Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

KİRA SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Kiraya veren taşınmaz sahibinin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmasını, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmeye kira sözleşmesi denmektedir. Söz konusu sözleşmede kiraya veren, kiralanan evi ya da işyerini sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim etmekle; kiracı da  oturmuş olduğu taşınmazda ya da işyerinde ödemesi gereken kira bedelini ödemekle yükümlüdür. Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse şayet; kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de borcunu ifa etmemesi durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini kiracısına bildirebilmektedir. Yine belirtmek gerekir ki; kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde de söz konusu teslim aldığı durumda geri vermekle yükümlüdür. Bu husus kanunda da belirtildiği üzere kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralanan taşınmazda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiraya veren açısından da taşınmazın geri verilmesi  sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracı kişinin  sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir. Bu bildirim yapılmazsa şayet ; kiracı sorumluluktan kurtulmuş olmaktadır. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu sona ermeyip yine devam etmektedir. Bu süreçte kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir.

Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açma yoluna giderek söz konusu hakkını mahkeme nezdinde arayabilmektedir. Kira sözleşmesinin kiraya veren açısından sona erdirilme sebepleri kanunda; kiralananın kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler tarafından kullanılması gerekmesi halinde ya da kiralananın yeniden inşası amacıyla esaslı onarımının gerekmesi halinde ve  bu iş sürecinde  kiralanan taşınmazın kullanımının imkânsız olması durumunda ya da belirli süreli sözleşmelerde sürenin sona ermesi halinde, belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılan dava ile sonlandırabileceği şeklinde hüküm altına alınmıştır. Ayrıca ; kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı, kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği hâlde boşaltmamışsa kiraya veren, kira sözleşmesini bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açarak yine sona erdirebilmektedir. Bu süreçte belirtmek gerekir ki taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamının kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığı durumunda, sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilmektedir. Bu hususta hâkimin, durum ve koşulları göz önünde tutarak olağanüstü fesih bildiriminin parasal sonuçlarını karara bağlaması halinde herhangi bir hak kaybı yaşanmasının önüne geçilmiş olmaktadır. Tüm bu hususlar açısından kiracı ve kiraya verenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi , kira sözleşmesi sürecinde tarafların herhangi bir hak kaybı yaşamaması hususunda önem arz etmektedir.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz