Çetin PEKMEZCİ

Çetin PEKMEZCİ

SPORUN YÖNETİMLERE KATKISI

Sporun toplumların birlikte yaşamasında en önemli unsur, Din ve anadildir. Buradan hareketle Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk 1929 yılında yapmış olduğu bir söylemde, bu konuya vurgu yaparak, Sovyetler Birliği’nde yaşayan dini bir, anadili bir olan vatandaşlarımızdan oluşan devletlerin olduğu, Türkiye’nin bu devletlere sahip çıkabilmesi için sürekli hazır olunmasını istemiştir. Atamızın, bu söylemi 1990 yılında Sovyetlerin dağılma sürecinde hayata geçmiştir. Rahmetli Özal, Sovyetlerdeki Türk devletlerine sahip çıkarak, bağımsız birer devlet olmalarını sağlamıştır. Din ve Dil birliği bugünde bu devletlerle ilişkimizin sürmesini sağlamaktadır.
Türkiye 1984 yılından, bugüne ayrılıkçı terör ve terör örgütüyle mücadele etmektedir. Bu uğurda kırk bine yakın güvenlik güçlerini şehit verdik. Sakat kalan Gazilerimiz oldu. Halen bu konuyla ilgili olarak çözüm aranmaktadır.
İnsan beden ve ruhunu geliştirmek için yapılan bedensel hareketlerin bütünü olan spor da ülkelerin birliğine çimento olan bir olgudur. Özellikle tüm toplumların en popüler olarak sevdiği spor futboldur. Amatöründen, profesyoneline futbol, ülkemiz dahil, tüm ülkelerde birleştirici, asgari müştereklerde buluşulduğu bir harekettir.
Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri bitiminde ülkede en çok konuşulan konu futboldur. Ülkemizi yönetenler yada yönetmeye talip olanlar, din ve dilin birleştiriciliğinin yanına futbolun da birleştiriciliğini eklemeyi düşünmelidirler. Bu bağlamda özellikle terörün yaşandığı Güneydoğu ve Doğu anadolu bölgelerimizde Süper Ligde mücadele eden takımların olmasıdır. Ama şartlar ve yaşananlar bu bölge takımlarının Süper Ligde olmasına imkan vermemektedir.
Rahmetli Gaffur Okan'dan sonra Diyarbakır Spor, bir türlü kendini toparlayamamıştır.
Süper Ligde yapılan karşılaşmalar sırasında çıkan istenmeyen olaylar sonrası Futbol Federasyonu takımlara SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZALARI VERMEKTEDİR. Ülkemizde daha barışçıl bir ortam sağlanabilmesi için ülkemizi yönetenler, takımlara verilen bu seyircisiz oynama cezalarını FIRSATA dönüştürmelidirler. Nasıl mı.
Seyircisiz oynama cezası yerine, iç saha için verilen bu saha ceza maçlarını, sırasıyla DİYARBAKIR ve VAN illerine kaydırılarak, bu il ve bölgedeki futbol severlerin Türkiye Süper Ligi takımlarından en az ikisinin çıplak gözle takibinin sağlanmasıdır. Yani cezalandırılan takımların maçlarının Diyarbakır ve Van da oynanması sağlanmalıdır.
Bunu hayata geçirmek hiç de zor değil. Eğer bunu hayata geçirebilirsek, bu illerdeki vatandaşlarımızı spora ve futbola yöneltmiş oluruz. Terörden uzaklaşırlar.
Futbolun birleştiriciliği hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Eğer başarı sağlanırsa ki sağlanır. Hem ülkemiz kazanır, hem de ülke futbolu kazanır.
Denemeye değmez mi. Değer. Kaybımız olur mu. Olmaz. Kazanırsak da ,ülkemiz kazanmış olur. Deneyelim. Görelim.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz