırıp, kimilerinin uydurduğu doğruyu basmak mı demek. Menfaate ne uyuyorsa, vatanın, milletin değil o da bir birini kollayan, koruyan ailelerin dünyevi çıkarlarına "ben" dediklerine ne uyuyorsa onu basmak mı demek.
Beşer; yarım, ham. İnsanoğlu olarak adlandırılsa da malesef insan değil aday, hakikatinin farkında değil insan olmaya aday. İnsan olabilir her an, Allah izin verir ise.
Esat; çok mutlu, mesut. Dilimizdeki anlamları bunlar. Ne etiket yapıştırırsanız yapıştırın. Evet, esat ailesi çok mutluydu. Bu resimde gördüğünüz insanların bazı yüzler gülerken bazı yüzlerin ağlamasını istemesine inanabiliyor musunuz? Bu sebepten biz bize insan desek de malesef hala beşer'iz.

Suriye'de anlaşılan durum şudur; yönetimi, gücü ve sözü kim kendinde sınırlandırıyorsa hakikatinden sapmış, saptırılmış, sapıtmış durumda. Neden? Çünkü geride, hala silah kullanıp eskiden babalarının, dayılarının yaptığını yapmaya devam etmek istiyor yada onu öyle yaptırıyor gösteriliyor da ondan. Halepçe katliamında soluduğu havayla insanları içten, yürekten başlayan bir yanmayla öldürenler, bugün Türkiye'ye göç etmek, canını kurtarmak isteyen insanlara kurşun atıyorlar. Aynı insanlar. Bunlara Şii, Sunni, Arap, Suriyeli, Kürt, Türk, Iraklı, İranlı etiketini yapıştıramıyoruz. Çünkü doğruyu bilmiyoruz. Bilemiyoruz diyelim. Bir önemi de yok etiketinin ne olduğunun aslında. Ne olursa olsun arkadaş, bir takım insan, hakikatini inkar etmiş ve sapıtmış. Hakikat çağrısı yapılmalı. Hakikat hatırlatılmalı. Öldürmemeli, öldürülmemeli.
Ayırım ve bölücülük algısı Hafız Esad'tan önce de vardı tabi. Hafız Esad ailesi belirlenmişti ve bunun için eğitilmişti. O, eşi, oğulları, akrabaları ve gelinleri Esma Esad. Esma Esad kimdir. Beşar Esad'ın ingiliz "Kraliçeler Okulu - Queen's College " mezunu eşi Esma Akhras.



Dolaşın bilgi havuzunun içinde bunlar çıkıyor karşınıza.
"Modern duruşu ve yenilikçi dünya görüşü ile Suriye'nin First Lady'sinin tek amacı Orta Doğu'nun kültür ışığı olmak ve bölgeye barışı getirmek."

"Yabancı basının kendisini 'çölde açan gül' olarak adlandırdığı Esma Esad, dikta rejiminin gölgesinde uyuyan bölge halkını uyandırmak istedi." Uyandırdı da, sonra akrabaları uyanan o insanları öldürdü ve öldürmeye devam ediyor. "Esma Esad uyandıramadı" algılandı. Oysa Esma Esad üzerine aldığı vazifeyi layıkıyla yerine getirmiş miydi acaba.

"1975 yılında Londra'da dünyaya geldi. Suriyeli kardiolog bir babanın ve diplomat bir annenin kızı olan Esma, Queen's College'ı bitirdi. Üniversitede bilgisayar bölümü okuyan Esma Esad, daha sonra bankacılığa geçiş yaptı. 2000 yılında JP Morgan Bankası'nda büyük bir antlaşmayı tamamlayıp Harvard Üniversitesi'nde MBA yapmaya hazırlanırken, Suriye'den bir aile dostlarının oğlu ile görüşmeye başladı; Hafız Esad'ın küçük oğlu, Beşar Esad. Aslında Beşar Esad ve Esma Akhras birbirlerini çocukluktan beri tanıyorlardı. Ama Beşar, 1994'te ağabeyinin bir trafik kazasında vefat etmesiyle, Londra'daki göz doktorluğu eğitimini yarım bırakarak ülkesine dönmüştü."

"İşinde çok ciddi olan Esma Akhras, Beşar Esad'la görüşmeye başladığında büyük bir sorumluluğun altına girdiğinin farkındaydı ve ilişkilerini gizli tutabilmek için çok titiz davrandı. Artık sık aralıklarla aldığı izinler ve Suriye ziyaretleri çok artmıştı. Türlü bahaneler yaratan Akhras, en sonunda gizli bir düğünle Beşar Esad'la evlendi."

"Londra'da büyümüş ve eğitim almış olması sebebiyle Batı kültürünü benimsemiş bir kadın Esma Esad. İngiltere'de kadının toplumdaki yerinin verdiği bilinçle büyüdüğü için de kendine güvenen, güçlü bir duruşu var. Tüm bu özellikler bir araya geldiğinde bu günün güçlü First Lady'si ortaya çıkıyor. Suriye'de yürüttüğü sivil toplum örgütü projeleriyle bir ülkenin gelişebilmesi için taze ve bilinçli bir toplum yaratılması gerektiğine inanan Esma Esad; ülkesinde 18 yaşın altında yaklaşık 6 milyon genç olduğunu ve bu gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiğini düşündüğünden 2005'te Massar'ı kurdu. Ülke genelinde açılan merkezlerde, 5 yaşından 21 yaşına kadar tüm gençlerin vatandaşlık sorumlulukları hakkında bilinçlendirilmesi sağlandı. Ayrıca 2005'ten bu yana Massar Mobil Takımı sayesinde bu merkezlere gidemeyen 200.000 gence ulaşıldı. Massar'ın yanı sıra, gençlerin yetenekleri doğrultusunda eğitim görmeleri ve iş bulmaları için çalışan FIRDOS ve SHABAB gibi sivil toplum örgütlerinin de en büyük destekçisi Esma Esad oldu. Ülkede çıkan son ayaklanmalarda Beşar Esad'ın uyguladığı sert politikalara karşı olduğu düşünülen Esma Esad'ın, çocuklarını da alarak Londra'ya yerleştiği iddia ediliyor."
İşte böyle bir etiket ve günümüz Suriye hali. Neye niyet neye kısmet.
Bir de şu etiketlerin fiilleri çok önemli; Rıfat Esad, geçmişte yaşanan katliamların sorumlusu gösteriliyor.
Mahir Esad, günümüzde yaşanan katliamların sorumlusu gösteriliyor.
Beşar Esad bugün çevresinin tutsağı anlaşılan. Çünkü adam memleketten kaçıp kurtulmak istiyor ancak çıkamıyor. Çıkarsa da dünyanın her neresine giderse gitsin tutuklanarak dört duvara mahkum edilecek, bugün Suriye'de olduğu gibi. Daha dün eşi Esma hanım kendisini bırakarak kaçmaya kalkıyor. O da kaçamıyor, kurtulamıyor artık. Kimi ailelerce kurban mı veriliyor ne. Ölümler yaşanıyor ve daha fazla ölümlerin yaşanması mı arzulanıyor ne. Bilmiyorum soruyorum, sorguluyorum. Düşünüyorum, düşündürmek istiyorum. Düşünmeyi ve dile gelmeyi talep ediyorum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz