Tülay SÖZERİ

Tülay SÖZERİ

Somali gerçeği

Şu an tüm Türkiye’de olduğu gibi Gaziantep’te Somali’de yaşanan insanlık trajedisine odaklanmış durumda. Yardımların, kampanyaların ardı arkası kesilmiyor. Kurum ve kuruluşlardan tutun da ,sokaktaki vatandaşa kadar herkesin seferberlik ilan etmesi gerçekten umut verici.

Ancak işin bir de başka bir yüzü var. Bu yüz, çoğumuzun bildiği ama değiştirmeye gücünün yetmediği, kendilerinin yarattığı bu felakete duyarsız kalan egemen güçlerin karanlık yüzüdür. Yeri geldiğinde bir anda dengeleri ters düz edebilen bu gücü , kimsenin kimseye merhamet etmediği bu düzeni şu anki bilinç düzeyimizle, anlamak, yaşananlara anlam vermek gerçekten çok güç.

21 yüzyıl dünyasında yaşanan bu dram, güç savaşlarına kurban edilen insanların varlığını görünür kılarak, olanların perde arkasını bir kez daha gözler önüne serdi. Son 60 yılın en kurak dönemini yaşayan Somali’de ölümle pençeleşen milyonlarca insanın, yıllardan beri ülkede süregelen devlet boşluğunun kurbanı olduğunu bilmeyen yok gibi.

Aynı coğrafyayı paylaştığı diğer ülkelerden daha içler acısı bir felaketle boğuşan Somali için herhangi bir sorumluluk hissetmeyen iç yönetimin izlediği politikalar, yönetimin batılı ülkelerin menfaatleri kollamasına yönelik girişimleri, bu facianın kuraklıktan öte bir siyaset sorunu olduğunu gösteriyor.

Somali’de devletin işler hale gelmesi, ekonominin düzeltilmesi, sağlık hizmetlerinden tarıma kadar her alanda yeniden yapılandırma çabaları özellikle uluslararası kuruluşlar aracılığıyla ve önderliğinde sürdürülse de, söz konusu kuruluşların Somali’nin yerel özelliklerini ve dokusunu doğru anlamadıklarından bölgeye yönelik tüm projeler tarım alanlarının yok edilmesi ve sağlık sektörünün özelleştirilmesiyle sonuçlandı.

Bu itibarla halkın hem tarım ürünlerine hem de sağlık hizmetlerine erişimi imkânsız hale geldi. Kendi üretimini yapma olanakları yok olan Somali halkı ise bir anlamda açlığa mahkûm edildi. 1980 yılı sonrası Dünya bankası ve IMF ‘in bu ülkeye uyguladığı politikalar, ülkenin en verimli tarımsal alanlarının tüccarlara devredilmesi felaketin diğer nedenleri arasında sayılabilir.

Bugün yardım ettiğimiz Somali’de olanlar ne bir Allah’ın hikmeti , ne de doğanın oyunudur. İnsan eliyle yaratılmış vahşetten başka bir değildir. Asıl vicdanı sızlaması gerekenlerin şu an olana bitene kayıtsız kalması , gelecek için hiç bir politika üretmemesi sorunların her geçen yıl biraz daha ağırlaşacağına işaret ediyor.

İhmalkarlık, sorumsuzluk ve çıkarlara hizmet üçgeni arasında kalan bu felaketin ne zaman ne şekilde sona ereceğini bu şartlarda kestirmek imkansız gibi görünüyor. Uluslararası yardım kuruluşları, Somali’nin yer altı kaynaklarını sömüren batılı ülkeler, iç yönetim,insani bir politika izlemediği sürece insanlar ölmeye devam edecek.

Ve bizler önümüzdeki yıllarda da ekranlara gelen kara gözlü çocuklara , çocuk mezarlarına , bir çocuğunu kurtarmak için diğer çocuğunu feda eden annelere, göçlere , ölüm kokan bu topraklara biraz daha alışacağız. O kara gözlü çocuklar aklımıza geldikçe çok suçlanacağız, çok utanacağız, yeri geldiğinde çok ağlayacağız ama bu felaketi eninde sonunda unutacağız.

Günün Sözü:Adaleti engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir, ama itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı.

Elie Wiesei


Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz