SOKRANTES...

SOKRANTES...

LABİRENT

Şehrimizin en büyük sorunlarından biri, belki de en önemlisi trafik.
Şehir büyüdükçe dert de büyüyor tabii ki.
Önceden yapılan planlı plansız şehirleşmenin acısını şimdi çekmeye başlıyoruz.
Trafiğin rahatlaması için çabalar sarf ediliyor ama bu büyümenin karşısında yetersiz kalıyor.

 

Tramvayla başlayan ve büyüyen trafik problemi daralan yollarla, sola dönülmezlerle insanları daha da işin içinden çıkılmaz bir hale sokmaya yetiyor.
Hele bir Binevler’de diş hekimliğinin orası var ki evlere şenlik.
Nere nasıl niye gideceğini asla bilemiyorsun.
Yola mı bakacaksın, levhalara mı bakacaksın, apışıp kala kalıyorsun.

 

 

Şimdi Karataş’tan bir şekilde üniversitenin oraya geldiniz.
Oradan Binevler’e veya Rasaf Yolu’na gideceksiniz.
Zaten kalabalık ve dar yolda yol boyunca var olan kafelerin müşterileri tarafından bir şerit park olarak kullanıyor.

 

Bazıları da VIP park ediyorlar. Yani ikinci şeride park yapıyorlar.
Cezası pahalı ya…
Zenginlik böyle bir şey olsa gerek…
Kaldı mı size yarım yol.

 

 

Zar zor ilerliyorsunuz.
Şimdi kafeler bu adam da hep bize sokranıyor demesinler.
Ben yolun durumunu anlatmak için kafeler dedim.
Neyse oraları geçtiniz, kazasız belasız…
Geldik kavşağa.

 

 

Aman Allah’ım o ne kadar levha.
Sola dönme, sağa dönme, buradan düz gitme. Yan gitme söyle gitme, sağına bak, soldan geçene dikkat et ,aman tramvaya bak ,ben nere gidecektim derken yolunu kaybediyorsun.
Kafan karışıp duruyor.

 

 

Bu kadar karışık bir kavşak daha görmedim.
Hadi biz Gaziantepliyiz.
Ya dışarıdan gelen misafirler nasıl gidecek.

 

 

Yol bilmiyor, iz bilmiyor.
Valla navigasyon bile şaşırır bu yolda.
Labirent gibi aynı, içgüdüsel gidiyorsun varacağın yere…
Haa bir de yola yanlış girdin ilerden dönerim diyorsan yanılıyorsun.

 

 

Yolumuz 24 saat MOBESE tarafından izlenilmektedir.
Ben o kavşağın hiç sakin olduğunu görmedim.
24 saat açık beyrancının önünü gibi kalabalık her zaman.
Şehrimizde  en kafa karıştıran caddelerden biri de Medikal Park ve Primer hastanelerin olduğu ara cadde…

 

 

Oraya 3-4 tane de otel eklendi ve cadde tam bir curcuna oldu.
Gaziantep’in caddelerinden ambulansla 10 dakika da gelseniz, o caddede hastanenin aciline 15 dakikada varırsınız.

 

 

Hastanelerin hepsinin orda olması şart mı acaba?
Rekabet herhalde… Gel abi gel biz de doktorun iyisi biz de geelll..
Bir o kaldı.

 

Yetersiz park yerleri, gelen hastalara ve hasta yakınlarına zorluk yaratıyor.
Hastaneler ha bire ek yer yapıyorlar ve bu gelen sayısı daha fazla olacak.
Sıkıntı daha da büyüyecek.

 

O cadde de aynı diş hekimliği kavşağı gibi trafik işareti dolu.

 

Trafik işaretleri koymakla bu iş bitmiyor..
Zaten kafan dumanlı gidiyor oraya bide trafik işareti ile uğraş dur.

Sokrantes der ki “DÖNEMECİ OLMAYAN YOL UZUN GÖRÜNÜR

 

 

OTUR 1…

 

 

Kurşun yarasından amaaan arasından sonra geçen hafta yeniden start aldı futbol.
Araların pek yaramadığı takımımız bizleri maalesef üzmeye devam ediyor.
Gerek futbolu ile gerekse aldığı sonuçlarla yüreğimizi bir türlü soğutmuyor.
Geçen haftaki Konya maçında yine 1-0’lık sonuç provası yaptık.
Ama bu sefer papaz pilav yemedi.
Baktı ki gastronomi şehriyiz.

 

Hep pilav pilav olur mu dedi.
Olmadı olmamasına da.
Futbol da olmadı.
Kaleye çekilen 3 şut, 90 dakika boyunca.
Bir korner bir gol işte bu bizim takımımız.
Sonrası malum.

 

Salla getsin.
Laf olsun, torba dolsun.
90 dakika dolsun…
Topu kaleye getirme sıfır,

 

Kontra atak yapma sıfır,
Paslaşma sıfır,
Yardımlaşma sıfır,
Neyse bir gol attınız.
Otur bir…

 

 

Bu hafta pazar taraftarın gözünde kurtarma yazılınız var Arena’da.
Gösterin kendinizi…
Haa 1’lik bir durumda büyükşehir de var.
Samsun maçının biletlerini 1 TL yaptılar, seyirci gelsin diye.
Hala anlamış değiller, sorun maç bileti fiyatında değil.

 

 

Sorun Passolig.
Sana  da 1 otur.
Bir daha çalışmadan karşıma gelmeyin…

 

 

ÇOCUK BAŞKANLAR..

 

Her 23 Nisan’da olduğu gibi bu sene de bürokratlar koltuklarını bir süreliğine de olsa yarının büyükleri çocuklara devrettiler.
Ama nedense bu bürokratlar çocukların yanından hiç ayrılmıyorlar.
Ya koltuğun yanındalar, ya da başı ucunda.
Yahu rahat bırakın çocukları, korkmayın yanlış bir şey yapmazlar…

 

Bence bürokratlar gidip çocuk olmalılar.
O bayramı tam olarak yaşayabilsinler.
Mesela okul sırasında öğrenci olsunlar, çalışan çocukların yerine çalışsınlar.
Şaka yaptım şaka..

 

Koltuğunuzda rahat rahat oturun…
Çocuklar iyi dileklerini ve temennilerini sundular.
Dağılabilirsiniz çocuklar…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz