Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

SPEAK .. ER!

Ziraat Türkiye kupası maçı için yayıncı kuruluşun kanal numarasını tıklayarak ekranın başındaki yerimizi aldık.

 

Gaziantepsporumuz yedek bir kadro ile Trabzon ise yüzde 70 as kadro sayılabilecek bir kadro ile sahadaki yerini almıştı. Trabzonlular cezalı olduğundan tribün boş, bizim tarafta ise bir elin parmağından bir fazla yani 6 taraftar vardı.

 

Buraya kadar her şey çok doğal değil mi? Ama  görünmeyen başka bir felaket vardı. Yayıncı kuruluşun spikeri AYKUT İNCE.

 

Bir maçı anlatırken Potansiyel taraftara şirin görünmek açısından büyük takımın yanında olunması  18 senemi verdiğim spor yazarlığı süresi içinde çok sık karşılaştığım bir durumdu zaten.

 

Ancak ;

 

 

Gaziantepspor gibi ülkenin en önemli şehirlerinden birinin takımına, hele hele çeyrek asırdan fazla süper ligde olan bir takıma karşı özellikle ilk 45 dakika da adı sanı bilinmemiş  yabancı bir takım muamelesi yapıldığını ilk kez gördüm.

 

Aynen şöyle bir anlatım yapıldı, hani maçın kayıtlı olduğunu ve yeniden izlenebileceğini de düşünerek ve bu da anlatacaklarımı doğrulayacağından çok rahat yazıyorum.

 

İsmail haktan odabaşının milli kaleci onur kıvrağa bir hagi, messi edasında attığı gol için “ şansız bir gol” ,“ilginç bir gol”, “tesadüfi bir gol benzeri yakıştırması yapması ile afallayıp kalmamızla başladı her şey.  sonra kulağımızı verdik maç’a.  Ardından çalan telefonlar sosyal medya da spiker kardeşimize veryansınla devam etti mevzu. ama o  Trabzonluları över anlatıma devam etti . orta sahayı 3 -5 metre geçen marko marinin ortasını penaltı gibi anlatmasını mı dersiniz, futbolculara “yumlu”, “ekici” ,”haktan” şeklinde sanki asker arkadaşı muamele yapmasını mı söylersiniz, Trabzon hocasının sadece eli ile yaptığı itiraza “sadi Tekelioğlu çıldırdı” demesini mi ? yoksa Trabzonlu futbolcuya yapılan faullerde sanki hakemmişçesine “ooooo çok sert “ bize yapılan faullerde ise sanki hiç bir şey yok imasını mı ?   kanaatimce Trabzonun 2 ci golüne Sadi Tekelioğlu inanın onun kadar sevinmemiştir diye düşünüyorum. hele hele Google gibi bir digital anskilopedi önünüzdeyken  31 yaşındaki kalecimiz bora sevime genç bora demesi gerçekten bizi ne desek boş şeklinde serzenişe itti.

 

Sosyal medyadaki hesabına “skor spikeri değil spor spikeri “ diyen bir meslektaşımıza bu davranışlarının yakışmadığını söylemek istiyorum. Birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız olduğu şu günlerde tüm takımlara eşit davranmak sorumluluk örneğidir. En az 20 telefon geldi bu spiker iddia mı oynamış diye. Tabi ki yasal bir oyunu oynamanın bir yasağı yok ama taraf tutarken bile tarafsız kalmayı öğrettiler bize 18 sene önce bu işe başlarken.

 

Sevgili Aykut kardeşim GAZİANTEP taraftarına bir özür borcun var belki sen farkında değildin ama biz farkındaydık. Ne kurumsallığından zerre şüphe etmediğim ve çok değerli yöneticilerini tanıdığım Ahaber’i ne de kendini zan altında bırakma bundan sonra.

 


Ve burasının bu ülkenin kahramanlık timsali olduğunu ,Türkiyenin ana atardamarlarından biri olduğunu, en önemlisi de centilmenlerin ve beyefendilerin şehri olduğunu bir kez daha hatırlatarak son vermek istiyorum konuya.burası GAZİANTEP şehri. Senin anlatımındaki gibi antep değil sadece.
Biz o GAZİlik ünvanını kahvede pişpirik oynarken almadık. o ünvanı bu ülkeyi savunarak ve BÜYÜK şahsiyet GAZİ MUSTAFA KEMAL in ellerinden ADAŞ’ı olmak şerefine nail olarak aldık.

 


Bilmem anlatabilmiyormuyum????????

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz