Bünyamin ACAR

Bünyamin ACAR

Perşembe geliyorum diyor

İlk zamanlar pek olmasa da;

Zamanla trafikte, çarşıda, sokakta, caddede sürtüşmeler arttı.
Şimdi ise neredeyse infiale dönüşecek.
Ortasını bulamadık bir türlü…
İnşaatlarda çok cüzi paralarla adeta suyu çıkana kadar çalıştırılan Suriyeli,
İşverenini döven Suriyeli,

 


Trafikte kural tanımayan Suriyeli,
Kömürlükten çevirme tek oda eve 400 TL kira veren Suriyeli,
Bunlar yüzünden iş bulamıyoruz diyerek kızılan Suriyeli,
Çalışma izni çıkıp da işçi sıkıntısına katkı sunması beklenen Suriyeli,
Yoklukla başını öne eğen Suriyeli,
“Biz olsak bunlar bize dönüp bakmazdı” denilen Suriyeli,
Cami önünde çoluk çocuk dilenen Suriyeli,
Zengin Suriyeli, fakir Suriyeli,

 


“Kendisi son model arabaya binerken, gurbet elde yokluk içerisinde yaşamını sürdürmeye çalışan insanını unutan Suriyeli.”

 

 “Vergisiz işyeri kuruyorlar, muayenesiz, sigortasız araç kullanıyorlar” diye eleştirilen Suriyeli.
Vesaire, vesaire…

Öncelikle şunu söylemeliyim ki,
Devlet geleneğimiz ve Millet olarak insani duruşumuz gereği bu insanlara sahip çıkılması gerektiğini düşünenlerdenim.

 

Ama keşke daha kontrollü olunabilseydi.
En azından bu insanlara ülkeye giriş yaptıklarında bir numara verilseydi, parmak izi alınsaydı, bir planlama çerçevesinde yerleşimleri sağlansaydı.

 

Bu sayede takip edilebilir, kontrol edilebilir olurlardı.
Ayrıca bir cezai sorumluluk söz konusu olabilirdi.
Şimdi kimin ne yaptığını hiçbirimiz biliyor.
Bu da birtakım sıkıntıları beraberinde getiriyor.

 

 

 

En başta da söylediğim gibi ilk zamanlar pek sorun yoktu.
Ama “Perşembe’nin geleceği Çarşamba’dan bellidir” derler ya,
Adım adım geliyor da…

 


Kahramanmaraş’ta, Suriyelilere ait dükkanların tabelaları indirildi.
Bir gurup “Suriyelileri istemiyoruz” sloganları atarak eylem yaptı.
Suriye plakalı bir aracın camları kırıldı.

 


Benzeri olaylar Gaziantep ve Adana’da da yaşandı.
Gidişat iyi değil, gerilim tırmanıyor.
Geç kalınmamalı, bu sefer tedbirler erken alınmalı.
Bu gerilimden provakasyon çıkarmak ve nemalanmak isteyenlerde olacaktır elbet.
Münferit hadiseler bir infiale dönüşmeden ve daha kötü sonuçlarla karşılaşmadan devletimiz artık bu insanlar için net bir yol haritası çizmeli.

 


Aksi takdirde daha kötü hadiseler ve geri dönüşü olmayan sosyal olaylarla karşılaşabiliriz.
Riskler artmadan, Perşembe gelmeden, bir an önce bu işi çözüme kavuşturmalıyız.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz