Mustafa ÖZKEÇECİ

Mustafa ÖZKEÇECİ

Özlenen tablo

İki hafta kendi sahamızda oynama avantajının ilk ayağından sıfır çekince , çekine çekine gittik maça.

Yollar 15 Temmuz akşamını anımsatan şekilde hafriyat kamyonları ile yine kapatılmıştı.

Stada ulaşmak için yollara düşenler araçlarını park edecek yer bulduktan sonra galibiyet sevinci gibi sevinç yaşıyordu.

Cumartesi öğle saatleri olmasına rağmen dolu bir maraton tribünü.

Stada girdikten sonra bir şok da kadro da yaşıyorsunuz.

Nabil sakatlanmış yerine geçen haftanın eleştirileri üzerine çeken İlhan Parlak vardı.

Osmanlıspor’un kadrosunun iyi ve hızlı oyunculardan kurulu olması bizi korkutmuyor da değildi.

Maçın başlaması ile beraber her takımın oyuncularının da acele işleri varmış gibi hızlı be telaşlı oynaması göze çok da kötü gözükmüyordu.

Gollü geçeceği sinyalini 2 dakika atılan goller vermişti.

UMAR la öne geçen Osmanlı ummadığı anda golü yedi.

İlhan ayağına kadar gelen fırsatı çok iyi değerlendirdi.

Gole hemen cevap vermemiz süper ötesi olmuştu.

Saha da futbol oynamak isteyen iki takımın olması maçın heyecanına heyecan katıyordu.

İlk yarı ortalarda vızıldayarak geçti gitti her iki takım içinde.

İkinci yarıya fırtına gibi başladık.

Angan’ın takipçiliği lig de ki ilk resmi golünü atamasına vesile oldu.

Goller değil ama pozisyonlar arka arka gelmeye başlamıştı.

Osmanlısporlu oyuncular ne olduğunu anlayamadılar bile.

Ama bizlerde mutlaka 3. Golü bulmamız gerektiğinin bilincinde idik

Çünkü rakip tattarı deerme gibi ne yapacakları belli değildi.

Golden sonra bir ara kaybolan İlhan’ın içine Messi kaçınca 3. Golü bulduk.

Gol Osmanlısporlu oyuncunun kendi kalesine atması olarak kayıtlara geçse de en büyük pay İlhan’ındı.

Sonuç 3-1 mutluluk.

Özlenen taraftar futbolcu ortak sevinci geri dönmüştü.

Eski yıllardaki özlenen Gaziantepspor geri dönüyor galiba.

Sinyaller gelmeye başladı.

Birde tribünleri doldurduk mu.

Özlenen tabloyu yeniden yaşarız.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz