Esin KORKUTAN

Esin KORKUTAN

Şimdi Gaziantep'te kuruluk zamanı

Gaziantep ‘in yazı hep uzundur.

Birde Eylülü.

Tam da bu ay Antepli ev hanımlarımızın harıl harıl çalışma ayıdır.

Gurbetçilerimizin ve yerli turistlerimizin Gaziantep te yoğunlaştığı aydır.

Esnafın para kazanma,ev hanımının da yorulma ayıdır Eylül.

Çünkü, Gaziantep ‘te kuruluk zamanıdır.
Geçmişten günümüze Gaziantep’imizin önemli günleri önemli bir ayıdır Eylül.
Yapılacak iş o kadar çoktur ki!

Bir taraftan kuruluk bir taraftan salça vs vs…

Gaziantepli olan her birey kadın olsun erkek olsun bu zamanı asla boş geçirmez.

Kuruluk işte patlıcan biber ne var ki bunda deyip geçmeyelim.

Gerçekten emek ve sabır isteyen çok zahmetli bir o kadarda keyifli geçer günler burada.

Beyler sırtlar çuvalla biberi, patlıcanı kuruluk dolmalıklar için indirir hanımın önüne konu komşu yardıma koşar. Biberler, patlıcanlar uğraştırır da uğraştırır.

Birisi patlıcanın yeşilbaşını keser diğeri oyar, ötekisi oyulan patlıcanın içini çıkarır.

Bir diğeri kazır patlıcanın kalan parçalarını başka biri iğne ile ipe dizer tek tek son olarak damlara (teraslara) balkonlara asılıp kurutulmaya bırakılır.

Hemen hemen her evin balkonunda terasında ipe dizili patlıcan ve biberleri görmek mümkündür bir Antepli için adeta görsel şölendir bu manzara.

Kuruluk deyip geçmemek lazım yani.
Ha bu arada salçayı da unutmamak lazım oda yine önemli değerlerimizden kentimize özel yine bi o kadar zahmetli ve keyifle emekle elde edilir.

Yine acı ve tatlı biberler en az üç yüz beş yüz kilo taze bir şekilde alınır gelinir.

Aynı şekilde konu komşu koşar yardıma
Tek tek tohumları çöpleri temizlenir güzelce yıkanır.

Sonra mahallede gezen biber çekicileri çağrılır o biberler çekilip sıvı hale getirilir.

Bundan sonraki işlemde artık teraslarda, balkonlarda ince sini denen tepsilere ince bir tabaka halinde yayılır.

Asıl iş artık buradan sonra başlar evin hanımı özenle günlerce günde üç veya dört defa sabırla karmalar katılaşması için ve salça bu şekilde elde edilir.

Her yemeğin içinde yerini alan lezzete lezzet katan, ellerimizde acısı damağımızda tadıyla salçamızda ana kraliçe unvanı‘nı alarak mutfağımızın baş köşesin de yerini alır.

Bizler hazırı sevmiyoruz.

Kuruluklarımızı, salçamızı kendimiz yapıyoruz.

Yapamayanlar, imkanı olmayan gurbetçi ve yerli turistlerimiz yine ev yapımı kuruluk satışı yapan esnaflarımıza koşuyor yani her şekilde evler ne kuruluksuz nede salçasız kalmıyor.

Bize de bu tatlı telaşın seyrine dalmak kalıyor geriye .

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz