Güven SERT

Güven SERT

ŞİMDİ BEN BU KÖŞELERİ KİME YAZAYIM!

Maçtan birkaç saat önce gazetemizin haber müdürü Hasan Akpınar aradı. “Güven abi (Bana abi der) şu spor yazılarına tekrar başlasan ne güzel olur valla” dedi…


Bu durumdaki bir takıma köşe yazmak, en azından seviyeyi fazla bozmadan yazmak çok zor olduğu için “Müdürüm, spor yazmasam, siyaset yazayım, çocuklara masal yazayım, hatta astroloji ve burç köşesi yazayım, olmadı Güzin abla olayım, dertlere çare yazayım ama bana ‘spor yaz deme” dedimse de… Yemedi…


Son bir umut spor müdürümüz Sedat Torun’a devre arasında yoklama çektim. “Hani yazmasam olur mu?” gibilerinden ama o hiç yemedi.


İyi de ne yazayım…


Hani şairin dediği gibi, “Şimdi ben bu köşeleri kime yazayım?


Heyecanını kaybetmiş ve çoktan “Hükümsüzdür” ilanını vermiş Bülent Uygun’a mı?


“Ekmek parası abi” mantığında olup da sanki sevmediği işi silah zoruyla yapıyormuş gibi görünen takımın geneline mi?


Takım babadan miras kalmış ve sanki öz mallarıymış gibi davranıp, kulübü yönetmek için hiç çaba sarfetmeyen, velhasıl “YÖNETEMEYEN” yönetime mi?


Direk rakibin ayağına tekmeyi çakan ve aklımıza “İhanet bir bilmecedir” dizelerini getiren Ekrem Dağ’a mı?...


Sanki ortada yönetim varmış gibi ikide bir de “Yönetim istifa” nidaları atan taraftara mı?
De gerisini de siz deyiverin gari…


Şimdi ben bu köşeleri kime yazayım, futbol olmayınca benim kafa duruyor.
Üstelik bir de yazdıklarımızı başkaları okuyor. Yani başta da dediğimiz gibi “Seviyeyi” muhafaza etmek lazım ki bu çok zor…


O yüzden de ben diyorum ki “La havle vela kuvvet” ve hatta “Ya sabır, ya sabır”…


Yazmıyorum kardeşim, yazmıyorum…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz