Çetin PEKMEZCİ

Çetin PEKMEZCİ

STRES YÖNETİMİ

Geçen hafta Cumartesi günü saat 16.00’da, Manisa 19 Mayıs Stadyumu’nda Süper Lig’in en kritik maçı Manisaspor ile Gaziantepspor arasında oynandı. Maç öncesi her iki takımda 29 puanla ligin 15. ve 16. sıralarını paylaşıyorlardı. Kayıp edenin lige veda edebileceği bir karşılaşmaydı. Hal böyle olunca atmosferin ne derece büyük olduğunu sizler düşünün. Olmak yada olmamak.Şhakesper'in deyimiyle ( "to be, or not tobe")

Olay bu noktaya gelince, Teknik adamların, Futbolcuların, Taraftarların elleri ayakları titrer. Sinirler gerilir. Hal böyle olunca da sinirlerine hakim olanın kazanacağı bir karşılaşma oldu. Cüneyt ÇAKIR, düdüğü çaldığında, her iki takımda öncelikle yenilmemeyi hedefleyerek sahadaki yerlerini aldılar.

Sezon başından beri yapmış olduğum bir tespit vardı. Gaziantepspor geçirdiği badireler, yaşadığı olaylar, Hürriyet, Ceylan, Wagner ve nihayetinde Olcan'ın transferlerine rağmen iyi futbolculara sahip bir takımdır. Ancak takım olamamıştır. Neden mi? İlk beş hafta Tolunay hoca. Muhammet'ten yararlanmadı. Sahaya çift forvetle çıkmadı. Abdullah hoca, kendinden önceki Tolunay hocayı taklit etti.4-5-1 de ısrar edip, tek forvetle yola devam etti. İstanbul da oynanan Galatasaray maçı hariç, sonuç alamadı. Başında olduğu maçlara da çift forvete dönemedi. İstanbul da Beşiktaş karşısında galip iken, maçı vermesi, kendini geri dönülmeyecek noktaya getirdi. Görevini Hikmet Karaman’a devir etti.

Hikmet hocam bu sezon itibarıyla Süper Ligi tam 24 hafta yorumladı. Televizyonlardan dersler verdi. Eğitimde dersi bilmek ile uygulamak farklıdır. Sahaya inmek ve uygulamaları hayata geçirmek önemlidir. Bu bağlamda hocamız ağır şartların yanında, ağır hava koşullarında takımın başına geldi. Kondisyon eksiği olan takımla yeterince çalışma imkanı bulamadan Sivasla oynanan maçla takımın başına geçti. Maç sonrası dediği gibi "Apar topar geldik. Apar topar yendik" üç puanla tanıştık. Arkasından gelen Gençlerbirliği ve Galatasaray yenilgileri Gaziantepspor’u kritik eşiğe getirdi. Tecrübeli hoca Ordu maçı öncesi takımı Antalya’ya götürdü. Hazırlıklar orada yapıldı. Evimizde Ordu maçını kazandık. Antalya da Manisa maçına hazırlandık.

Günlük hayatımızın bir parçası olan araçlarda DUBLEKS lastikler kullanılır. Amaç teker patladığında, lastiğin havası inmeden, en yakın lastikçiye ulaşmaktır. Bu lastikler üzerine, patlak patlak gitmediğiniz müddetçe, asla ve asla sahibini yolda bırakmaz. Buradan hareketle

Hikmet hoca, Manisa’da oynadığımız maçın telafisi olmadığını biliyordu. Elinde de uzun mesafeleri rahatlıkla alacak iki süper dubleks lastiği, yani CENK VE MUHAMMET’İ   kullandı. Cenk'i başlangıçta kenar  da görevlendirmiş gibi görünse de neticede bu iki ARI YAN YANA GELDİLER.... Böylelikle Manisa defansının balansını bozarak  oyunun kontrolünün Gaziantepspor’a geçmesini sağladılar. Sapara’nın üretkenliğine, Yasin, Elyasa, Binya, kısmen de Bekir ayak uydurunca, ayaklardaki titremeler gitti. Gaziantepspor takım oldu. Mekanik bir makina gibi üretken oldu.

Savaşlarda komutanların, Yeşil sahalarda teknik adamların yapacağı hamlelerin olayların sonucunu belirler. Kritik maça ilk hamleyi Ümit hoca yaptı. Pitbul’un yerine Vuciçeviçle ikinci yarıya başladı. 61 de Hikmet hoca, Bekir-Turgut değişimiyle cevap verdi. Ümit hoca 68. dakikada orta sahasını tamamen boşaltan hamleyi yapıp MURAT ERDOGAN’I-MAKAKULA ile değişti. Bu değişiklik Hikmet hocanın işini kolaylaştırdı. İkinci yarının ilk onbeşi oynanırken Sapara’nın ceza atışına iyi yükselen MUHAMMET, kafayla çok şık bir gol attı.1-0  öne geçtik. Kenarda Ümit hoca içerde takımı dağıldı. Son bir hamle ile İSAC'LA-KAHE'Yİ değiştiren Manisa takımı, ilerde çoğaldı. Ama kaptırılan toplar kontratağa dönüştü. Kahe ve Diksın'ın atakları geçiştiren Gaziantepspor, Sapara ile gelişen kontratakta, Turgut Doğan, rakibinden sıyrılıp, CENK'E çıkarttı. CENK, topu ağlara yuvarladı. 2-0 öne geçtik. Bu gol çalışılmış bir goldü. (Fener-Sivas maçından Sov-Aleks) Bu maçın kazanılmasıyla final maçlarından birini kazanmış olduk. Teşekkürler Hikmet hocam. Ayaklarınıza, yüreklerinize sağlık futbolcu kardeşlerim. Sizi hep böyle görmek istiyoruz.

Bank Asya Temsilcimiz, Ligin 23. haftasında Sakarya deplasmanındaydı. Rakibin ligdeki konumu belli. Temsilcimiz ise Play Off'u hedefliyor. Maçın başlarında Recep’in KIRMIZI KART ile oyun dışı olması Bünyamin hocanın oyun planlarını bozdu. On kişi oynayan takımımız rakibine sahayı dar etti. Ancak aradığı golü bulamadı. Maçın en ilginç olayı ise uzatma dakikalarında yaşandı. Son dakika da gelişen atağımızda Mithat Yaşar, kaleci Harun ile karşı karşıya kaldı. Harun topu elleriyle kontrolüne aldı. Bu esnada Mithat, Harun’un yüzünü okşadı. Bu SARI KARTLIK bir hareketti. Arkasından Harun hata yaptı. Elleriyle kontrole aldığı topu bırakıp, Mithat’a tokat attı. Hakem oyunu durdurmadığı için Harun topu ellerinden bıraktığında, futbolcularımızdan biri uyanık olup topu kalleye vursa, gol olurdu. Harun un harekatı Ceza alanı içinde olduğu için topun harekatına dahi bakılmaksızın KIRMIZI KART VE PENALTI İDİ.

Başta Bünyamin hocam olmak üzere hiç bir B.Şehirli bu eylemden doğan haksızlığın üzerine gitmedi. Penaltımızı ve kırmızı kartı talep etmedi. Özgüç Türkalp de her iki oyuncuya birer SARI KART göstererek oyunu bitirdi. Takımızı yönetenler, yasalara saygılı olarak, takımın hakkını korumakla yükümlüdürler. Bunun için maaş alıyorlar... Takımımıza sahip çıkalım.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz