Gülşah SERT

Gülşah SERT

NE GEREK VAR DERDE TASAYA

Güne nasıl başlarsan öyle gider derler. Pek de haksız sayılmazlar. Bizim de günümüzün nasıl geçeceğini dolmuş ve otobüs şoförleri tayin ediyor artık. Malum güne onlarla başlıyoruz.

 

Daha doğrusu başlamak için bayağı bir mücadele veriyoruz. Zira tüm otobüs çilesi çekenler adına rahatlıkla söyleyebilirim ki eğer bir gün bindiğiniz otobüse ertesi gün de binebilirseniz kendinizi bayağı bir şanslı sayıyorsunuz. Neyse konuya gelelim…

 

Mesai saatlerimizin yaz saati uygulamasına geçtiğinden bu yana işe bir süredir eşimle değil toplu taşıma araçlarıyla gidiyorum. Bu sayede hayatıma yeni heyecanlar ekleniyor.

 

Dün sabahki otobüs yolculuğu maceramı paylaşmak istiyorum…

 

Yine bindim bir otobüse. Her zamanki gibi oturdum en arka koltuğa. Şoför çok becerikli, tek eliyle otobüsü kullanıyor diğer eli de sürekli telefonda. Otobüsü kullandığı elle hem direksiyon tutuyor hem vites değiştiriyor hatta hem sigara tüttürüp çay içebiliyor. Aynı anda küfür edebiliyor ve yanından geçen araçların şoförleriyle de kavga edebiliyor.

 

Neyse dedim ya adam usta şoför. Bu arada otobüste yolcu var mı yok mu umurunda değil.
Telefonla konuşurken sürekli bir kavga halinde çünkü muhtemelen başka bir otobüs bizim şoförün hakkı olan zaman diliminde bunun önüne geçmiş. Bizimki de merkeze bunu şikâyet ediyor. Derken tehditler havada uçuşuyor ve ‘Güüüm’ diye bir ses duyuyoruz. Bizim şoför diğer şoförün kendisini geçmesini hazmedememiş olacak ki ‘Bekle beni geliyorum’ diye bağırıyor ve otobüse yandan güzelce bir çarpıyor. Sonra da hızla önüne geçiyor ve o otobüsün yolunu kesiyor, aşağı iniyor ve başlıyor beklemeye. Allahtan diğer otobüsün şoförü de bizimki gibi babayiğit değil de tırsıyor ve basıyor gaza.

 

Bu arada otobüsün içindeki yaşlı amcalar, teyzeler bizim şoföre ‘Oğlum yapma etme, bak elini kana bulama, yazık olur sana’ diye nasihatlerde bulunuyorlar.

 

Hatta teyzelerden biri işi daha da ileriye götürüyor ve şoförün yanına gidiyor, biraz bekledikten sonra bize dönüyor ve ‘merak etmeyin ben Ayetel Kürsi okudum kavga etmez artık. İçiniz rahat etsin’ diyor ve yerine oturuyor.

 

Bizim şoför, teyzeye ‘Tamam teyze senin hatırın için kavga etmeyeceğim’ diye karşılık veriyor. Biz umurunda olduğumuz için değil ha sırf teyzenin hatırına! Bu arada ben de ‘Allah teyzeden razı olsun, iyi ki bizim otobüse binmiş’ demekten alıkoyamıyorum kendimi. Bu senaryo komedi filmlerini aratmayacak bir şekilde sürüp gidiyor.

 

Kısa metrajlı bir film tadındaki otobüs yolculuğum valiliğin önünde son buluyor ve ben o şaşkınlıkla otobüsün plakasını almayı unutuyorum. Ve tüm günüm bu kısa otobüs yolculuğu tadında geçiyor.
Demem o ki vatandaş bunları sürekli yaşıyor.

 

Daha önce sürekli olarak halk otobüsleri ve dolmuşların ‘dakika’ mevzusundan dolayı trafikte terör estirdiğinden bahsettik. Şoförler belli dakikalarda belli durakları geçemezse ceza alıyor, dakikaya yetişmek için gaza bassa polisten ceza yiyor ve bu arada bir de yolcu alıp para kazanması gerekiyor.
Kendilerince haklı olabilirler ama biz de canımızı onlara emanet ediyoruz ve benim örneğimden de anlaşılacağı gibi kimsenin bizim canımızı önemsediği yok.

 

Peki, vatandaşın canını kim önemseyecek ve buna kim bir çözüm bulacak?
 

 

TURUNCU OTOBÜSLER

 

Bu otobüslerin belli bir sefer saati var mı yok mu?
Varsa bu otobüslere neden her gün farklı saatlerde geliyor?
Yoksa da neden yok? 

 

Büyükşehir Belediyesinin turuncu otobüsleriyle ilgili şikâyetler hiç de azımsanacak gibi değil. Daha önce de bu satırlardan duyurduğumuz pek çok soruna akılcı yaklaşımlarda bulunan, çözüm arayan Ulaşım ve Raylı Sistemler Daire Başkanı Hasan Kömürcü, bu soruların üzerinde de titizlikle duracak ve gerekenleri yapacaktır diye düşünüyorum.
 

 

***
 

 

Neyse zaten bahar geldi. Her yer güllük gülistanlık… Her tarafta laleler, güller, börtü böcek. Terör bitti, güvenlik had safhada, geçim derdi yok, emekliler dört köşe, işçi parasını nereye harcayacağına karar veremiyor, Kilis desen evlere şenlik…

 

Oooo daha ne olsun? Ne gerek var şimdi dertten tasadan, sorundan bahsetmeye değil mi?

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz