Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

SOMUT DELİL…

Sedat Peker.

Usandık.

Sezgin Baran Korkmaz.

Bıktık.

Tosuncuk.

Hayret ve dehşetle izliyoruz.

Yahu etmeyin, eylemeyin, bu ülke Sülün Osman’ları unuttu.

Jet Fadıl’ları, Parsadan’ları, Banker Kastelli’leri ve ipini kparanların banker olduğu dönemleri, RezaZarraf’ları unuttu.

Hiç merak etmeyin, bunları da unutacaktır.

İktidardakiler, bunu bildikleri için sessiz kalıyorlar.

Tıkı çıkan var mı?

Oysa bal – börek içinde olmamız gereken bir cennet ülkede yaşıyoruz.

Güneşimiz var, denizimiz var, adam eksen adam yeşerecek verimli toprağımız var, değerini biliyor muyuz?

Ve dünyada olduğu gibi bir de virüs salgınımız var.

Her kafadan bir ses çıksa da yaşamını yitirenlerin sayısı resmen 50 bine dayandı.

Bu işlerle ilgili bakan, sıkılarak ikiye, üçe katlayın diyorsa ben ne diyebilirim?

Ah şu dış mihraklar…

X

İki doz Çin aşımızı yaptırmıştık.

Bir de baktık, yeni bir aşı çıktı.

Alman aşısı.

Bir kısım bilim insanı yaptırın diyor, bir kısmı gerek yok diyor.

Haliyle bizim de kafamız karışıyor.

Üçüncü doz aşıyı yaptıralım mı yaptırmayalım mı?

Bu üçüncü doz aşıyı bulan da üreten de bir Türk.

Çin min diyeceğimize, Almanya’da yaşayan bu Türk bilim insanıyla kontak kursaydık ya!

Kuramadık.

Baktık iyi gidiyor, hemen görüşmelere başladık.

Bilim insanlarının da kafası karışmış durumda, her biri ayrı telden çalıyor.

Şimdi ben, iki aşımı da olmuşken, bu üçüncü aşıyı yaptırmalı mıyım yaptırmamalı mıyım?

Somut bir yanıt yok.

Çok tuhaf bir toplum olduk.

Bilim insanıyla, politikacısıyla, sokaktaki adamıyla tuhaflaştık.

Bu tuhaflaşmamız nereye kadar sürer?

Belli değil.

Bunca sıkıntı içindeyken, bana göre tüm partiler seçim mevsimine girdiler.

Yani ne yapacağımızı şaşırdık.

Somut delil mi istiyorsunuz?

Yazıyı baştan başlayarak bir daha okuyun…

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz