İsmet DEĞİRMENCİ

İsmet DEĞİRMENCİ

ŞEHİR VE TRAFİK

Trafik anlam olarak:

İnsanların, hayvanların ve trafikteki araçların karayolları üzerindeki hal ve hareketlerine trafik denir.                   
Eski toplumlarda sistem tarım üretimine dayalı olduğu için, insanların yol ve hareketleri bir sisteme bağlı değildi.


İnsanlar gerek yaya, gerek binek hayvanlarıyla (Antep’ lice  laylon araba) ile bir yere giderken korna, sinyal, dur geç ışıkları vb. şeylere ihtiyaçları yoktu.

 

Şehrimiz sanayileşip üretim toplumuna geçtiği zaman, aşırı göç nedeniyle şehrin nüfusunda artış meydana geldi. Buna bağlı olarak yerleşim alanlarının çoğalması ve insanların meskenleriyle işyerlerinin birbirine uzak olması nedeniyle ulaşım ya toplu taşıma vasıtasıyla ya da hususi araçlarla yapılmakta.

 

 

Şehrimizin nüfusunun kısa zamanda artması ve gelişen refah ortamı insanları araba almaya teşvik ettiği gibi, fabrikaların, ayrıca  şehir içerisinde ticaretle uğraşan  insanlarda ihtiyaçlarını giderme adına motorlu araç almak zorunda kalmıştır.

 

Böylelikle Teknolojinin ürünü olan motorlu taşıtlar da bir kural içerisinde hareket etmek zorunda kaldı.

 

Tabi bu da doğal olarak şehrimizde trafik sorununu arttırmıştır.

 

Bir örnek verecek olursam.

 

Askeri deyimle, bir bölüklük yol üzerinden bir tümen asker geçmekte, bu da günlük hayatımızda olumsuzluklara sebebiyet vermektedir.

 

Belediye başkanlarımız, şehir planlayıcılarımız acil ulaşım planlarını hayata geçirecekleri yerde şehirlerin kaldırım işleriyle, refüjlerle, haksızca yaptıkları imar planlarıyla meşgul olmuşlar, kaldırım yap, olmadı sök, tekrar yap gibi abudik gubidik işlerle günlerini geçirmişler.

 

Şehrimizin trafiğini bir misal yazarak sonlandırmak istiyorum.
Haç zamanı vaiz efendi o mübarek yerlerle alakalı bilgi veriyormuş.

 

Hz. İbrahim, Hz. İsmail (A.S) kurban etme olayı, koç vs. İşte sizlerin de bildiği konuları da anlatmış ve vaiz efendi sohbeti sonlandırmış.

 

Camiden dışarı çıkarken bir hanım teyze vaiz efendiye hocam size bir soru sormama müsaade eder misiniz deyince.


Vaiz efendi buyurun sorun demiş.
Ya ben anlattığınızın her yerini anladım da bir yerini anlayamadım,

 

Şam’daki bu Kadı kızı keserken yer titredi yerden bir keçi çıktı kızın yerine keçi kurban edildi işte bu kurban edilen keçi erkek miydi dişi miydi ben burasını anlayamadım demiş.
Vaiz efendi şöyle bir şaşırmış ve orası Şam değil, Mekke.

 

Kadı değil Hz İbrahim.
Kurban edilmek istenen kız değil erkek.
Yer titremedi Gök den geldi.

 

Keçi değil koç.

 

Yani hepsini anladın da keçinin cinsiyetini anlamadın, ya kızım hangi birini düzelteyim demiş.
İşte şehrimizin trafiği de bu zamana kadar keçinin cinsiyetini merak edenlerin eline bırakılmış.
Ramazanda bu trafiğin keşmekeşliği de inanın hiç çekilmiyor. 

 

Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok iş düşüyor çok..

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz