A. Eray ÜNVER

A. Eray ÜNVER

KİLİS VURULUYOR

18 ocak tarihinden beri Kilis’e düşen roket sayısı 50 yi aştı. Atılan roketlerden dolayı şimdiye kadar 17 kişi hayatını kaybetti 50 ye yakın yaralı var. Ölenler; meydanlarda, cephede değil; evinde, evinin önünde, dükkanında, camide can verdi. Nüfusundan fazla misafire ev sahipliği yapan Kilis acısıyla, korkusuyla tek başına bırakıldı.


Bir kısım medyanın hiçbir yerinde, bir kısmında da  2-3 sütun haberle yer verdiği Kilis vatan toprağı olduğundan şüphelenmeye başladı. Zira 1996 yılında Kardak Kayalıkları Krizi medyada günlerce konuşulmuş, ordu alarm durumuna geçirilmiş zamanın Başbakanı ve Cumhurbaşkanı bu konuda sürekli bilgilendirmiş, muhalefette var gücüyle destek olmuştu.

 

Hava sahamıza 7 saniye girdi diye uçak düşürüp, sonrada bunun kahramanlığını yapan biz değil miydik? Hava sahamız çok kutsal da, toprağımız önemli değil mi? 1-2 değil tam 50 roket Türkiye Cumhuriyeti’ne atıldı. 17 can vefat etti. Bunların 6 tanesi can güvenliğinden korkup ülkemize kaçan Suriyeli, 11 tanesi bu toprağın asıl sahipleriydi.

 

Kilis’te öğle bir yere gelindi ki bomba düşmesinden dakikalar sonra herkes devletten güvence beklerken, 30 günlük toplanma ve yürüyüş yasağı geldi. Devletin görevi halkı korumak iken devlet kendini korumayı seçti. Kilis’te askeri darbelerden sonra ilk defa asker meydana indi. Güzelim ülkemde devletimiz katyuşa füzelerinden değil de Kilislilerin protestosundan korktu.

 

Kilis’te durum kötü. Bir çok memur tayin istedi veya izne ayrıldı. Çoğu kimse eşini çocuklarını gönderdi. Sokaklarda gezen kimse kalmadı. Esnaf ekonomik olarak da bitmiş durumda. Okullar açık mı kapalı mı kimse bilmiyor. Resmi bir açıklama yok ama okula giden öğrenci de yok. Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde birçok kişi okulunu yarım bırakıp gitti. İnsanlar evlerinin kuzeye bakan yamacında oturmaktan başka hiç bir şey yapamıyorlar. Ve gözler sürekli televizyonlarda umutsuzca devletten gelecek, korkmayın diyebilecek bir ses arıyorlar. İlk bombalamanın üzerinden 4 ay geçmesine rağmen Korkma! Diyebilecek bir ses gelmedi.

 

Kilis halkı medyadan da devletten de umudu kesti. Kendi seslerini kendileri sosyal medya aracılığı ile duyurmaya çalışıyor. Birçok sosyal medya hesabından yüzlerce paylaşım yapılıyor. 93.000 nüfuslu şehir gece gündüz çalışarak twitter da maalesef survivor semihten sonra 2. Olabildi. 17 can, 93.000 ürkek yürek, Survivor Semih’i geçemedi.

 

Birgün Gazetesi yazarı Erk Acarer işi güzel özetlemiş. Türkiye Şam’a Cuma namazı kılmaya giderken Kilis’ten oluyor. Her kapı çarpmasında, bombamı diye şüpheyle ayağa fırlayan Kilisliler hala isyan etmek yerine sahiplenmeyi bekliyor.

 

Hudut namustur. Kilis Huduttur. Ve bir ülkenin namusu ayaklar altındadır.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz