Vedat DİRİ

Vedat DİRİ

Müzik kutusu

İlk kez üniversite yıllardın da görmüştüm müzik kutusunu, yeni açılan bir kafede. Nasıl çalışıyor dediğimde; içine para atıyorsun ve istediğin parçayı seçiyorsun ve o parça çalmaya başlıyor demişti kafenin sahibi.
Son haftalarda Gaziantepspor’u müzik kutusuna benzetiyorum. İçine para atınca oynuyor yoksa feveran edip şehri rencide edecek davranışlarda bulunuyor. Aylardır para alamıyoruz söylentisi gerçek ya da değil bunu bilmek için muhasebe ile ilgilenip kulübün defterlerini görmek lazım, fakat benim taktığım konu farklı. Herkes futbolcuları, haklı bulup para almazsa neden oynasın ki tezi ile savunmakta.
Peki soruyorum size transfer döneminde 1 tek kuruş inmeyen, en ufak bir alacak söz konusu olsa direk mahkemeye ve hatta CAS a giden ve faizi ile çatır çatır alan bu arkadaşlarımızın temsil ettikleri şehri bu kadar rencide etme hakları var mıdır yok mudur?
“Kol kırılır yen içinde kalır” atasözü neden söylenmiştir ?
Ya da marka şehir dediğimiz güzide kentimizi “Antrenman’a hatta maça çıkmıyoruz” diyerek tüm ülkeye rezil etmeye hakları var mıdır?
Yahut kimin Gaziantepspor kulübünde 5 kuruş alacağı kalmıştır? Evet elbette yönetimin de kendince hataları mevcuttur, ama ilk fırsatta kameralar önüne atılıp GAZİANTEP imiz’i rezil etmeye hiç kimsenin ama hiç kimsenin ne hakkı vardır ne de haddi…
10 aydır para alamıyoruz palavrasına kimse inanmaz. Zira 10 ay dediğiniz süre 2011 Eylül yapar ki bu da bir sezon öncesi demektir. Yani bu kadar para ile çalışan bir mekanizmanın 10 ay parasız çalışması fikri ancak bir komediden ibarettir. Ne yani 0 son 8 maçı gol yemeden kazanırken para almadınız, Hikmet Karaman’da bedava geldi öylemi Gaziantep’e. Hadi canım sende. İşin üzücü yanı bu takımda Gaziantep menşeyli futbolcu olmamasından kaynaklanmaktadır zira hepsi başka şehirli olan lejyonerler için GAZİANTEP adının bir önemi bulunmamaktadır. Evet yine söylüyorum yönetim hatalıdır ama 10 aydır para alamıyoruz hikayesine de ancak külahım inanır. Mesela ben başkanın hapisten çıkışının 3. günü ödeme yaptığını birkaç futbolcunun ağzından ve bizzat başkandan duydum isterlerse isim verebilirim. Şeytan bunun neresinde peki? Hayatım boyunca hiçbir zaman kimse için yazı yazmadım ve şu anda da okuduğunuz yazıyı yönetimi kollamış olarak algılayabilirsiniz. Hayret! durun bir daha düşünün bu takımdaki oyuncu, yönetici ve teknik kadro gider, geride kimler kalır bilir misiniz sizin ve benim gibi Gaziantepliler. Biz bu şehrinde takımın da gerçek sahipleriyiz o yüzden adı ne olursa olsun kimsenin GAZİŞEHRİMİ rezil etmesine izin vermem. Şimdi kutuya atıldı para ve parça çalıyor yeni bir parça dinlemek istiyorsanız pamuk eller cebe. Bunun adı da profesyonellik… Para alamazsa niye oynasınlar ki diyenlere sesleniyorum; madem böyle düşünüyorsun maça gel, bilet al, forma kaşkol al, dükkânını bayrakla süsle de adamların parasına katkın olsun…
Yoksa öyle uzaktan ahkam kesmek kolay bir iki gazetecinin dolduruşuna gelip twiterda facebookta hava atmak kolay usta. Daha dün hoca sana çapulcu dedi twiter da. Ne çabuk unuttun da savunur oldun lejyoneri. Ver parayı ona bak Çemişgezekspor da bile oynar…
Sonuç; “Dünyada Türkiye Türkiye de Gaziantep”… Gerisi laf-ı güzaf herkes işine baksın hadi bir parçada benim için çalsın adı da “Kara imiş şu Antebin yazısı, meleşmiyor koyun ile kuzu kuzusu, hani benim mor sümbüllü bağlarım, Antep diye hazin hazin ağlarım” olsun.

Not:Yazarımızın 04 Aralık 2012 Salı Fanatik Gaziantep eki yazısıdır...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz