Çetin PEKMEZCİ

Çetin PEKMEZCİ

Sonuçları Tercihler Belirler

Bülent Uygun ve ekibinin Gaziantepspor’un başına geçmesiyle başlayan olumlu değişimin Antalya da devam edeceği ümit ve beklentisi ile Antalya'ya gittim. Şehrin nadide semtlerini  Bülent Ayata  ile birlikte gezdikten sonra, Üniversite Kampüsü içindeki stadın yolunu tuttuk. Stada girip maç saatini beklemeye başladık. Maç öncesi Antalya Spor ve yönetiminin kendi taraftarları tarafından yoğun bir tezahürat  ile istifaya davet edilmesi bizi umutlandırmıştı. Puan yada üç puanın alırız düşüncesi ile yerimizi aldık.

Eseme listesini elime aldım. Takımın oyun düzenini yerleştirdim. Hocamızın Bursa maçındaki kadrodan, döndüğüne tanık oldum. Yılların deneyimli oyuncusu ve takım kaptanımız Serdar, sağ kanattan çekilmişti. Taşkın ilk kez ilk on birde sahaya sürülmüştü. İleri de Cenk ve gölgesinde Sernas. Arkalarında Haris. Sol kanatta Şenol önünde Oktay. Defans ta Kejo-Kemal ve ön liberoda Bekir-Serdar

Bursa'ya sahayı dar eden takıma, balans ayarı yapılmıştı. Ama bu balans ayarı daha ilk maçta tutmadı.

Şenol, cezalı duruma düştüğü günden bu maça, yakalamış olduğu performansı kayıp etmişti. Savunması iyi olmayan Oktay'ın veremediği katkı, bu kanadımızı oyunun başında zaafa uğrattı. Nitekim ilk golü de ikinci dakikada bu kanattan yedik. Bu golden sonra sırasıyla Cenk, Sernas ve Haris ilk on beş dakikada mutlak üç pozisyonu kaçırdılar. Bekir ile birlikte görev yapan Serdar, skoru eşitledi. Oyunun kontrolünü tam elimize alırken, Kejo, Kasımpaşa maçında yaptığını tekrarladı. Sırtı kaleye dönük Uğur'u ceza alanında iterek penaltıya sebep oldu. Tita'nın kullandığı penaltıyı, kaleci kurtardı. Dönen topu Tita, ağlara yollarken, defansımız rıhtımdan kalkan gemiyi uğurlarmış gibi el sallıyordu. İlk devreyi 2-1 yenik kapattık.

İkinci yarıya Cenk-Koumehama ve Haris-Abdorezak değişimi ile başladık.

Rakip kaleye giderken kazandığımız ceza atışını doğru-dürüst beceremeyen Oktay'ın atışı, rakibe pas oldu. Taşkın'ın koridorunu iyi kullanan Tita, takımının üçüncü golünü attı.

Bu gole çok kısa zamanda Koumehama ile cevap verdik. Oyun 3-2. Skor tribünde bizi ümitlendirirken, kenarda Bülent hoca son hamlesini yapıp Oktay-Turgut değişimini yaptı. Bu esnada yardımcı hocamız, tribüne gönderilerek, penaltı sonrası ikinci ağır darbeyi de hakemden yedik.

Skoru eşitlemeyi düşünürken yediğimiz iki kontrataktan yediğimiz 4 ve 5. golleri bir amatör futbol takımı dahi yemezdi. Ümit ile gittiğimiz yollardan, hüsran ile dönmek nasibimiz olmuştu.

Oyunun başında, Bülent Uygun hocamızın yaptığı tercihler ve futbolcularımızın içerisinde bulunduğumuz durumun sorumluluğunda olamamalarına, Hakem Süleyman Abay  da yardımcı olunca, Gaziantepspor, tarihi boyunca Antalya'dan yemediği golleri kalesinde gördü. Bu unutulmayacak bir yüz karasıdır.

Gelelim yanlışlara, Bursa maçındaki kadro bozulmamalıydı. Bursa takımına verilmeyen pozisyonlar takımı rehavete sokmuş. Serdar'ın sağ kanatta oynatılmayıp, liberoya kaydırılması, Şenol'un, önünde Oktay'a görev verilmesi, Haris'in Cenk ve Sernas'ın arkasında serbest oynatılması beklentilere cevap vermekten uzak kaldı. Bir hocanın elindeki futbolcuların kapasitesini ve yeteneklerini nasıl ve nerede kullanabileceğini bilmesi çok önemlidir. Haris, Bursa maçında da ayni hataları yaptı. Koumehama en fazla 30 dakika kapasiteli bir futbolcu. Bu açıdan bakıldığında, kale çizgisinden topu ağlara yuvarlayamayan Cenk'in, oyundan alınması bana göre çok erken verilmiş bir karardı. Gelelim en önemli olaya. Futbolcu, kulübün kendine olan sorumluluğunu yerine getirmesini istemesi en doğal hakkıdır. Tüm futbolcularımız, özelikle de: İvan-Kejoçeviç, Oktay, Turgut, Sernas, Şenol ve diğerleri bu takımın küme düşme hattında. Sorumsuz davranmaya hakkınız yok. Şımarmaya hakkınız yok. Bursa maçı sonrası yaşanılan güzellikler bir anda bitti. Neden? Duyulmayan sorumluluk.

Kejo: Kasımpaşa maçında penaltı yaptı. Antalya maçında hiç yoktan yine penaltıya sebep oldu. Bu arkadaşımızın böyle bir lüksü var mı? Golleri yakalayıp, ağlara yollamayan futbolcularımız dahil tüm futbolcularımızın, sorumluluklarının gereğini yapmak zorundadırlar. Sonuç olarak dört büyüklerden bile, beş fark yemeyen Gaziantep Sporumuzu küçük düşürmeye ne Bülent Uygun'un nede yardımcılarının hakkı yoktur. Bu takım sizin ekmek kapınız. Lütfen sorumluluklarınızı yerine getiriniz.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz