Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

NEREDEYSE NE DESEK SUÇ OLACAK…

Yükselen vergiler, uçuşan zamlar ve milli gelirden kişi başına düşen 11 bin dolar. 

Hadi bu üç bilinmeyenli denklemi çözün çözebilirseniz.

İşsizliğe, istihdam sorununa, kepenk kapatmalara, iflaslara değinmeye gerek var mı ki?

Hele de bunca zamma ve vergiye karşın memura, emekliye, işçiye yapılan zamlara dokunmaya hiç gerek yok.

Cümlesinin hali ortada.

 

Bozdura bozdura yastık altında da bir şey kalmadı.

Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlarla, bu kış nasıl geçecek bakalım.

Ekonomi hakkında konuşmaya kalksak, “kötü” desek, teröristle aynı kefede tartacaklar.

Ekonomi kötü demesek, içimizde kalacak, sinir hastası olacağız.

En iyisi bir Nasrettin Hoca fıkrasıyla oyalanalım;

Hocanın, borca alışveriş yaptığı işyerine olan borcu epey birikmiş.

Dükkan sahibi sık sık Hoca’nın evine gelip, alacağını istemeye başlamış.

Hoca’da yok ki ödesin.

Bu gidiş gelişten usanmışlar, eşiyle birlikte bir çare aramaya başlamışlar.

Ve bulmuşlar.

Alacaklı bir gün evlerine yine geldiğinde, kapıya Hoca’nın eşi çıkmış, “Hoca evde yok, şehre çalı tohumu almaya gitti, dönünce borcunu ödeyecek” demiş.

Alacaklı, “bana olan borcunuzla çalı tohumunun ne ilgisi var?” diye sorunca, kadın durumu izah etmeye başlamış;

“Şöyle olacak. Hoca aldığı çalı tohumlarını evimizin çevresine ekecek.

Çalılar büyüyecek.

Buradan geçen koyunların yünleri bu çalılara takılacak.

Hoca bu yünleri toplayıp bana getirecek.

Bende bu yünleri yıkayacağım, kurutacağım, eğirip ip yapacağım.

Hoca bu ipleri pazara götürüp satacak, kazandığı para ile de sana olan borcunu ödeyecek” demiş.

Bu açıklamayı dinleyen adam katıla katıla gülmeye başlayınca, zaten evde olan Hoca, pencereden başını uzatıp, “peşin parayı gördün, nasıl da gülersin köftehor” diye adama seslenmiş.

Fıkra bu kadar.

Hoca da “ekonomi kötü” diyemiyor.

Demek o zaman da böyle bir yasak varmış.

Allah bizi yasaklardan, yolsuzluklardan ve yoksulluktan kurtarsın…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz