Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

ŞİMDİ TREND JEOTERMAL

Son dönem yatırımlarına bakıldığında turizm sektörüne yöneliş olduğu bir gerçek.

Sanayicilerimiz artık üretimin dışında hizmet sektörüne, özellikle de turizm yatırımlarına da ağırlık vermeye başladı.

Yaklaşık bir hafta önce işletmelerimizden birindeyiz, sohbet esnasında sektörler, yatırımlar derken konu Gaziantep’teki yeni yapılan otellere geldi. Adeta açık artırma yapar gibi bir iki derken dokuz rakamına kadar ulaştık. Düşünebiliyor musunuz, halihazırda inşaatı devam eden ve yakın zamanda hizmet vermeye başlayan o an için sayabildiğimiz dokuz yeni otel. Ha bu otellerin çoğu da İpekyolu üzerinde ve sektör içerisinden değil, sanayici işadamlarımızın yatırımları…

Bu yatırımların dışında duayen bir işadamımızın ilerleyen süreçte gerçekleştirmeyi planladığı bir de termal tesis projesi var.

Kim olduğunu tahmin ettiniz zannediyorum. Proje aslında devam eden bir yatırımın yine devamı niteliğinde. Dora Enerji santralleri ile Türkiye’de ilk defa özel sektör girişimiyle jeotermal sudan enerji üreten ve bu suyun sıcaklığı ile sera üretimi yapan MB Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Balat şimdi de termal tesis kurmaya hazırlanıyor.

Yenilenebilir enerjiye olan ihtiyaç zaten ortada, sera üretimine her zaman ihtiyaç var. Termal tesisler ise son günlerde ülkemiz turizm sektöründe önemini hızla artırıyor. Balat ise, Aydın’da yatırımlarına entegre yatırımlar ilave ediyor.

Abartı gibi gelemesin ama gerçekten öngörü bu olsa gerek, Dora 1 enerji santrali kurulmadan önce Muharrem Bey’i ziyaretimizde biraz temkinli cümleler kuruyordu.

Ama heyecan doluydu.

Şimdi tabloya bakıldığında bir taşla üç kuş vurduğu ortada. Enerji, sera, termal tesis…

Ve bu yatırımların üçü de her geçen gün önemini artırıyor. Balat, yakın zamanda termal tesis kurmaya hazırlanırken, ülkemizde ise termal sektörü hızla büyüyor.

Hatta ülkemiz termal bir havzaya dönüşüyor. Uluslararası verilere göre Türkiye jeotermal suyun Dünyada en fazla olduğu 7’nci, Avrupa’da ise 5’nci ülke konumunda.

Jeotermal zenginliğin maksimum oranda kullanılması konusunda gayretleriyle tanınan Türkiye Jeotermal Vakfı Başkanı Mehmet Ali Doğan da termal suyun sağlık sektörü açısından büyük önem taşıdığına işaret ediyor ve kendilerinin de 10 yılda 5 projeyi hayata geçirmeyi planladıklarını söylüyor. Bu işe inanmış, az uz değil 5 dev proje…

(Ankara’da Hitit Ayaş tesislerini gidip gördüm. Harika bir proje ve inşası devam ediyor. Kanaatim o ki bu tesislerle bu sektör yakın zamanda müthiş büyür.)

Ülkemizde de tatil anlayışı değişiyor. Yazın sahiller, kışın kayak merkezleri derken, bunlara termal turizm ciddi ciddi kafa tutacak gibi görünüyor.

Satışlar, reklamlar hız kazandı.

Tabii bu durum yatırımcıyı da memnun ediyor.

Büyük yatırımcı devremülk satıyor. Küçük yatırımcı devremülk sahibi oluyor; tatilini yapıyor, şifalı sudan faydalanıyor, kiraya veriyor, sattığında da kar ediyor.    

Tabii bu durumdan Muharrem Bey de oldukça memnun. “Ülke kazanıyor” diyor ve yine bir öngörü ile son noktayı koyuyor: “Geçen gün Avrupa’daydım. Cadde’nin neresine baksam hep ihtiyarlar vardı. Aralarında galiba en genç bendim. Bu insanların sağlık için termal suya ihtiyaçları var. Bu konuda da ülkemiz çok şanslı. Tesisleşmeli ve termal su kaynaklarımızı iyi değerlendirmeliyiz. Bunu yapabilirsek bu insanların hepsi ülkemize gelir.“ 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz