Güney YILMAZ

Güney YILMAZ

Reklamın Kötüsü Olur

Gaziantep denildiğinde aklımıza  en önemli değerlerinden biri olan ‘Antep baklavası’ gelir.
Baklava için geçtiğimiz yıl Gaziantep Sanayi Odası’nın Avrupa Birliği (AB) nezdinde yaptığı başvuru sonuçlanmış ve "Antep Baklavası/Gaziantep Baklavası" coğrafi işaret (mahreç işareti) olarak AB’de tescil edilmişti.

 

Bu tescil ile Antep baklavası her türlü kötüye kullanım, taklit ve çağrıştırmaya karşı AB'de koruma altına alınmıştı.

 

Yani Antep baklavası üretim metodu, Antep fıstığı, şerbetine kadar tarifi ve kullanılacak
tepsisine kadar her şeyiyle tescilini altına alındı.

 

Ancak bu standartlarda üretilen baklavaya ‘Antep baklavası’ denilebiliyor. 4 yıllık mücadele ile alınan  bu zaferin uygulamalarla devam etmesi gerektiğini kanaatindeyim.

 

Öyle ki Türkiye’nin çeşitli illerinde Kıbrıs’ta yurt dışında hatta Gaziantep bile baklavayı
hakkıyla yapmayan üreticiler var.

 

Bunu en çok Gaziantep gelen yabancıların kentte geldiğinde ya da hediye olarak Gaziantep’ten gönderilen gerçek baklavayı yediği zaman anlıyoruz.

Bu sorunun çözümü için denetim mekanizmasının oluşturulması gerekiyor.
Bildiğim kadarıyla bu yönde GSO önderliğinde oluşturulması beklenen denetim sistemi mevzuata takılıyor.

 

Türkçesi tescil belgesinde önerilen denetim sistemi mevcut yapıya uygun değil.
Ülkemizde tescilli coğrafi işaretleri kullanımdaki denetim kullanımındaki tereddütler tescil mercii olan Türk Patent Enstitüsü’nü (TPE) uygulanmalarından kaynaklanmakta.
Dolayısıyla Antep baklavasının kurtulması için bir an önce bu yönde adımlar atılmalı.
Sadece baklava üreticilerini içine alacak bir dernek ve ya odanın oluşturulması gerektiğine inanıyorum.


Yoksa ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz’ mantığı kesinlikle baklavaya uymuyor.

 

 

Dip not: Bu konu da Gaziantepli olan  Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayri Bozgeyik’in  coğrafi işaretlerin kullanımı ve denetimi kapsamında Antep baklavasının  coğrafi işaret olarak tescili üzerine yazdığı makaleyi okumanızı tavsiye ederim.

 

 

YABANCI GÖZÜYLE  

Letonya, Baltık Denizi kıyısında yer alan bir Avrupa devleti. Yüzölçümü 64 bin  km2.
Nüfus 2 milyon 300 bin.  26 tane bölgesi bulunuyor.
Bu bilgileri tabi ki coğrafya bilginiz gelişsin diye vermiyorum.
Geçtiğimiz günlerde bu ülkeden 5 aylık bir gönüllülük programı kapsamında arkadaşım
Marcis Mengelis geldi.

 

Ben de haliyle Gaziantep’i tanıtmaya başladım.
İlk olarak bu kentte yaşayan resmi nüfusunu söyledim. Gayri resmi olarak ‘
Gaziantep’te 2 milyon insanın üzerinde fazla insan yaşıyor’  dediğimde Marcis’in şaşkınlığını
hepinizin görmesini isterdim.

 

Çünkü 7 bin 642 bin kilometrekarede bu kadar insanın yaşadığını duymak ve kentin nüfusunun kendi  ülkesinin nüfusu kadar olması  Marcis’e çok ilginç gelmişti.

 

Yukarıda yazdığım coğrafi bilgilere daha dikkatli baktığınızda neden şaşırdığı bulmak çok zor olmayacaktır.

 

Artık bir yabancının gözüyle bu kentin ne kadar büyüdüğümüzü tahmin edebilirsiniz.

Bu arada ülkesindeki trafik kurallarını duymanızı hiç istemem.   

 

 

--

 

 

EZİYET OLMASIN 

 

Eğitimde yaz tatili başladı.  Öğretmenler için bu süreç 15 gün daha sürecek.

Çünkü öğretmenler  okul tatil olduktan ve okul açıldıktan sonra 15 gün ‘hizmet içi’ eğitim alıyorlar.
Fakat bizzat öğretmenlerinde dillendirdiği gibi bu eğitim aslında zorunluluk gereği olduğu için eziyete dönüşüyor.

Bu noktada genelleme yapmak tabi ki  bu uygulamayı hakkıyla yapanlara haksızlık olur.
Fakat eğitim noktasında önemli sac ayaklarından biri olan öğretmenlerin en azından yeni eğitim metotları öğrenmeleri noktasında daha verimli bu sürece geçirebileceği düşüncesindeyim.

 


Benimkisi tereciye tere satmak değil ancak  eğitim düzeyi düşük olan ilimizde bir veli adayı olarak gönülden gelen bir istek olarak değerlendirilebilir.   

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz