Ahmet YETİM

Ahmet YETİM

ÖLEN SİGORTALILARIN HAK SAHİPLERİNE CENAZE ÖDENEĞİ VERİLMESİ

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Ölüm Sigortasından Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartları” başlıklı 32 inci maddesinde ölüm sigortasından sağlanan haklardan birisinin de “Cenaze Ödeneği Verilmesi” olduğu belirtilmiştir.

Kanunun cenaze ödeneği verilmesine ilişkin 37 nci maddesi gereğince cenaze ödeneği; iş kazası veya meslek hastalığı sonucu, sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almaktayken ölen veya kendisi için en az 360 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş iken ölen sigortalının hak sahiplerine verilmektedir. 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm primi bildirilmiş olanların hak sahiplerine cenaze ödeneği verilmesi için ölüm tarihinde sigortalı olma şartı aranmamaktadır.

Cenaze ödeneği sigortalının sırasıyla eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana veya babasına, o da yoksa kardeşlerine verilmektedir. Cenazenin bu kişiler dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi durumunda, cenaze ödeneği tutarını geçmemek üzere belgelere dayanan tutarın, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere de ödenmesi mümkündür.

Cenaze ödeneği için, hak sahiplerince ölüm tarihini belirten bir dilekçe ile Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir. Kurumumuz tarafından kimlik paylaşım siteminden ölüm tarihi tespit edilmekte ve ayrıca herhangi bir belge istenmemektedir. Sigortalının ölüm tarihi nüfus kütüğüne kaydedilmemişse, dilekçeyle birlikte sigortalının ölüm tarihini belirten ilgili makamlarca usulüne göre düzenlenen bir belgenin (defin ruhsatı, ölüm tutanağı gibi) Kuruma verilmesi gerekmektedir.

Cenaze ödeneği, Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulunca belirlenip Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından onaylanan tarife üzerinden ödenmektedir. Buna göre 2011 yılı cenaze ödeneği miktarı 328,00 TL olarak belirlenmiştir.

5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamındaki sigortalılarının yani eski adıyla SSK’lıların hak sahiplerine yapılacak cenaze ödenekleri PTT şubeleri, 4/1-(b) kapsamındaki sigortalıların yani eski adıyla Bağ-Kurluların hak sahiplerine yapılacak cenaze ödenekleri ise T.C. Ziraat Bankası şubeleri aracılığıyla yapılmaktadır.

Cenaze ödeneği ilgililer tarafından bu hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse ödenememektedir. Yani hak düşürücü süre söz konusu olduğundan cenaze ödeneği beş yıl içinde istenilmezse, bir daha ödenmeyecektir. Örneğin; 4/1-(b) sigortalısı yani Bağ-Kur sigortalısı Ahmet Efendinin 08.09.2009 tarihinde vefat ettiğini ve hak sahiplerinin 17.12.2013 tarihinde cenaze ödeneği talebinde bulunduğunu varsayalım. Bu durumda; 08.09.2009 tarihine 5 yıllık hak düşürücü süreyi eklersek 08.09.2014 tarihinde hak düşürücü süre sona erdiğinden, hak sahiplerinin 17.12.2013 tarihli taleplerine istinaden cenaze ödeneği ödenmesi gerekecektir.

Bununla birlikte 4/1-(a) sigortalıları yani SSK kapsamında olan sigortalılar için cenaze ödeneği ile ilgili mülga Kanun (506 sayılı yasa) hükümlerinde hak düşürücü süre konusunda herhangi bir hüküm bulunmamaktaydı. Bu nedenle, 2008/Ekim ayından önce ölen SSK kapsamındaki sigortalılar açısından cenaze ödeneği için hak düşürücü süre uygulamasında beş yıllık süre 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile talep tarihi arasında aranacaktır. 01.10.2008 tarihi ile talep tarihi arasında 5 yıllık sürenin dolmamış olması halinde hak kazanılan ödeme yapılacaktır. Dolmuş olması halinde ise hak düşürücü süre işletilecek ve hiçbir ödeme yapılmayacaktır. Örneğin; sigortalı Ayşe hanımın ölüm tarihinin 01.08.1999 olduğunu ve hak sahiplerinin 05.06.2014 tarihinde cenaze ödeneği talebinde bulunduğunu varsayalım. Bu durumda; talep tarihi olan 05.06.2014 tarihi ile 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiğinden hak düşürücü süre söz konusu olacak ve cenaze ödeneği ödenmeyecektir.

Hak sahiplerinin yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda sosyal güvenlik sisteminin kendilerine sağladığı hakları kullanırken dikkatli olmaları ve hak düşürücü süreleri göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.

SİGORTALILARIMIZIN DİKKATİNE!

Sosyal Güvenlik Kurumunun ve bu Kurumun taşra teşkilatı olan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerinin en önemli görevlerinden birisi de sigortalıları ve hak sahiplerini sosyal güvenlik sisteminin sağladığı haklar konusunda doğru ve kaynağından bilgilendirmesidir. Aksi halde vatandaşlarımız kulaktan dolma bilgilerle haklarını öğrenmekte ve kötü niyetli çıkar gruplarının ağına düşmektedirler. Örneğin askerlik borçlanması yaparak emekli olabilecek bir sigortalımız bu durumu istismar eden kişilerce kandırılarak sanki emekli olmasının bu kişiler tarafından sağlandığı gibi bir hava yaratılarak maddi olarak zarara uğratılmaktadır. Oysa sigortalılarımız Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğümüze gelip Rehberlik ve Danışma Servisimize başvursa kendisine en doğru bilgiler burada verilmektedir. Bu itibarla sigortalılarımızın sosyal güvenlik ile ilgili konularda Müdürlüğümüz çalışanlarının verdikleri bilgilere itibar etmeleri ve bu konuları istismar eden kişilere maddi bir menfaat sağlamamaları gerektiğini belirtmek istiyorum.

MUAYENE KATILIM PAYI UYGULAMASINDA DEĞİŞİKLİK

Bilindiği üzere Kurumumuzca sağlık hizmeti sunucularında yapılan hekim ve diş hekimi muayenesi nedeniyle sigortalı ve hak sahiplerinden muayene katılım payı alınmaktadır. Bu katılım payları ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumları dediğimiz devlet hastaneleri, Sağlık Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim-araştırma hastaneleri ve üniversite hastanelerinde 8 TL, özel sağlık kurumlarında 15 TL olarak uygulanmaktadır. İkinci ve üçüncü basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 8 TL öngörülen katılım payının, Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 5 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3 TL lik kısmı ise kişilerin muayeneye ilişkin ilaç temini için reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden, diğer kişiler için ise 8 TL katılım payı tutarı eczanelerden tahsil edilmektedir.

Yine özel sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayeneler için 15 TL olarak öngörülen katılım payının, Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için 12 TL tutarındaki kısmı gelir ve aylıklarından, 3 TL lik kısmı ise kişilerin muayeneye ilişkin ilaç temini için reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden, diğer kişiler için ise 12 TL katılım payı tutarı sağlık hizmeti sunucusu tarafından, 3 TL lik kısmı ise kişilerin muayeneye ilişkin ilaç temini için reçete ile eczanelere müracaat aşamasında eczaneden tahsil edilmektedir. Sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayene sonrasında kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile ilaç temini için eczanelere müracaat etmemesi durumunda, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumları ile özel sağlık kurumlarındaki muayenelerde 3 TL indirim yapılmaktadır.

Dolayısıyla devlet hastanesine veya üniversite hastanesine giden bir sigortalı veya hak sahibinden eğer reçete düzenlenmişse 8 TL, düzenlenmemişse 5 TL katılım payı alınmakta, özel hastaneye giden bir sigortalı veya hak sahibinden eğer reçete düzenlenmişse 15 TL, düzenlenmemişse 12 TL katılım payı alınmaktadır.

Sosyal Güvenlik Sistemimiz şuan dünya genelinde en geniş sağlık hizmetini sunan sistemlerden birisidir. Daha düne kadar sağlık hizmeti sunma anlamında sosyal güvenlik sistemlerimizin çok farklı yapılar gösterdiği ve sigortalılar ile hak sahiplerinin çok ciddi sıkıntılar çektiği yadsınamaz bir gerçektir. Sağlık hizmetine kolay erişim beraberinde bir takım maliyetler de getirmektedir. Örneğin T.C.Kimlik numarası ile sağlık hizmeti alınabilmesinin sigortalı ve hak sahipleri tarafından süistimal edildiği, aynı gün içinde aynı branşta birkaç sağlık hizmet sunucusuna başvurulduğu görülmektedir. Bu itibarla sigortalı ve hak sahiplerinin çok kısa bir süre içerisinde aynı branşta tekrar farklı sağlık hizmet sunucularına gitmelerini asgari seviyelere indirebilmek amacıyla Kurum Başkanlığımızca Sağlık Uygulama Tebliğinde 05.11.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren değişiklik yapılmıştır.

Buna göre birinci basamak sağlık kuruluşları dediğimiz aile hekimliklerinde yapılan muayeneler ile Kurumumuz tarafından belirlenen kronik hastalıklar ve acil haller hariç olmak üzere 10 gün içerisinde aynı branşta farklı sağlık hizmet sunucusuna yapılan başvurularda bu maddede belirtilen ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım payı tutarları 5 TL artırılarak tahsil edilecektir. Artırılan 5 TL’ lik bu tutar, Kurumumuzdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için gelir ve aylıklarından, diğer kişiler için ise, eczanelere müracaat aşamasında eczanelerce kişilerden tahsil edilecektir. Örneğin X özel hastanesi Dahiliye branşına 15.11.2011 tarihinde başvuran bir sigortalı 12 TL muayene katılım payı öderken, Dahiliye branşında Y özel hastanesine 20.11.2011 tarihinde tekrar başvurursa ödeyeceği muayene katılım payı yapılan bu değişiklikle 5 TL daha arttırılarak 17 TL olacaktır.

Sigortalılarımız ile hak sahiplerimizin, sağlık gideri olarak Kurumumuza fatura edilen her kuruşun ödediğimiz prim ve vergilerle finanse edildiğinin bilincinde olmaları ve bu konuya hassasiyet göstermeleri sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluşturabilmemiz açısından elzemdir.

SORULAR VE CEVAPLAR

Soru-1)İsmail BALYA adında bir okurumuz “malulen emeklilikte alınacak Rapor için sağlık kontrol ve muayene ve tetkikler yeşil kart üzerinden yapılabilir mi?”başlığı altında bize şu soruyu yöneltmiş; Kalpten baypas ameliyatı olan abimin önceden bağ-kur primleri malulen emeklilik şartı taşıyor. ilçemizdeki SGK Kurumuna müracaat yaptı. SGK kurumu üniversite hastanesine rapor için sevkini yaptı. Fakat muayene tetkik işlemlerinde ücret talep ediyorlar. Çalışamaz durumda olduğu için maddi sıkıntısı var . Bu durumda yeşil kartıyla tetkik ve muayenesini yaptırıp rapor alamaz mı? hukuki prosedürü nedir? bilmiyoruz yardımcı olursanız çok memnun oluruz. şimdiden teşekkür ederiz. iyi çalışmalar.

Cevap-1)5510 sayılı Kanunun 25 inci maddesine göre sigortalıların veya işverenlerin malullük durumunun tespiti için Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk istemesi halinde, en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla sigortalıların sevkleri yapılmakta ve tespite ilişkin tüm masraflar Kurumca karşılanmaktadır. 1800 prim gün sayısı şartını yerine getirmeyen sigortalıların sevk işlemlerinin yapılabilmesi için 1800 prim gün koşulunun hizmet borçlanması yapılarak tamamlanması durumunda borçlanma talepleri mutlaka alınmakta fakat borçlanma bedellerinin ödenmesi beklenmemektedir.

4/1-(b) sigortalılarının yani eski adıyla Bağ-Kur sigortalılarının 1800 ve daha fazla prim gün sayıları olduğu halde borçlarının bulunması halinde, sevk işlemleri prim borçlarını ödemeleri beklenmeden yapılmakta ancak bu durumda iken sevk işlemi yapılanların sevk işlemlerine ilişkin her türlü masrafları kendilerince ödenmektedir. Söz konusu kimselerin malul sayılmaları ve aylık bağlama işlemi yapılmadan önce prim borçlarını ödemeleri koşuluyla, yaptıkları masraf tutarları sigortalının talep etmesi ve belgelemesi halinde, Kurumumuzun belirlediği miktarla sınırlı olmak üzere taraflarına ödenmektedir. Sigortalılıkları devam eden Bağ-Kur sigortalılarından sevk talebinde bulundukları tarihte, içinde bulunulan ay ile bir önceki ayın prim borçları dışında borçları bulunmayanların, söz konusu dönemlere ilişkin borçları muaccel hale gelmediğinden, sevk işlemleri yapılmakta ve masrafları Kurumumuzca karşılanmaktadır. Sevk yazılarında masrafların Kurumumuz veya sigortalılar tarafından karşılanıp karşılanmayacağı hususu mutlaka belirtilmektedir. Sorunuzdan ağabeyinizin Bağ-Kur’lu olduğu ve borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tedavi giderlerinizin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaması normaldir. Bu giderlerin yeşil kart tarafından karşılanıp karşılanmadığı konusunda ise ilçenizde bulunan yeşil kart bürosundan sağlıklı bilgi alabilirsiniz.

Soru-2)Mehmet YILMAZ adında bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; Merhaba Ahmet Bey benim 14.10.1975 sigortam başladı. 01.05.1953 doğumluyum, 1.862 günüm var. Ne zaman emekli olabilirim? Askerliğimi 24 ay yaptım. Borçlanırsam ne olur? Kaç lira tutar?

Cevap-2)Okurumuzun verdiği bilgilere SSK kapsamında emeklilik şartları; 55 yaş, 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim gün sayısı üzerinden olacaktır. Dolayısıyla yaş ve sigortalılık süresi gerçekleştiği halde 1.738 gün daha prim ödemeniz gerekmektedir. Bunun 720 gününü askerlik borçlanması yaparak doldurabilirsiniz. Geriye kalan 1.018 günü ise ya SSK’lı çalışarak ya da isteğe bağlı sigortalı olarak tamamlayabilirsiniz. İsteğe bağlı sigorta Bağ-Kur yani 4/b kapsamında sayılmasına rağmen 2829 sayılı Hizmet Birleştirme Kanunu gereğince son yedi yılda en fazla prim ödenen statünüz yine de SSK yani 4/a statüsü sayılacağından emekliliğiniz SSK kapsamında değerlendirilecektir. Askerlik borçlanmanız günlük en az 8,93 TL olmak üzere toplam 6.429,60 TL tutarında olacaktır. Bu tutarı size tebliğ edildikten itibaren bir ay içinde ödemeniz gerekmektedir.

Soru-3)Pınar SEZER isimli bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; 1981 doğumluyum. ssk giriş tarihim 2001 dır.2001-2004 tarihleri arasında hizmet primimde boş gecen günlerim mevcuttur. bunları prim ödeyerek kapatabilir miyim?bunun için ne yapmam gerekmektedir? ayrıca mart 2004-temmuz 2007 tarihlerinde emekli sandığına bağlı olarak devlet memurluğu yaptım. 2009 yılında tekrar sgk lı çalışmaya başladım ve halen sgk lıyım. 2004-2007 tarihleri arasındaki emekli sandığına bağlı çalışmışlığımı SGK ile birleştirmek istiyorum. Bunun için nasıl bir yol izlemeliyim? maksadım prim gün sayımı doldurup emeklilik için yaşımı beklemek.

Cevap-3)Şuan yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarımıza göre SSK kapsamında yani 4/a kapsamında çalışan sigortalıların daha önce çalışmadan boşta geçen sürelerini veya çalıştığı halde sigortalı yapılmayan sürelerini primlerini ödeyerek doldurmaları yani hizmet kazanmaları mümkün değildir. Dolayısıyla 2001-2004 yılları arasında çalışılmadan boşta geçen sürelerini primini ödeyerek doldurmazsınız. Emekli Sandığına tabi geçen hizmet sürelerinizi şuan çalışmalarınızın geçtiği Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne başvurarak birleştirebilirsiniz.

Köşemde bulunan e-mail adresim aracılığı ile bana sosyal güvenlikle ilgili soru(ne zaman emekli olurum, askerlik ve doğum borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, hizmet birleştirme v.s.)ve sorunlarınızı iletebilirsiniz.

Herkesin sosyal güvenliğinin olduğu bir dünya dileği ile……

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz