Demet Erik

Demet Erik

Kilo vermeme sebebiniz insülin direnci olabilir!

Sürekli yemek yeme ihtiyacı duyuyorsanız, az yemek yiyor ve kilo veremiyorsanız insülin direnciniz olabilir. Bu yazımda sizlere insülin direncinin ne olduğundan ve kilo vermemizde etken mi bunlara değinmek istiyorum.

İnsülin, midenin altında bulunan pankreasın beta hücrelerinden salgılanır ve Kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur.

İnsülinin temel görevi besinlerin sindirimi sonucu oluşan glikozun hücreler tarafından emilmesini sağlar ve gerekli enerjiyi sağlar. Karaciğer, yağ, kas gibi dokularda insülin hormonuna karşı duyarsızlık gelişmesi sonucu insülin direnci oluşur.

İnsülin direnci arttıkça pankreas daha fazla insülin salgılamak zorunda kalır ve yetersiz kalır. Pankreas şekeri kontrol altına alamaz ve şeker hastalığı ortaya çıkar.

İnsülin direncinin belirtileri arasında; sık tatlı yeme isteği, sık acıkma, kilo vermede zorluk, konsantrasyon güçlüğü, yorgunluk, bel çevresinde genişleme, terleme ,yemekten sonar uyku hali ile kendini gösterir.

Bazı kişilerde insülin direnci riski daha yüksektir. Vücut kitle indeksi 25 kg/m2'nin üzerinde, bel çevresi kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94cm'den fazla, kolesterol ve tansiyon yüksekliği olan bireylerde insülin direncine bakılmalıdır.

İnsülin direncinin bir kişide olup olmadığının anlaşılması için kan testi yapılması gerekir. Açlık ve tokluk kan şekerine, HbA1c değerlerine bakılmalıdır. İhtiyaç duyulursa şeker yükleme testi yapılabilir.

İnsülin direnci olan hastalarda kişiye özel hazırlanmış beslenme programı ve egzersiz tedavi için gereklidir.

Karbonhidratların glisemik indeksi bu noktada bizim için büyük önme taşımaktadır.

Glisemik indeks 0 ile 100 arasında değişmektedir. Bir besinin glisemik indeksi 100 ‘e ne kadar yakınsa, bizim için o kadar tehlikeli demektir.

Glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerini artırır, insülin hormonunu yükseltir.

Bu yüzden beslenmemizde glisemik indeksi yüksek olan gıdalardan yani: nişastalı yiyecekler, rafine edilmiş gıdalar, patates, havuç, hamur işleri, beyaz ekmek gibi kan şekerini ani yükseltip düşüren besinlerden uzak durulmalıdır.

Kan şekerini dengede tutan kompleks karbonhidratları ve posa içeren besinler tercih edilmelidir. Çünkü kompleks karbonidratların sindirimi basit olanlara göre daha zordur, yavaş sindirilir.

Sebze, meyve, kabuklu kuruyemiş, kurubaklagil, tam buğday unu liften zengin gıdalar tüketilmelidir.

Doymamış yağ oranı yüksek olan gıdalar tercih edilmelidir. Katı yağlar yerine bitkisel yağlar tercih edilmeli, doymuş yağ oranı yüksek olan besinlerden uzak durulmalıdır.

Kuruyemişler her gün düzenli olarak tüketilmelidir. Omega 3ten zengin (ceviz-badem , fındık, balık) tüketimi leptin hormonunu artırır kilo vermemize yardımcı olur.

Ara öğünler tedavinin temelidir, kan şekerini ilaçlar kadar etkili düzenler.

Öğünleriniz arasında 3-4 saat bulunmalıdır. Öğün atlanması durumunda hipoglisemiye(şeker düşüklüğü) yol açabilir.

Günde 10-12 bardak su içemeye özen gösterin. Suyu gün boyunca azar azar içmeye özen gösterin. Kahve, çay ve asitli içecekler su tüketimine dahil edilmemelidir.

İdeal vücut ağırlığı korunmalıdır.

İnsülin ve leptin direncini kırabilmek için egzersizler interval yönteme bağlı planlanmalı ve her gün 30-45 dk orta tempoda yürüyüşler yapılmalıdır.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz