Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

KRAL’cıklar!

İster bir resmi daire olsun, ister belediye, isterse işyerleri.

Hangisine giderseniz gidin, mutlaka küçük ağalığa soyunmuş ‘KRAL’cıklar görürsünüz.

Her şeye maydanoz olurlar.

Kim ne yapsa, kendi  çapında müdahele etmeye kalkışırlar.

Genelde içi boş bir teneke gibidirler.

Sadece ses çıkarırlar.

Ellerinden birşey gelmediği için, herkesin işine burnunu sokmaya çalışırlar.

Hiç bir işe yaramadıkları için de, çeneleriyle bu açığı kapattıklarını sanırlar.

Bağlı bulundukları kurumların başındakilere veya patronlarına olmadık yalakalığı yaparlar.

Bu KRAL’cıkları ilk gördüğünüzde,’Kesin buranın sahibi. Kesin en yetkili daire başkanı’ diye düşünürsünüz.

Sonra öğrenirsiniz ki, oranın en sıradan işini yapan, ayakçı denilen kişilerdir.

Ayak işlerini dahi yüzüne gözüne bulaştırdığı için burnunu başkalarının işine sokar, onları da kendisi gibi bir işe yaramıyor gibi gösterirler.

En büyük zararları da bu tipler verir.

Fırsatını buldukları anda maddi manevi zarar vermekten kaçınmazlar.

Bulundukları ortamlarda huzur bırakmadıkları gibi kurumlarına zarar vermekten de kaçınmazlar.

Lafa gelince de, en büyük savunucular ve işe yarayanlar kendileridir.

Şimdi, bu yazı da nereden çıktı diyebilirsiniz.

Çünkü, her gittiğim ortamda günlük böyle tiplerle karşılaşmak sinir katsayılarımı yükseltiyor.

Benim olduğu gibi toplumu geriyorlar.

Gerek hizmet almaya gelenler, gerekse o kurumlarda çalışanlar bu tipler yüzünden huzursuz oluyor.

Yapılması gereken mi?

Başkanı, amiri veya patron, çekecek bunların kulaklarını.

‘Sen işine, gücüne bak.

Her şeye burnunu sokma.

Hani sen yaptığın işte ne faydan oluyor bir anlat bakalım’ diyecek.

Sonra da kurumlarına ne gibi zararlar vermiş bir inceleyecek.

Emin olun ki, öyle pislikleri çıkar ki.

Neyse lafı uzatmayayım, kalın sağlıcakla.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz