Güllü Tekin

Güllü Tekin

SOKAKTAKİ İNSANLIK

Selamlar Sevgili Okur, ilk buluşmaların yeri hep ayrıdır damağınızda bırakacağı tat, muhabbetin devamını belirler o zaman biz de başlayalım. Kimsenin kimseyi anlamadığı, daha ne anlama geldiğinin bile farkında olmadan  empatiden dem vurduğu bu hayatta gelin insanları anlamayı bir yana bırakalım, sokaktaki arkadaşlarımızı konuşalım.

Empati, karşımızdaki insanı anlamak değil mi ya dediğinizi duyar gibiyim ama değil işte  siz karşı  tarafın  yerine kendinizi koyduğunuzda    bu pek   bir işe yaramaz  önemli olan karşı tarafın ‘anlaşıldığını’ hissetmesi bu da öyle kolay değil. Daha uygun  bir zamanda empatiyi uzun  uzun konuşma sözünü vererek  sokaktaki insanlığımıza dönelim.

Şimdi diyeceksiniz ki bir hayvan anlaşıldığını nasıl hissetsin?  Hemen anlatayım. Yoğun ,sıkıcı, yorucu iş temposu içerisinde yetişmeniz gereken bir yer vardır: ev, okul, kafe…. Yağan yağmur sinirinizi yeterince bozmuş, şemsiyenizi unuttuğunuz için kendinize söve söve suç sıçratan arabalara şiirler okuya okuya gitmek istediğiniz noktaya ulaşmak tek amacınız olmuştur.

Ve bu gibi şeyler her gün yaşadığımız eşsiz anlardır(!). İşte o sırada ne büfenin kenarında kıvrılan köpeği ne parkta ıslanmamak için bankın altına saklanan kediyi ne de açlıktan ölmek üzere olan başka bir canlıyı  fark edersiniz. 

Açtır, üşüyordur ve oldukça kirlidir ama siz görmedikçe görebileceği daha kaç soğuk kalmış olabilir? Hayat akıp gitmekteyken artık bana zaman ayırmıyorsun diyenleriniz olmasına rağmen  siz durup da bir kediye bir  köpeğe mi yardım edeceksiniz.

Bence evet, çünkü  eğer vahşi doğada yaşamıyorsa sokaktaki canın çok da şansı yoktur. Adil olmayan şartlarda neyin hayat mücadelesinden bahsedebiliriz?

Yani diyorum ki  birileri zaten Freud’un (psikolojiden bir amca ) insan doğuştan kötüdür sözünü ispatlamak için sokaktaki arkadaşlarımıza,  akla gelmeyecek söylenip yazılamayacak şeyler yapıyor. Haberlerde, sosyal medyada  yeterince görüp küfür ediyoruz ve bir süreliğine iyi geliyor.

Ama nereye kadar?

Evimizin, işyerimizin, dükkanımızın, okulumuzun… önüne bir kap yemek koymazsak. Yağan yağmuru, havadaki soğuğu iliklerimizde hissedip  bir kedi/köpek evi almazsak, mama almayı düşünmezsek nereye kadar iyi gelebilir?

Evet sevgili okur canın küçüğü büyüğü olmaz ve insan en çok kendiyle konuşarak içindekini bulur. Haydi bakalım içinizdeki hayvan sevgisini bulmaya  diyelim.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz