Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

Patates baskısı

Biz yaştakilerin İlk okul yıllarında görsel zekamızı ve el becerimizi geliştirmesi amacı ile yapılan patates baskılarını hatırladınız mı?

Patates alınır ikiye bölünür üzerine yapmak istediğiniz şekil oyulur, sulu boya ile boyanır ve beyaz kağıda basılır.

Tabi oyma işlemi zor olduğundan bir kere yapılan baskı 3-5 yerde de kullanılırdı.

Gaziantepspor’un oyun sistemi aynen patates baskısı gibi.

Bir kere yapılan bir çalışma tüm sezona yayılmak istenmekte. Konya maçının ilk yarısında da aynı şeyleri görmek mümkün.

Kimin ne yapacağı güya belli(?) ama kimin ne yaptığı belli değil. Konyaspor ah-ı gitmiş vah-ı kalmış bir takım görüntüsünde. Koca maç boyunca kalemize 5 kere gelebildiler ama maç 3-0 aleyhimize bitti.

Peki sorun ne? Sorun çok bariz ortada. İsmail Kartal ve patates baskısı sistemi.

Bizim takımın sahaya bir dizilimi var mı? Bizim takımın saha da bir sistemi var mı? Ve bizim takımda LARSON efendiye gerek var mı ?

Cevap veriyorum YOK.

Peki bu soruların cevabını verebilecek var mı? Ona da cevap vereyim YOK.

Neden yok? Çünkü işler patates baskısı yöntemi ile ilerliyor. İlk yarıda yediğimiz gole cevap vermek için ne yaptık Allah aşkına? Dakika 15. Duran toptan golü yedin eyvallah. Peki kalan 30 dakika ne yaptık saha da? Havanda su dövdük. Daha taç atamıyoruz kardeşim. Saymayı bıraktığımda 14 taç atmıştık sağ kanadımızdan 8 i rakibe gitti.

Topu ayağına alan afallayıp kalıyor. Defansın arasına gizlenmiş 3-4 topçuya pas aktarıp kaleye gideceğiz… Ghilas filan topla buluşacak vuracak gol olacak.

Taktiğe bak arkadaş. Adamların elleri ayakları armut mu topluyor diye soran yok. Hem de 1-0 öndeler.

Eridik gittik yeşil beyazın arasında.

Eridik demişken mevsimin kış olması ve müsabakanın yoğun kar altında (!) oynanıyor olması futbolcularımızı buz pistinde kayar gibi kaydırdı!!!.

Yahu arkadaş sahayı suladık eyvallah günlük güneşlik hava da topu alan kayıyor , topu alan kayıyor. Bu ne mene iştir anlamadım. Baktın olmuyor değiştir kenardan kramponlarını. Buz hokeycisi misin? Futbolcu mu?

İkinci yarı bir şeyler olur mu acaba dedik. Putsila oyuna girdi orta sahayı toparladık Rüzgar gibi geliyoruz Konya’nın üzerine. 2-3 tane net kaçırıyoruz 2 si LARSON efendinin ayağından. Hadi ilkini anladık geç vurdun ama vurdun, ikinci pozisyonda topu kaleciden çalmışsın kale boş vurmak yerine arkadaşına çıkarmak ne demek. Valla saç baş yolduk tribünde. Kayseri maçında boş kaleye atamadın 2-0 yapıyorduk, Alanya maçında karşı karşıya atamadın 3-1 oluyordu, Konya maçında boş kaleye atamadın. 1-1 Oluyor ve maç dönüyordu.

E be kardeşim senin futbol oynaman şart mı ? Gel sana belediye de veya özel bir şirkette bir işe bakalım ha ne dersin ?

Aykut Kocaman kenarda tehlikeyi sezmiş Bajic’i değişlik tabelasına yazmış yerine defansif orta saha alıyordu ki saçmaladığımız bir pozisyonda adam giderayak 2-0 yaptı ve santra yapılmadan oyundan alındı. Ondan sonrası muamma…

Maç bitmeye yakın taraftar başlıyor İsmail Kartal’a tepkiye… derken 3-0 yapıyor elin oğlu.

Taraftar haksız mı? Bence Haklı İsmail istifa demekte. Maç çıkışı yapışıyorlar stad dışında yakamıza

-abi Kendi evimde galibiyet izlemeye gelmişim, işten erken çıkmışım, çoluğumu çocuğumu almış gelmişim ama gelen tokatlayıp gidiyor bizi. Canımız yanıyor abi diyorlar.

Adam haklı beyler. Ben de farklı duygular beslemiyorum hani. Bu takım bu şehre ait İsmail gider, Hasan gelir, Şenol Can gider Ahmet gelir. Ama bizim bir yere gitme şansımız yok. Üzülsek de bu takımı bırakmak gibi bir şansımız yok.

Demeçler maç sonu polyanna cinsinden “basit goller yedik” golün basit yeneni nasıl oluyor ki?

Zor goller yesek daha mı mutlu olacağız? Peki futbola ne diyeceksiniz?

Futbol oynadık mı ? Cevap yok. Herkeste biliyor ki saha da futbol yok…

Artık bence şu elinizdeki patatesi bir çöpe atın ki bu kalıplaşmış baskıdan kurtulalım.

Bakın teknoloji gelişti

Mesela bilgisayar kullanın.

Analiz falan yapın.

Sahaya futbol adına bir şeylerle çıkın.

Bilmem anlatabilmiyor muyum?

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz