A. Eray ÜNVER

A. Eray ÜNVER

NERDEN ÇIKTI BU SURİYELİLER

BİR TUZUKURUNUN İSYANI

 

            Suriye’de kargaşalık çıkıp ta akın akın Türkiye’ye gelen Suriyelilerden önce ne kadar rahattık. Hiç trafik sorunu yoktu mesela. Gaziantep’te herkes aracını son derece dikkatli kullanır, muntazam bir şekilde kurallara uyar, trafikteki diğer araç ve sürücülerine son derece saygıyla yaklaşırdı. Kaza oranı yok denilecek kadar da azdı. Ama işte ne olduysa Suriyeliler geldikten sonra oldu. Trafik alt üst oldu.

            Trafiği felç ettikten sonra hastalık getirmeye başladılar. Bizim hiç bilmediğimiz, şimdiye kadar hiç duymadığımız kızamık diye bir hastalığı getirdiler. Oysa bizim çocuklarımız sapasağlamdı. Ne kızamık ne de başka bir hastalık hiç yoktu.

            Kavga dövüşte olmazdı bizim buralarda. Herkes kardeş kardeş yaşar, birbirini çok severdi. Kimsenin birbirini kırdığı görülmezdi. Ama Suriyeliler gelince sürekli her köşede kavga etmeye başladılar. Ne yazık ki bize de bulaştı. Biz ne güzel geçinip gidiyorduk.

            Suriyeliler gelince hırsızlık diye bir şey başladı. Başkalarının mallarını çalmaya başladılar. Evlerin kapılarını zorla açıp altınları çalmaya başlamışlar. Bizde olmazdı böyle şeyler kapımız penceremiz açık yaşardık.

            Sanayicilerin başına silah dayayıp zorla kendilerini işe aldırmaya başlamışlar. Kaçak işçi olarak çalışıyorlarmış. Eskiden bizim hiçbir işçimiz kaçak değildi. Herkes ssk’lı, asgari ücretli çalışırdı. Bunlar gelince düzen iyice bozuldu. Kaçak hiçbir şey kullanmazdık biz. Ne telefonumuz kaçaktı ne sigaramız ne de çayımız. Çok yasal yaşardık.

            Bir de bunlar yerel kıyafetleriyle dolaşıyorlar. Ne kadar ayıp. Biz hep takım elbiselerle döpiyeslerle gezeriz. Bizde ne ayakkabısının topuğuna basan ne şalvarla gezen ne de yaz günü ter kokan kimse bulunmaz. Biz hep parfüm kokardık. Ta ki Suriyeliler gelene kadar.

            Suriyeliler gelmeden önce arsalar, evler sudan ucuzdu. Herkes kolayca ev alabilir, çok düşük fiyatlara kiracı olabilirdi. Ama o Suriyeliler yok mu? Gelince tüm ev sahiplerine baskı yaptılar: ‘bizim durumumuz çok iyi, paramız çok, siz kiraları arttırın biz mecburiyetten değil keyfimizden istediğiniz paraları veririz’ dediler. Yoksa ev sahipleri hiç bunların zor zamanlarını kullanmak istemezlerdi.

            Dolmuşa binen Suriyelilerden de gına geldi. Dolmuş şoförlerini çileden çıkarıyorlar. ‘Şurada ineceğim, burada dur’. Eskiden bizim dolmuş şoförleri sadece durakta dururdu. O kibar adamları bile çileden çıkardınız ya! Artık dolmuşçular bile yanlarında sopa taşımaya başlamışlar.

            Mahalle muhtarları daha dertli. O kadar işlerinin arasında bir de bunların ikametgahı ile uğraşıyorlar. Adamların zaten başını kaşıyacak zamanı yok.

            Geçenlerde ilaç yazdırmaya diye hastaneye gideyim dedim. Aman efendim nasıl kalabalık. Neymiş te Suriyeli ağır yaralılar gelmiş, doktor ameliyattaymış. Bizim ameliyat günümüz bile bellidir, bunlar çıktı hastane düzenim bozuldu. Küçük tansiyonum 9 a fırladı. Ben ölseydim bunun hesabını kim verecekti. Savaş diye ben mi dedim.

            Bir de lüks arabalarıyla gezmiyorlar mı? İnsanı deli ediyorlar. O arada derede arabanı nasıl buldun. Kaçtın bari otobüsle dolmuşla kaç. Biz de lüks arabaya binen bile yok. Benzin ateş pahası.

            Birkaç dernek birkaç vakıf da çıkmış bunlara yardım topluyor. Bizim fakirimiz dururken neden elin adamına yardım edelim. Hepsi zaten petrol zengini. Hele kan bağış kampanyasına katılanlara hiç anlam veremiyorum. Bizim asil kanlarımız Allah bilir hangi vücutlarda gezecek. Ay başım döndü vallahi. Ne olacaksa olaydı da şunlar evlerine dönseydi. Biz de rahat bir nefes alırdık. Eskiden biz nefesi çok rahat alırdık.

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz