Ahmet YETİM

Ahmet YETİM

SİGORTALILARDAN PRİM KESİLECEK KAZANÇLAR NELERDİR?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesinde eski adıyla SSK’lı çalışanların, yeni adıyla adı geçen yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının neler olduğu sayılmıştır. Buna göre;
Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı maddelerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,
brüt toplamı esas alınmaktadır.

Bununla birlikte ayni yardımlar ve ölüm yardımı, doğum yardımı ve evlenme yardımı, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmamaktadır. Bu istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulacaktır. Başka kanunlardaki sigortalılara yapılan bazı ödemelerin prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar 5510 sayılı Kanunun uygulanmasında dikkate alınmamaktadır.

Sigortalıların aldıkları ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulmaktadır. Sigortalıların ücretlerinin prime esas kazanca dahil edilebilmesi için hak edilmesi yeterli olup, sigortalıların ay içindeki prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, söz konusu ücretlerin, ödenip ödenmediğine veya ne zaman ödendiğine bakılmaksızın, hak edildiği ayın prime esas kazancına dahil edilmek suretiyle prime tabi tutulması gerekmektedir. Örneğin; 4 / (a) bendi kapsamındaki eski adıyla SSK kapsamındaki (A) sigortalısının 2011 / Ekim ayına ait aylık brüt ücretinin 837,00 TL olduğu, söz konusu ayda yapmış olduğu fazla çalışmaya istinaden 100,00 TL tutarında fazla mesai ücretine hak kazandığı ve 837,00 TL tutarındaki ücretin 2011 / Kasım ayında, 100,00 TL tutarındaki fazla mesai ücretinin ise 2011 / Aralık ayında ödendiği varsayıldığında, bahse konu sigortalının aylık ücreti ile fazla mesai ücretinin hangi tarihte ödendiği üzerinde durulmaksızın, 2011 / Ekim ayına ilişkin olarak düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgesinde prime esas kazanç tutarı 937,00 TL olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecektir.

Hal böyle iken sigortalıların hak kazanıp da kullanmadıkları yıllık izin sürelerine ait ücretlerin hizmet akdinin feshinden sonra ödenmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 59 uncu maddesine göre akdin feshedildiği tarihte hak kazanıldığı dikkate alınarak, bu nitelikteki yıllık izin sürelerine ilişkin ücretler akdin feshedildiği ayın kazancına dahil edilecektir. Bu durumu örnekle açıklarsak; 2007 yılında hak kazanmış olduğu yıllık iznini kullanmayan (B) sigortalısının 2008 / Ocak ayında işten ayrıldığı varsayıldığında, söz konusu sigortalının izin ücretinin hangi tarih itibariyle ödeneceği üzerinde durulmaksızın bahse konu sigortalının hak kazanmış olduğu yıllık izin ücreti 2008 / Ocak ayına ait prime esas kazanca dahil edilmesi söz konusu olacaktır.

Ücret dışındaki diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilmekte ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilmektedir. 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce sigortalılara ödenen ücret dışındaki diğer ödemelerin prime esas kazancın üst sınırını ( yani 5.440,50.-TL’yi ) aşan kısmından sigorta primi kesilmemekteydi. 5510 sayılı Kanun ile ücret dışındaki diğer ödemelerin üst sınırı aşan kısmından, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave edileceğine ilişkin bir hüküm getirilmiştir. Örneğin; aylık brüt ücreti 4.000 TL olan (C) sigortalısına, 2011 / Ekim ayında brüt 5.000 TL ikramiye ödendiği varsayıldığında, 01/07/201 – 31/12/2011 tarihleri arasında aylık kazanç üst sınırı 5.440,50 TL olduğu nazara alınarak bahse konu sigortalının,
- 2011 / Ekim ayındaki prime esas kazancı 4.000 TL ücret + 1.440,50 TL ikramiye = 5.440,50 TL,
- 2011 / Kasım ayındaki prime esas kazancı 4.000 TL ücret + 1.440,50 TL ikramiye = 5.440,50 TL,
- 2011 / Aralık ayındaki prime esas kazancı 4.000 TL ücret +1.440,50 TL ikramiye = 5.440,50 TL, olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilecek,
1.440,50 X 3 = 4.321,50 TL prime esas kazanca dahil edilen ikramiyesi olacak, 5.000,00 – 4.321,50 = 678,50 TL tutarındaki ikramiyesi ise prime esas kazanca dahil edilmemiş olacaktır.

Toplu iş sözleşmeleri uyarınca veya kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi dışında kalan personel ile toplu iş sözleşmesine tabi olmakla birlikte sendikalara üye olmamaları nedeniyle özel sektöre ait işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele geriye yönelik olarak ücret farkı ödenmesine karar verilmesi halinde, söz konusu ücret farkları, ilişkin oldukları ayların kazancına dahil edilip prime tabi tutulmakta yine toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulandığı işyerlerinde, bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara, Kurumumuzca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerce de toplu iş sözleşmelerine dayanılarak istirahatlı bulunan süre için ayrıca ücret ödenmesi durumunda, bu ücretler istirahatlı bulunulan ayların kazancına dahil edilerek sigorta prime tabi tutulmaktadır.
Hizmet akdi sona erdikten sonra idare ve kaza mercilerince verilen karara istinaden yapılan ödemeler ise en son prim ödemesi yapılmış olan aya maledilerek ödenecektir. Bu durumlarda sigorta primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammı alınmamaktadır.

Şayet sigortalı saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücret almayıp komisyon ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz zaman ve tutar üzerinden ücret alıyorsa bu durumdaki sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesi hükmüne göre belirlenen alt sınırdır. Yani bu sigortalılar için asgari ücret üzerinden prim ödenmesi gerekecektir.

Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanmaktadır. Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunmaktadır. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir. Örneğin işveren ile arasında kısmi istihdam sözleşmesi olan sigortalı (D) haftada 6 gün ve günde 2 saat çalışmakta olsun. Bu durumda bu sigortalının aylık çalışması 48 saat olacaktır. İş Kanununda günlük çalışma süresi 7,5 saat olduğundan bir ayda 48 / 7,5=6,4 gün çalışılmış olacak ve kesirler tama iblağ edileceğinden bu sigortalı için bir ayda 7 gün üzerinden sigorta primi ödenecektir.

Bağ-Kur kapsamında sigortalı olanların yani yeni adıyla 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların aylık prime esas kazançları, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır. Yani bugün için yürürlükte olan 837 TL ile bunun 6,5 katı olan 5.440,50 TL arasında istedikleri tutar üzerinden prim ödeyebileceklerdir. Eğer Bağ-Kur sigortalıları prim ödeyecekleri tutarı beyan etmezlerse aylık prime esas kazançları alt sınır olan 837 TL üzerinden tahakkuk ettirilmektedir. Daha önce uygulanan basamak sistemi 01.10.2008 tarihi itibariyle kaldırılmıştır.

İşverenlerimizin kendileri için bildirdikleri aylık prime esas kazanç, yanlarında çalıştırdığı sigortalıların yani SSK’lıların prime esas aylık kazancının en yükseğinden az olamaz. Aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük olduğu tespit edilen Bağ-Kur kapsamındaki sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit edilen kazanç düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, 89 uncu madde hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilmektedir. Örneğin işyerinde çalıştırdığı üç işçisine sırasıyla 1.500, 2.000 ve 2.500 TL aylık ücret ödeyen bir işverenin kendisi için beyan edeceği aylık prime esas kazanç 2.500 TL den az olamayacaktır.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması halinde tek beyanda bulunulacaktır.

SORULAR VE CEVAPLAR

Soru-1)Hakkı YILDIZ adında bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; Sayın Ahmet Bey 01.11.1982 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladım. 01.01.1965 yılında doğdum. SSK’ya 9.371 gün prim ödedim. Sigortaya gittim sordum, 01.01.2012 tarihinde emekli olursun dediler. Acaba doğrumu? Ne zaman emekli olacağımı bana söyleyebilirmisiniz?

Cevap-1)Okurumuzun verdiği bilgilere göre emeklilik şartları 47 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5150 gün prim ödeme gün sayısının birlikte gerçekleşmesi halinde tamamlanacaktır. Sigortalımızın 25 yıldan fazla sigortalılık süresi ve 5150 günden fazla prim gün sayısı olmasına rağmen 47 yaşını doldurmadığından emekliliği söz konusu değildir. 47 yaşın doldurulduğu 01.01.2012 tarihinden sonra en son çalışmanızın bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaatınız halinde emekli olursunuz.

Soru-2)Hanifi CEYDAN isimli bir okurumuzun sorusu şu şekilde; 10.09.1984 tarihinde sigortalı oldum. 01.04.1964 doğumluyum. 29.07.2011 tarihinde işten ayrıldım. Toplam sigortam 4.709 gündür. 18 ay askerliğimi sigortalı olduktan sonra yaptım. Askerlik borçlanması yaparsan erken emekli olursun diyorlar. Acaba doğru mu? Ne zaman emekli olabilirim?

Cevap-2)Okurumuzun verdiği bilgilere göre emeklilik şartları 48 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5225 gün prim ödeme gün sayısının birlikte gerçekleşmesi halinde tamamlanacaktır. Sigortalımızın 25 yıldan fazla sigortalılık süresi olmasına rağmen 48 yaşını doldurmadığı ve 5225 günden 516 gün eksiği olduğundan emekli olması mümkün değildir. Askere okurumuz sigortalı olduktan sonra gittiğini belirttiğinden askerlik borçlanması yapması halinde sigortalılık başlangıç tarihi geriye gitmeyecek ancak prim ödeme gün sayısında 540 gün artış olacaktır. Okurumuzun 48 yaşını 01.04.2012 tarihinde doldurduğunu göz önüne alırsak bundan sonra hiç prim ödemeden askerlik borçlanması yaparak bu tarihten sonra 5225 güne tamamlayarak emekli olması mümkündür. Eğer tekrar işe girip çalışırsanız 01.04.2012 tarihine kadar prim ödeyin ve geriye kalan süreyi askerlik borçlanması yaparak 5225 güne tamamlayıp 01.04.2012 tarihinden sonra en son çalışmanızın bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaatınız halinde emekli olursunuz.

Soru-3)İsmini belirtmeyen bir okurumuzun sorusu şu şekilde; benim 01.11.1996 tarihinde başlayan 3 yıl 3 ay 20 gün tarım Bağ-Kurum, 16.07.1999 tarihinde başlayan vergi mükellefiyetimden dolayı da 7 ay 14 gün esnaf Bağ-Kurum var. Ayrıca af döneminde geriye dönük Bağ- Kur borçlanması yaptım bu da 2939 gündür. 01.04.1951 doğumluyum acaba Bağ-Kurdan ne zaman emekli olacağım.

Cevap-3)Okurumuzun verdiği bilgilere göre 1.190 gün Tarım Bağ-Kur, 3.163 gün esnaf Bağ-Kur hizmeti bulunmaktadır. Aftan faydalanarak Bağ-Kur borçlanması yatığını belirttiği 2.939 gün aslında 5510 sayılı yasanın ek 17 inci maddesi uyarınca 30.04.2008 tarihi itibariyle 5 yıldan fazla borcu olduğu için silinen hizmetlerinin ihya edilmesidir. Yani bu bir borçlanma değildir. 6111 sayılı yasa da bu konuda borçlanma hakkı verilmemiştir. Dolayısıyla okurumuzun toplam Bağ-Kur hizmeti 4.353 gün olmaktadır. 5.400 günü tamamlamanız halinde emekli olabilirsiniz. Şayet askerlik borçlanması yapmadıysanız kalan 1.047 günün bir kısmını borçlanarak kalan kısmını ise prim ödeyerek doldurabilirsiniz.

Soru-4)Ahmet DAĞÜSTÜ adındaki okurumuzun sorusu şu şekilde; Sayın Müdürüm ben 16.03.1994 tarihinde sigortalı oldum. 01.05.1976 doğumluyum. SSK’lı olarak 5.489 gün prim ödedim. Şuan çalışmıyorum çünkü rahatsızım. Acaba malül olarak emekli olabilirmiyim?

Cevap-4)Sigortalıların malullük aylığından yararlanabilmeleri için, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybetmesi, en az on yıldan beri sigortalı olup toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması, maluliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunması şartlarının gerçekleşmesi lazımdır. Okurumuzun verdiği bilgilere göre on yıl sigortalılık süresi ve 1800 prim ödeme gün sayısı bulunmaktadır. Çalışamadığını belirttiğine göre işten ayrılma şartını da gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla en son çalıştığınız yerin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ederek yetkili hastanelerin sağlık kuruluna sevkinizin yapılması ve oradan alacağınız raporun Kurumumuzun sağlık kurulunda değerlendirilmesinden sonra malül olup olmadığınıza karar verilmesi ve sonucuna göre yani çalışma gücünüzün en az %60’ını yitirdiğinize karar verilmesi halinde malülen emekli olabilirsiniz. Sevk edildiğiniz hastaneden aldığınız raporda belirtilen özür oranı Kurumumuz açısından bağlayıcı değildir. Asıl olan Sosyal Güvenlik Kurumunun sağlık kurulunun verdiği karardır.

Soru-5)Doğan ASLAN isimli bir okurumuzun sorusu şu şekilde; 25.02.1990 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladım. Doğum tarihim 01.10.1974 halen çalışmaktayım. Şimdi 5220 gün sigortam oldu. 15 ayda askerliğim var askere sigortalı olduktan sonra gitmiştim. Askerlik borçlanması yaparsan erken emekli olabilirmiyim. Ne zaman emekli olabilirim?

Cevap-5)Okurumuzun verdiği bilgilere göre SSK yani 5510 sayılı yasanın 4/a bendi kapsamında sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. Askerlik borçlanması ile birlikte toplam prim ödeme gün sayınız 5.760 gün olacak ancak askerliğinizi sigortalı olduktan sonra yaptığınız için askerlik borçlanmanız sigortalılık başlangıcınızı geriye çekmeyecektir. Bundan dolayı borçlanma yaparak erken emekli olamazsınız. Bu statüye göre emeklilik şartlarınız; 52 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi ve 5225 gün prim ödeme şeklindedir. Prim ödeme gün sayınız borçlanma yaparsanız dolmaktadır. Çalıştığınızı belirttiğiniz için askerlik borçlanması yapmanıza gerek yoktur. İsterseniz 5225 günü doldurduktan sonra işten ayrılıp çalışmadan yaş ve sigortalılık sürenizin dolmasını bekleyebilirsiniz.


Köşemde bulunan e-mail adresim aracılığı ile bana sosyal güvenlikle ilgili soru(ne zaman emekli olurum, askerlik ve doğum borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, hizmet birleştirme v.s.)ve sorunlarınızı iletebilirsiniz. Bu sorularınızı izleyen haftalardaki yazılarımda cevaplayacağım.
Herkesin sosyal güvenliğinin olduğu bir dünya dileği ile……

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz