Asım GÜZEL

Asım GÜZEL

SU KENDİ YOLUNU BULUR AMA...

Kurgulamakla olmuyor bazı işler, ne denli kurgulasanız da su kendi yolunu buluyor ama, ne dersiniz, hep doğru yol mudur suyun kendiliğinden bulduğu yol?.. 

Elbette değil; doğru mecralara akıtmak için yönlendirmelerimiz olmasa, belki bu denli yaralanamayacağız suyun akışından. 

Bilgimizi, birikimimizi, becerimizi doğru biçimde ortaya koyabildiğimiz ölçüde baş edebiliyoruz, “yok oluş” sürecini taşıma yönünde akan su ile insan olarak… 

O halde subjektif değer yargılarımızı bir yana koyarak, bilimin öncülüğünde objektif verilere dayalı olarak yönlendirmemiz ve de yönetmemiz gerekmez mi yaşamı?...

Bir türlü beceremiyoruz bunu, işte Dünya’nın hali ortada… “Kavga”, hep bir adım önde gidiyor. Sanki “var oluşu” değil, “yok oluşu” paylaşmanın peşinde insanlar.

Ünlü düşünür Hegel’in yaşamı tanımlamak üzere ortaya koyduğu, çelişkilerin birliğine dayalı diyalektik düşünce kavramı bile neredeyse iflas etmek üzere.

Bir türlü tez ve antitezin çatışmasından yeni sentezler ortaya çıkamıyor günümüzde. Karşıt iki düşüncenin çatışmasından Dünyayı rahatlatacak yeni bir düzen çıkmıyor işte…

Tersine, sömürüye dayalı, en az tüketebileceği kadarını bile üretemeyen sömüremediğine, yaşam hakkı tanımayan anlayışlar kök salmaya devam ediyor.

Yaşamın her alanında, ekonomiden bireysel insan ilişkilerine değin her alanda, sömürü düzeni tüm kurum ve kuralları ile meşrulaşmış durumda. 

Bu tür bir “meşruiyet”e karşı durabilecek herhangi bir güç, herhangi bir düşünce yok gibi neredeyse… 

Bu gidişle Hegel’in diyalektiği “az sömürenler” le “çok sömürenler” in çelişkisi biçimine dönüşecek her halde… 

Evet, su kendi yolunu buluyor; buluyor ama, doğru yol mudur acaba bulduğu yol?..

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz